AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her zaman olduğu gibi arşamba günü yine CHP'yi "darbecilik" ve "cuntacılıkla" suçladı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 15 Temmuz Darbe girişimi gecesi, nasıl bir mücadele verdiğini anlattı.
O gece Ankara'da hareketli yerlerden birisi CHP Genel Merkezi'ydi. Dönemin CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Levent Gök'ün o gün "ok özel bir misafiri" vardı. 40 günlük torunu gelmişti anne-babasıyla. Onları evde bırakıp önce CHP Genel Merkezi'ne gitti. 15 civarında milletvekili partideydi.
KILIDAROĞLU UAKTAYDI
Gök, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ulaşılamayacağını biliyordu. ünkü o saatte Kılıçdaroğlu, İstanbul'a gitmek üzere uçaktaydı. Hemen Örgütten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl'ü aradı, "Derhal Meclise gidelim; bir hareketlilik var. Bu hareketliliğin bir niteliğini tespit edelim. Ben iyi görmüyorum durumu. Bir darbe teşebbüsü olabilir" dedi. Bingöl de haberi yakınlarından öğrenmiş, genel merkeze gelmişti. Levent Bey Genel Merkeze geldiğinde 15 civarında milletvekili partideydi.
Necdet Ünüvar
Dönemin AKP Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, parti ayrımı gözetmeden o geceyi yaşayan milletvekilleriyle tek tek görüştü, "Gazi Meclis'te O Gece" kitabını yazdı. Tarihe ışık tutacak önemli bir araştırma. Kitabın basımı TBMM Yayınevi tarafından gerçekleştirilmiş. O gece kimin sosyal medya paylaşımında neler yazdığına varıncaya kadar birçok ayrıntı ve bilinmeyenler, Ünüvar'ın bu muhteşem çalışmasında yer alıyor.
NE YAPMAMIZ GEREKİYORSA BİRLİKTE YAPACAĞIZ
Biz, yeniden CHP Genel Merkezi'ne dönelim. CHP'li milletvekilleri genel merkezde toplanıyordu. Durum değerlendirilmesi yapıldı. Genel Merkez, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı tam karşıdan gören bir konumda ve doğal olarak, 'Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın üzerinde de uçak, helikopterlerin dolaştığına tanık oldular. Levent Gök, şunları anlatıyor:
"İlk yaptığım iş AK Parti Grup Başkanvekili Sayın Mustafa Elitaş'ı aramak oldu. Mustafa Elitaş Kayseri'deydi. Dedim ki 'Bu bir darbedir, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın da ateş altında olduğunu bilmeni isterim.' Biz o gün Sayın Elitaş'la sayısız defa görüşme yaptık. Ben Ayşe Nur Bahçekapılı'yı ve Naci Bostancı'yı da arayarak kendilerini bilgilendirdim. 'Arkadaşlar, bakın, kötü bir akşama, geceye girdiğimiz belli, tereddüdünüz olmasın, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak böyle bir tablonun karşısındayız. Ne yapmamız gerekiyorsa beraber yapacağız' dedim.
Sonra Elitaş beni aradı, 'Levent Bey, Meclis Başkanı Meclisi açacak, gider misiniz' dedi. 'Derhâl gideriz' dedim. Aşağı yukarı 16-17 arkadaş doğruca Meclis'e gitmek için yola çıktık."
Halen TBMM Başkanvekilliği görevinde bulunan Tekin Bingöl, o geceyi anlatırken; "TBMM'ye yöneldiğimizde kurşun sesleri giderek artıyordu. TBMM girişinde güvenlik görevlileri girişleri tutmuş, giriş çıkışları kontrol ediyorlardı ancak milletvekilleri olarak herhangi bir sorun yaşamadan Genel Kurul Salonu'na geçtik. TBMM Başkanı İsmail Kahraman CHP'li Milletvekillerinin de Meclis'e gelmesinden çok memnun olmuştu. İsmail Kahraman, kürsüden inip bizi kucakladı" dedi.
ÖZGÜR ÖZEL'E GELEN TELEFON
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'ye gelişte hiçbir tereddüt göstermemişti. Dönemin CHP Genel Başkanı da milletvekillerinin Meclis'e gitmesini, parlamentoya sahip çıkmasını telefonla iletmişti. Özel, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
"Aykut Erdoğdu (Halen cezaevinde) ve Veli Ağbaba'yla ortak aldığımız 1973 model sarı Vosvosumu aldım. Bir kafeteryada, arkadaşlarla akşam saatlerinde çay, kahve içtik. Oradan ayrıldım. Saat 21.30'a geliyordu. Arabayı park ederken bir jet geçti, hiç duymadığım kadar çok bir ses, ardından bir tane daha geçti, 'Herhâlde bunların uçuşu var, eğitimi var' dedim. Birazdan bir tane daha geçti. Şöyle düşünüyorum 'Bunlar da uçacak başka yer mi bulamamış' ıktım misafirhaneye, üstümü değiştirdim.
O anda enteresan iki telefon geldi. BBC'den Rengin Hanım, 'iki jetin hava sahasında olduğu, Boğaza ve Ankara'daki bazı hedeflere, belki Anıtkabir'e IŞİD saldırısı olabileceğini' söyledi. Birkaç dakika sonra Reuters muhabiri dedi ki; 'IŞİD filan bir şey duydunuz mu İkisi de şunu söylüyordu: 'Yukarıda uçan jetler Ankara'yı korumak için uçuyorlar.' Sürekli gazeteciler arıyor. Ama İstanbul'dan gelen bir telefon, hareketliliğin bir darbe teşebbüsü olduğu kanaatini pekiştiriyordu.
BAŞKANIM HABERİNİZ VAR MI DARBE OLUYORMUŞ
O sırada bir telefon geldi, İstanbul'dan milletvekilimiz Gamze Akkuş İlgezdi, eşi Ataşehir Belediye Başkanı, o dedi ki 'Başkanım, haberiniz var mı, darbe oluyormuş' 'Yahu, Gamze Hanım ne darbesi' dedim. 'Eşime İstanbul Büyükşehir Belediyesinden haber verdiler, darbeciler buraya girmeye çalışıyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesini kuşatmışlar' falan dedi.
'Sizde bir şey var mı' dedim. 'Yok' dedi, 'Ama darbeymiş, İstanbul'da tanklar var' diyorlar. Jetler de bu arada devamlı uçuyor. Tekin Bingöl'ü aradım, Genel Merkezde buluşalım dedik. Ben yine bizim Vosvos'a atladım, makam arabası yok.

2