Halep'te kanlı olaylar, Türkiye deneyimiyle önlendi

Türkiye'ye sığınan Suriyelilerden yaklaşık 600 bini ülkelerine döndü. Gidenler daha çok işsiz, yoksul kişilerdi. Durumu iyi olanlar gitmeye niyetli değil. Gidenler de pişmanlık duyuyor, Türkiye'deki arkadaşlarına, hayatın Halep'te ne kadar zorlaştığını anlatıyor. O yüzden, "Suriye'ye dönmeyin" deniliyor.

Suriye'de durumun ne zaman düzeleceğini sorduğum Halepli esnaf, "Bunun için en az 4-5 yıl geçmesi lazım" dedi. Suriye'deki gelişmeler Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Dışişleri, Milli Savunma bakanlıkları; MİT Başkanlığı alanlarıyla ilgili çok önceden hazırlıklarını yapmıştı. Suriye'den destek istemesi halinde yardımda bulunulacaktı. Her türlü planlama da yapılmıştı.

MESKUN MAHAL MUHAREBESİ

Suriye'nin Halep kentinin iki mahallesi yıllardır PKK-YPG'nin denetimi altındaydı. Silahlı grupların buradan atılması için değişik dönemlerde girişimler oldu ancak sonuç alınamamıştı. PKK'lılar buradan çıkarılsa bile Türkmen şehri Halep'i boş bırakmayacak, mutlaka çatışmalı ortam yaratacaktı.

Halep'te, örgüt mensuplarının üssü haline gelen Eşrefiye Mahallesi, Suriye Silahlı Kuvvetleri tarafından boşaltıldı. Eşrefiye'yi kontrolü altında tutanlar, bölgeyi boşaltmak zorunda kaldı. Ama çatışmalar henüz bitmiş de sayılmaz. İlk günlerdeki gibi çatışmalar şiddetli değil. Yeni destekler gelirse durum değişebilir, sıkıntı büyüyebilir.

"Meskun Mahal Muharebesi"ni Türkiye yaşamış, bu mücadele sırasında 800'e yakın şehidimiz olmuştu. O çatışmalar içinde bulunan bir komutanla o günleri konuştuk. Aralık ayında başlayan nisan ayı sonlarına kadar devam eden, hendeklerin, yer altı geçitlerinin kullanıldığı Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaşananlarla ilgili olarak komutan sorularımızı şöyle cevaplandırdı:

KÜRT ŞEHRİNE DÖNÜŞTÜRME ABASI

"Halep'i Kürt şehrine dönüştürme gayretleri uzun yıllardır devam ediyor. Orada iki mahalleye güvenlik güçleri giremiyordu. Sonunda, Halep'in silahlı güçlerden boşaltılmasına karar verildi. atışmalar başladı, sonunda o mahallerin boşaltılmasına başlandı. Yine de her şey bitmiş değil. Bazı mahallelerde, köylerde çatışmaların bitmediğine ilişkin haberler de alıyoruz.

Şimdi, 'Kürtleri oradan zorla sürüyorlar, zalimlik yapıyorlar' iddiaları gündeme gelecek. Ama, rahat durmadıkları için bu sıkıntı oluşuyor. Orada normalde yaşamaya devam etseler sıkıntı olmayacaktı. Mutlaka bir çatışma ortamının olmasını istiyorlar.

"Eğer, meskun mahal muharebelerini sürdürmüş olsalardı, çok sivil ölecekti. Hiç kimse bizim kadar titiz davranamaz. Sivil kayıplar çok fazla olurdu. Meskun mahal muharebesi çok zor bir muharebedir. İsrail'in Gazze'de yaptığının bir benzeri orada yapılmış olsa ne olur tahmin edebiliyorsunuz. Zaten İsrail bile bu işi başaramadığı için her yeri yok ederek yıkarak ilerledi.

NASIL MÜCADELE VERDİK

Orada bir meskun mahal çatışması yaşanmış olsaydı, çok kötü şeyler yaşanırdı. Olaylar Suriye'nin her yerine sıçrar. ünkü orada sivil ölümler olacak. Sivil ölümler de Türkiye'ye kadar sıçrar, ülkemizde gösterilere sebebiyet verir. 'Masum insanlar öldürülüyor' denilir. Türkiye'de meskun mahal muharebelerinin amacı da oydu. Hele bir de bunun içine Türk askeri girmiş olursa bu sefer 'Türk askeri orada Kürtleri öldürdü' diye olayları ülkemize sıçratmak isterler."

İnsanlara doğruyu anlatmaları gerekiyor. Anlatamıyorlar. Halep konusunda eğer Halep'e bir şey yapılamazsa oradaki ateş söndürülemezse, çatışmalar başlarsa ciddi sıkıntı var. Biz ülkemizde o mücadeleyi verdiğimizde şuna dikkat ediyorduk: ok iyi gözetleme yapıyorduk. Gerçekten terörist mi, değil mi diye birkaç noktadan teyit alıyorduk. Sur çatışmaları sırasında, daha önce Sur'da yaşamış kişilerden bazılarıyla irtibata geçiyorduk ve onlar da yanımızda oluyordu. Orada sivil var mı, kimler, sivil kaldı mı, kalmadı mı diye. Onlardan da bilgi alarak sivil olmadıklarını öğreniyorduk.