Sayın Bakan, bu soruların yanıtı böyle mi olur

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün devir tarihi 4 yıl uzatılırken, milyar liralık garantili ödeme halktan gizlendiği iddia ediliyor; şeffaflık mı yok, yoksa bu sözleşmeler gerçekten hukuki mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Milletvekili Özdağ, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün kamuya devir tarihinin 2024'ten 2028'e ertelenmesinin nedenlerini sorgulanırken, Bakan Uraloğlu'nun dört satırlık sözleşme referansıyla cevap vermesini sistem içinde hesap verebilirlik eksikliğinin somut örneği olarak gösteriyor. Yazı, kamunun milyarlarca lirasının özel şirketlere verildiği süreçlerde denetim ve şeffaflık olup olmadığını sorguluyor; peki, YİD projelerinde bu tür sözleşme uzatmalar yasal olarak nasıl değerlendirilmeli?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, "Yap-İşlet-Devret" (YİD) yöntemiyle ihale edilen, İçtaş- Astaldi Ortak Girişim Grubu tarafından 2013 yılında inşaatına başlanan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'yle ilgili sorular yöneltti. İhale sözleşmesinde her bir araç için 3 dolardan yıllık 49 milyon adet geçiş garantisi verilen köprünün kamuya 2024 yılında devredilmesi planlanmasına rağmen bu süre 2028 yılına kadar uzatıldı. Bugünkü kurla yıllık 6.4 milyar liralık bir garantili ödemeyi öngören bu sözleşmenin neden uzatıldığını milletvekilinin, vatandaşın öğrenmeye hakkı yok mu

Muğla Milletvekili Yeni Yol Grubu Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, projenin işletme süresinin uzatılmasının nedenlerini, kamu maliyesine etkilerini ve sözleşme koşullarının güncel durumu hakkında araştırma yaptı. Bu kapsamda Bakan Uraloğlu'nun cevaplandırması istemiyle şu soruları yöneltti:

BAKANA KÖPRÜ SORULARI

- Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün kamuya devrinin 2028 yılına ertelenmesinin gerekçeleri nelerdir Karar alınırken hangi teknik, idari ve hukuki değerlendirmeler yapıldı

- Kamuya devir tarihinin uzatılması sonucunda, geçiş garantileri kapsamında devlet adına bütçeden yapılacak garanti ödemelerinin toplam tutarı ve bunun kamu maliyesine yıllık yükü ne kadar

- Yavuz Sultan Selim Köprüsü için başlangıçta belirlenen sözleşme geçiş ücreti ile son açıklanan ücret arasında farkın gerekçesi nedir Bu durumun kamu gelirine ve garanti tutarlarına etkisi nedir

- Erteleme kararı ile birlikte sözleşme şartlarında herhangi bir revizyon, uzatma ya da yeniden müzakere yapıldı mı Yapıldıysa bunun sonuçları nedir

- Kamuya devir sonrasında işletme haklarının yeniden özel sektöre verilip verilmeyeceği, yeniden ihale planı olup olmadığına ilişkin kesin bir plan var mı Bu konuda öngörülen süreç ve kriterler neler

- Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden planlanan demiryolu projesi ve diğer altyapı yatırımlarının finansman ve işletme modeli ile YİD projeleri arasındaki ilişki mevcut maliyet ve gelir projeksiyonları çerçevesinde nasıl değerlendiriliyor

BAKANDAN DÖRT SATIRLIK CEVAP

Bu önemli sorulara bakanın kapsamlı bir cevap vermesi istenirken, Uraloğlu bu sorulara, sözde cevap olarak dört satırla şu yanıtı veriyor:

"Ülkemizde; 3996 sayılı 'Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Kamu Özel İşbirliği' Modeli erçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun" uyarınca, Kamu Özel İşbirliği kapsamında yapılan ve görevli şirket tarafından işletilen projelerde; tüm iş ve işlemler; mevzuatına uygun olarak, uygulama sözleşmelerinde yer alan hükümler çerçevesinde yürütülmektedir."

Bakan, vatandaşın ve kamunun kaybına yanıt vermediği gibi şirketle sözleşmeyi niçin uzattığını da söylemiyor. Oysa, Milletvekili Özdağ, milletin hukukunu korumak adına soru önergesi verdi. Şirket, 2024 yılında köprünün işletilmesini kamuya devredecekti ve bütün paralar devletin, milletin olacaktı. Özdağ, "Siz bunu 2028 yılına kadar hangi gerekçelerle, hangi sözleşmeye göre uzattınız" diyor.

NİİN PEŞKEŞ EKİYORSUNUZ

Kendisine verilen sadece dört satırlık sözde yanıtı okuyunca, "Ben şimdi ne diyeyim" sözleriyle tepkisini belirtti ve bakanın yanıtına karşı Özdağ da bize şu açıklamayı yaptı:

"Ben ne diyorum, Ulaştırma Bakanı ne diyor. Ben ona ne soruyorum, o bana ne cevap veriyor Hani diyorlar ya 'Ben ne diyorum, tamburam ne çalıyor' diye. Anadolu'da bir tabir var. Teşbihte hata olmaz, Nasrettin Hoca hayvanın kafasına vurmuş, arkadan bir ses gelmiş.