Gürlek'in açtığı davalar ne olacak

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Adalet Bakanlığı'na getirilen Akın Gürlek'in, başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere çok sayıda CHP milletvekili hakkında açtığı tazminat ve ceza davaları var. Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması yönünde hazırlanan fezlekeler, TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu'nda bulunuyor. Adalet Bakanlığı koltuğuna oturan Gürlek'in açtığı davalara, karşısında yargıçların rahat karar veremeyeceği bir gerçek. Bakanlığının yanı sıra Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanlığı görevini de yürüteceğine göre davası kendisine düşen hakimin karar vermekte ne kadar zorlanacağını tahmin edebiliriz.

Adalet Bakanı, mesleği gereği yargı teşkilatının sorunlarını yakından biliyor. "Yargımız bağımsız ve tarafsızdır" demekle yargı bağımsız ve tarafsız olmuyor. Gürlek, HSK'ya başkanlık yaptığı ilk toplantıda önemli mesajlar verdi. Kendisinden önceki bakanlar da benzer mesajlar vermişti. Ancak, bir Adalet Bakanı, ana muhalefet partisi Genel Başkanı, çok sayıda CHP milletvekili, il başkanı, belediye başkanı hakkında hiç bu kadar dava açmamıştı.

ÖZEL VE İMAMOĞLU İLE MAHKEMELİK

Gürlek'in, CHP Genel Başkanı Özgür Özel aleyhine açtığı yedi tazminat davası kesinleşti. İki dava yerel mahkemede devam ediyor, üç dava istinaf aşamasında, üç davanın ise açılması için avukatlara talimat verildiğini öğrendim. Tabii sadece bunlar değil. Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM'ye 47 civarında fezleke gönderildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, başsavcılığı döneminde tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açtığı ceza ve tazminat davaları da bulunuyor. İmamoğlu, Akın Gürlek'i "Tehdit ettiği" gerekçesiyle 2 ay 15 gün, "Kamu görevlisine hakaret" suçundan da 1 yıl 5 ay hapis cezası aldı. Dosyalar istinaf aşamasında.

ERDOĞAN, DAVALARI EKMİŞTİ

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları da "Cumhurbaşkanına hakaret edildiği" iddiasıyla yüzlerle ifade edilen davalar açmıştı. Cumhurbaşkanının siyasetçiyle, gazeteciyle, vatandaşla bu kadar davalık olması eleştiriliyordu. Erdoğan'ın, avukatlarına talimat verip davaları çektirmesi bile bir ferahlık yaratmıştı.

Adalet Bakanı Gürlek'in de böyle bir adım atması şikayetçi olduğu siyasetçilerden çok, yargı mensuplarını rahatlatır. Kuşkusuz, davaları geri çekmesi de Adalet Bakanı'nın ilk günlerinde olumlu bir adım olarak da yorumlanır. Gürlek'in bu göreve getirilmesini, sanki insanların sabahın erken saatinde evlerinden alınacağı biçiminde de yorumlayanlar var. Bu, Adalet Bakanı yapılmadan da yapılıyordu.

YERLİKAYA, EMEKLİYE AYRILDI

İçişleri Bakanlığı'ndan affını isteyen Vali Ali Yerlikaya, dün itibariyle emekliliğini istedi. Ve Ankara'dan ayrıldı. Aslında bürokrasi Yerlikaya'ya alışmıştı. Üzerindeki ağır yüke rağmen "devlet adamlığı" özelliğini hiç kaybetmedi. İnsanlara küfür etmedi, organize suç örgütü liderleriyle fotoğrafları ortaya çıkarılamadı. İnterpol'ün kırmızı bültenle aradığı yabancı uyruklulara vatandaşlık vermedi. Yani "gereğini yerine getirdi." Yurt içi ve dışında önemli operasyonları sessiz-sedasız yaptı. "Gereğinin yerine getirilmesi" özellikle bazı siyasileri rahatsız ediyordu etmesine ama Ali Yerlikaya, onlara aldırmadı.

Belki aldırmış olsa bakanlık görevi yine sürdürüyor olacaktı. O, onurlu bir biçimde koltuğunu meslektaşı ve hemşehrisi olan Mustafa iftçi'ye bıraktı. Yerlikaya Konya'nın Kadınhanı, iftçi ise Konya'nın umra ilçesinden.

TERTEMİZ GELDİ, ÖYLE DE GİTTİ

Valilikten İçişleri Bakanlığı'na getirilenler devleti tanır, işleyişi bilir. Yani, dışarıdan getirilen bir bakanla karşılaştırılması bile yapılamaz. Ali Yerlikaya dün Ankara'dan ayrıldıktan kısa süre sonra, bir İçişleri bürokratıyla konuştuğumda şunları söyledi:

"Ali Bakanımız, dün itibariyle emeklilik dilekçesini verdi ve İstanbul'a gitti. Yeni bir hayata başlıyor. Kendisi döneme göre hareket eden bir bakan olmadığının tanığıyız. Emniyeti emniyetçi kadar, jandarmayı jandarma kadar, Göç İdaresini oradaki üst düzey görevli kadar bilen, ne yapıldığının, ne yapılması gerektiği konusunda ayrıntılara sahip bir kişiydi.

ok ciddi fedakarlıklarda bulunuyordu. Üç saatlik uykuyla idare ettiğinin tanıklarıyız.