Ayhan Bora Kaplan'dan sonra organize suç örgütünün iki numaralı sanığı Serdar Sertçelik'e, evinden 100 metre uzaklaşması halinde alarm veren elektronik kelepçe takılmıştı. Ancak o istediği zaman evinden çıkıyor, Ankara'da rahat rahat dolaşıyordu. Serdar Sertçelik, bununla kalmayıp yurtdışına kaçtı. Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik suçlamalarını yurtdışından sürdürdü. Organize Suçlar ve Mali Şube'nin bağlı olduğu Emniyet Müdür Yardımcısı Murat elik, Organize Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, Yardımcısı Şevket Demircan, haklarındaki suçlamalar nedeniyle "Soruşturmanın selameti" için açığa alınması bu iddialar üzerine gerçekleşmişti.
Yurtdışına çıkmak için Esenboğa Havalimanına girerken Ayhan Bora Kaplan gözaltına alınmış, aranan şüphelilerden Serdar Sertçelik ise KKTC'ye kaçmıştı. İkna edilip Türkiye'ye dönmesi sağlandı. Serdar Sertçelik, o süreci bana şöyle anlatmıştı:
ÖMÜR BOYU CEZAEVİNDEN IKAMAZSIN
"Emniyet Müdür Yardımcısı Murat elik, 'Senlik bir durum yok. Sadece gelip birkaç soruya doğru cevap ver. Serbest kalacaksın. Sana bunun garantisini veriyorum' dedi. Ben de ikna oldum ve aynı gün akşam saatlerinde Ankara'ya geldim. Emniyet'e götürüldüm. İlk andan itibaren baskı altına alınarak gizli tanık olmaya zorlandım. Şubede mülakata aldılar ve hiç alakamın, bilgimin ve görgümün olmadığı konularla, olaylarla ilgili gizli tanık olmamı istediler. Gizli tanık olmayı kabul etmezsem ömür boyu cezaevinden çıkamayacağımı, ne kadar faili meçhul olay varsa üzerime yıkacaklarını söylediler.
Gizli tanık olmam halinde tutuklanmayacağımı, yeni kimlik verileceği, yüz değiştirme ameliyatı yapılacağını, hakkımda takipsizlik kararı verdireceğini, devletin bana sahip çıkacağını, kendi hayatımı sürdüreceğimi söyledi. Kabul ettim. Benim iradem dışında kendi kurguladıkları şekilde hiç haberim olmayan, yaşamadığım şeyleri ben yaşamışım ve anlatmışım gibi 19 sayfalık bir gizli tanık ifadesi oluşturdular.
ELEKTRONİK KELEPE TAKILDI
Ertesi gün adli kontrolle serbest bırakılma talebiyle savcı dosyayı sulh ceza mahkemesine gönderdi ve adli kontrol ile ayağıma elektronik kelepçe takılarak serbest bırakıldım. Serbest kaldıktan sonra benimle Şube Müdürü Şevket Bey ve Komiser Ufuk Bey iletişim halinde oldu. Aynı zamanda tanık koruma programına alındım ve tanık koruma bürosundaki müdür ve polislerle de iletişim halinde oldum. Ayağımda kelepçe olmasına rağmen istediğimde evden çıkabiliyordum herhangi bir sorun olmuyordu.
Yurtdışına yasadışı yollardan çıktım. Benim nerede olduğumu organize şube biliyordu. Yaptığımız konuşmalarda beni çağırıyorlar, mahkemeye çıkıp gizli tanıklığa devam etmemi istiyorlardı. Ama ben dönmüyordum. ünkü yalan ve iftiralarla dolu 19 sayfalık beyanları bana zorla imzalatıp hakkımda örgüt yöneticiliğinden dava açtırdıklarını gördüm.
O İSİMLER, EK İFADEDE OLACAKTI
'Yurtdışına çık biz sana her imkanı sağlayacağız' dedikleri halde hiçbir şekilde sözlerini tutmadılar. Bu aşamada organize şubenin haksız, hukuksuz, vicdansızca kendi şahsi düşmanlıkları ve hükümete karşı yapmaya çalıştıkları darbe girişimi veya kumpası için kurguladıkları dosyaya baskı, tehdit ve zorla beni de alet edip sonunda beni ve abimi de cezalandıracaklarını anladım. Hiçbir şekilde hukuken güvende olmadığımı anladım. Bana yapılanlarla ilgili 32. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına mektup göndereceğim."
Serdar Sertçelik'e, AKP ve eski bazı bakanlarla ilgili ifadelerde sorular yöneltildiği iddialarını hatırlattığımda yanıtı şöyle olmuştu:
"AK Partili isimlerle ilgili ifademde bir bölüm yok. Ben yurtdışına çıkmıştım. Mahkeme başlayacağı zaman gelecektim. Bu isimler, geldiğimde alınacak ek ifadede yer alacağını söylediler. Bununla ilgili ses kayıtları da var. Bir kısmını paylaştım."
EMNİYET: SİYASİLERİN ADI GEMEDİ

4