Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı halkın gözünden düşürmek için belli bir merkezden yönetildiği izlenimi veren suç duyuruları yapılıyor. Öyle ki mülkiye müfettişlerinin yaptığı soruşturmalarda suç unsuru olmayan konular yeniden gündeme getiriliyor, aynı müfettişe, aynı konuda "Bir şey bulun" talimatı verildiği anlaşılıyor.
Bunun en çarpıcı örneği Ankapark soruşturmasında yaşandı. Melih Gökçek döneminde yaptırılan ve 803 milyon dolara mal olduğu suç duyurusu dosyalarında belirtilen bu parkın harabe haline gelmesiyle ilgili, Mansur Yavaş'ın sorumluluğu olup olmadığına ilişkin soruşturma yapıldı. Ankapark'ın bu hale getirilmesinde Mansur Yavaş'ın, Büyükşehir Belediyesi'nin bir sorumluluğunun olmadığı anlaşıldı. Buna ilişkin rapor düzenlendi. Aynı konuda, müfettişe "Gidip bir daha inceleyin" denilmesinin amacının ne olduğunu anlamayanımız yoktur. Yani, "Git, Yavaş'ı, belediyeyi suçlu çıkaracak bir rapor hazırla."
ET-SÜT OLAYI
Et Süt Kurumu Genel Müdürünün, Macaristan'da bulunan şirketinden et alındığına ilişkin iddialar TBMM'de gündeme getirildi. Konumuz o değil. Ulus'ta bulunan sebze halinin yakınında Et Süt Kurumu'nun satış mağazası vardı. Vatandaş ucuz et alabilmek için kuyruğa giriyor, saatlerce bekliyordu. Kuyrukların sıkça haber konusu olması yetkilileri rahatsız etti ki mağaza kirasının yüksekliği gerekçe gösterildi ve kapatıldı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, belediyeye yazı gönderip Et ve Süt Kurumu'nun et ve süt ürünlerine belirlenen fiyatlar Belediyeye ait Başkent marketlerde satmak istedi. Kurum, bunu uygun bulmadı. Yavaş, yine yazdı, hiç değilse Ramazan'da bu satışların yapılmasına olanak sağlanmasını istedi. Yine izin verilmedi. İşte Mansur Yavaş halka hizmet götürmek isterken böyle engellerle de karşılaşıyor.
BELEDİYELERE KORKU SALINIYOR
CHP'li belediyelerle ilgili incelemeler, soruşturmalar, müfettişler hiç eksik olmaması açıkçası başkanları karar almakta ürkek, korkak hale getirmiş. Yalnız onlar mı, daire başkanları, müdürler imza atmaya çekiniyor, o yüzden işlerin yürütülmesi de aksıyor. Belediye çalışanları hakkında zaman zaman "İşimi yapmazsanız hakkınızda İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gülek'e ihbarda bulunacağız" dedikleri de konuşuluyor. Tabii ki bunlardan Akın Beyin bilgisi yoktur. Adı kullanılıyor.
Tabii ki bir ilde meydana gelen bir olayın örgütlü değilse İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ile doğrudan bir ilgisi yok. Ama Aziz İhsan Aktaş'ın itirafçı olduğu ve çok sayıda belediye başkanı hakkında yürütülen soruşturmalar diğer başkanların da gözünü korkutuyor. İzmir'de bir gece kulübünün ruhsatının iptal edilmesi üzerine kulüp sahibi belediye başkanına, "Sizi Başsavcı Akın Gürlek'e şikâyet edeceğim" deyip kendince korku üretmeye çalışması da belediye çalışanlarının dilinde.
Ünlü hukukçu İhsan Akçin'den yorumlarÖzellikle son dönemdeki belediyelerle ilgili soruşturmalarda en çok duyduğumuz "etkin pişmanlık" sözcükleri oluyor. Yargıtay Onursal Birinci Başkanvekili, Ceza Genel Kurulu Başkanı İhsan Akçin, "Kamu İdaresinin Güvenirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" kitabında zimmet, irtikap, denetim görevini ihmal, rüşvet, nüfuz ticareti suçları kapsamlı olarak yer alıyor.
İhsan Akçin, günümüzde birçok kavramın kamuoyunda yanlış yorumlandığını belirtiyor. Örneğin rüşvet suçunda etkin pişmanlıktan yararlanılabilir ancak fail hakkında rüşvet iddiasının yetkili mercilere ulaşmaması ve bu konuda soruşturmanın başlamaması gerekiyor.
Rüşvet iddiası yetkili makamlara intikal ettikten sonra etkin pişmanlık söz konusu olmuyor. Belediyelerle ilgili yürütülen soruşturmalarda, Ali İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan yararlanıp tahliye edilmişti. Oysa, bu kişinin rüşvet verdiği sabit ise bu suç olmaktan çıkmıyor. Çıkar amaçlı örgütsel suç kapsamında değerlendirilmesi halinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanabiliyor.

5