Yazı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş hakkında verilen soruşturma izinlerinin eksik ve karşılaştırılamaz şekilde açıklandığını, bunun yerine parti tarafı dikkate alınarak belediye başına düşen soruşturma oranlarının karşılaştırılması gerektiğini ileri sürüyor. Çünkü yalnızca dosya sayılarına bakılması siyasi amaçlı manipülasyon yapılmasını kolaylaştırıyor. Ama acaba farklı belediyeler için aynı standartlar uygulanırken, verilerin tarafsız açıklanması gerçekten mümkün mü?
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın yaklaşık yedi yıllık görev döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı, müfettiş önerileri doğrulusunda Yavaş hakkında yedi konuda soruşturma izni verildi. Bunların altısı hakkında Başkan Mansur Yavaş'ın bilgisi var. Ama yedinci konuda soruşturma izni verildiği de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamasıyla öğrenildi. Yedinci soruşturma izni konusunda belediyeye henüz bir resmi bildirim olmadı.
Edindiğimiz bilgiye göre yeni soruşturma konusu, Etimesgut İstasyon Caddesi'ndeki trafiği rahatlatma çalışmalarıyla ilgili. İlgili dosya 2022'den bu yanadevam eden ve hâlen tahkimde bulunan teknik ve hukuki yönden süreci devam eden bir dosya. Yani ortada kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı gibi, kamu zararına ilişkin verilmiş nihai bir hüküm de yok. Ancak, devam eden bir süreç, sonuçlanmış ve kesinleşmiş gibi bazı yayın organlarında yer aldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da, yeni soruşturma iddiasıyla ilgili kendilerine her hangi bir belge gelmediğini, geldiğinde bunu kamuoyu ile paylaşacağını söyledi.
20 GÜNDE 232 SORUŞTURMA İZNİ
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 29 Mart 2026'da yaptığı açıklamada, seçimlerin yapıldığı31 Mart 2024 tarihinden sonra verilmiş soruşturma izni sayısını 1.295 olarak açıklamıştı. 17 Nisan 2026 tarihi itibariyle soruşturma izinlerinde yüzde 18 artış oldu ve soruşturma izni verilen dosya sayısı 1.535'e ulaştı. 20 günde 232 soruşturma izni verilmesi de Mülkiye Teftiş Kurulu'nda işlerin çok yoğun olduğunu mu, yoksa farklılığın karar sayım şeklinin değişmesinden mi kaynaklandığı tam ortaya konulmadı. Kısa süre içinde iki açıklama arasındaki yüksek oranlı farklılıklar bile verilere duyulması gereken güveni sarsabilir.
Tek veriye dayalı olarak genel sonuç çıkarmak hatalı oluyor. Sağlıklı/eksiksiz bir değerlendirme yapılabilmesi için (Bakan tarafından belirli bir dönemde verilmiş araştırma/inceleme ile ön inceme onay emirlerinin toplam sayıları; işleme konulmayanlar, birden çok maddeyi kapsayan dosyalarla ilgili kısmen soruşturma izni verilmesi/verilmemesine ilişkin vb.) verilere de gereksinim var. Bunlar olmadan salt soruşturma izni verilen dosya sayılarına göre tam, güvenilir bir sonuç elde edilemeyeceği de açıktır.
BELEDİYE BAŞINA DÜŞEN SORUŞTURMA
Tek veriye dayalı olarak yapılan açıklamalar bile noksan değerlendiriliyor. Partilerin belediye başkanlıkları sayısı farklıdır.Bu yüzden daha gerçekçi değerlendirme yapılabilmesi için belediye başına düşen soruşturma izni sayısına da bakmak, onu esas almak gerekir.
Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında yapılmış açıklamalar bu yüzden tek başına bir anlam ifade etmez. Bunun için aynı dönemde AKP'li büyükşehir belediyeleri hakkında yapılan işlemlerinde açıklanması gerekir. Çünkü karşılaştırılamayan, ölçülemeyen bilgi yeterli değildir. Üstelik Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın geçen hafta düzenlediği basın toplantısında "Mülkiye müfettişlerinin görüşlerinin tersine verilmiş soruşturma izni kararı da vardır. Dolaysıyla tümüyle mülkiye müfettişleri görüşleri doğrultusunda karar verildiği şeklindeki açıklama da gerçeği yansıtmıyor" demişti.
Bakanlık uygulamaları hakkında Türkiye'yi kapsayan gerçekçi/güvenilir/teyit edilebilir/karşılaştırılabilir/somut verilerin elde edilmesi için 30 büyükşehir belediyesi üzerinde odaklanılmasında, bunlar üzerinden açıklama yapılmasında yarar var. Soruşturma işleri (görevden kaynaklanan da dahil) günümüzde tümüyle Cumhuriyet savcılıklarına havale edilmiş durumda.Emekli Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, bu konuda şunları söyledi:
SAVCILIKLARA BIRAKILMIŞ DURUMDA
"İçişleri Bakanlığı'nın belediyeler üzerinde Anayasa'dan kaynaklanan vesayet yetkisi, kuruluşu Cumhuriyet öncesi döneme dayanan Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda (MTKB) görev yapan 67 vali/mülkiye başmüfettişi, ehliyet ve liyakat sahibi 136 mülkiye başmüfettişi bulunuyor.Bu yüzden İçişleri Bakanlığı'nın, belediyelerde suç işlenmemesi için önlemler alması, bu bağlamda

6