Murat Emir: Demokratikleşme ve terörle ilgili yasalar eş zamanlı yapılacak

Murat Emir, Hacettepe Üniversitesi göz hastalıkları uzmanlığının yanı sıra, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Siyasette deneyim kazandı. Partisinin TBMM Grup Başkanvekilliği görevini yürütüyor. TBMM'de kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nda CHP grubunu temsil etti, zorlu mücadeleler sonucu "butlan" düzenlemesi dahil demokratikleşme ile ilgili ilgili parti görüşlerinin rapora girmesini sağlayan ekibin başında yer aldı.

Raporla ilgili "Üniter devlet yok edilecek, Cumhuriyetin temelleri sarsılacak, Öcalan'ı, PKK'lıları kurtarma raporu" olduğuna ilişkin eleştiriler için Emir, "Raporumuzda savunamayacak hiçbir şeyimiz yok" dedi. Emir, SÖZCÜ'nün sorularını şöyle cevaplandırdı:

HERKESİN İİ RAHAT OLSUN

"Komisyon kurulması gündeme geldiğinde en önemli tartışma alanlarından birisi CHP'nin bu komisyona katılıp katılmayacağıydı. Bu komisyonun Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atacağı, terör örgütünü bir ödüllendirme niteliği taşıyacağını, devletin temel niteliklerinin değiştirilebileceğini, hatta bir anayasa değişikliği tasarlanacağı gibi kaygılar vardı. Biz, 'CHP'nin olduğu yerde hiç kimse korkmasın, olmadığı yerden korksun. CHP'nin olduğu yerde anayasa değişikliği olmaz, anayasa değişikliği önerisi olmaz, üniter devletimiz, bölünmez bütünlüğümüz, Cumhuriyetimizin temel ilkeleri, tartışma konusu dahi yapılamaz. Herkesin içi rahat olsun' demiştik.

Nitekim süreç içerisinde raporumuzla da ortaya kondu ki, raporun içerisinde açık bir biçimde üniter devletimiz, laik demokratik Cumhuriyetimiz, milli birlik ve beraberliğimiz uygulanıyor, bir anayasa tartışmasından özenle kaçınılıyor ve devletin temel nitelikleri konusunda en ufak bir tereddüt olmayacak şekilde, açıklıkla raporumuz bunları ortaya koyuyor.

ASLA AF VE CEZASIZLIK ALGISI YOK

Bizim çizeceğimiz çerçevenin özü şudur: Bir defa asla af veya cezasızlık algısı olmayacak, toplumsal yaraları kanatmayacak, şehit analarını ve gazilerimizi rahatsız etmeyecek bir düzenleme.

Bunu yaparken infaz kanunundan kaynaklanan şartlı salıverme yönetimi, serbestlik vesaire gibi olanaklar doğru tanımlanarak kimi kişiler bakımından belirli fırsatlar yaratılabilir. Bunun tek gayesi de terörü kalıcı olarak bitirmek. Bu da Meclis'e düşer. Biz de buradaki tarihi sorumluluğumuzun farkında olarak davrandık.

İYİMSER OLDUĞUMUZU SÖYLEYEMEYİZ

Komisyonun çizdiği çerçevenin iki tane temel unsuru var. Birisi terör tamamen bitirilsin. İkincisi de Türkiye daha demokratik, daha adil bir Türkiye olsun. Raporda yazılmayan hususların olacağını varsaymak bir siyaset okumasıdır. Raporumuzda böyle bir şeye asla izin vermedik. Raporda yazılanların büyük oranda yaşama geçirilmesini arzu ederiz. Ama iyimser olduğumuzu söyleyemeyiz.

Karşımızdaki anti-demokratik, sivil darbeci, yargı darbesi üzerinden siyaseti dizayn etmeye çalışan ve Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını hiçe sayan, Anayasayı tanımayan bir siyasi iktidara böyle bir rapor yazdırmış olmayı da önemsiyoruz. Bir sihirli değnek gibi bütün sorunları çözeceğini söylemiyoruz ama burada bir zemin oluşmuştur.

Bu saatten sonra bu rapora imza atan bütün partiler açısından (Buna AKP ve MHP'yi de dahil ediyorum) artık Anayasa Mahkemesi kararlarının tartışılması, kararlarının hiçe sayılması, kararlardan rahatsız olunca 'Kapatalım bu Anayasa Mahkemesini' denmesi, 'AHİM de kim oluyor ki bize istikamet çiziyor, milli yargı olmalıdır' denmesi, aynı şekilde kayyum uygulamalarının aynen bugünki gibi devam etmesi haksızlıktır.

ÖNEMLİ OLAN YAŞAMA GEİRİLMESİ