Cumhuriyetin koruyucu kalkanı

Türk Polisi maaş ve emeklilik sorunlarıyla boğuşurken, siyasi çıkarlar için 'kullanılmak' istendiğine göre, polisin bağımsızlığını tehdit eden asıl sorun teknik mi yoksa yapısal mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türk Polis Teşkilatının tarihsel köklülüğünü vurgulayarak, günümüzde polisin düşük maaş, emeklilik sorunları ve siyasi baskılara maruz kaldığını belirtir. Polisin bu sorunların failleri tarafından siyasi amaçlarla kullanılmaya çalışıldığını ve polislerin kendilerinin bu durumdan en rahatsız olanlar olduğunu savunur. Ancak, polisin bu sorunlarından kurtulması için gerekli adımlar neden hala atılamamıştır?

Babası merhum Mehmet Ziyaettin Elbirler 33 yıl, oğlu Yavuz Elbirler 40 yıl polis armasının ifade ettiği anlamı kalben ve ruhen benimseyerek, Devletin emrinde, halkın hizmetinde gururla göğsünde taşıdı. Yavuz Bey'in oğlu Ziyaettin Kürşad Elbirler de dede, baba mesleğini seçti ve 1. sınıf Emniyet Müdürü olarak 32 yıldır görev başında. Dede, baba mesleğini seçenlerin sayısı az değil.

Türk Milleti, tarih sahnesine çıktığı ilk günden bugüne, birlikte, huzur içinde, hür olarak yaşamasının teminatı olarak, her çağda ve her coğrafyada iz bırakan devletler kurdu. Bir açıdan kurulan devletlerin hanedan ve idare değişiklikleri bir yana bırakılırsa adeta birbirinin devamı oldukları ifade edilebilir.

"YASAVUL", "KARAKULLUKU", "YASAKI"

Tarihinin her döneminde devletsiz kalmayan Türkler, sınırları içinde güvenlik teşkilatlarını, dıştan gelebilecek tehdide karşı da ordularını kurarak her daim hazır tuttu. Orta Asya'dan Viyana kapılarına ve oradan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçen süreçte, "Yasavul", "Karakullukçu", "Yasakçı" adları ile güvenlik teşkilatları hep vardı.

Kabul edilen tarih ile bugünkü anlamda Türk Polis Teşkilatı, 11 rebiyülevvel 1261 tarihli Polis Nizamnamesi esas alınarak Zaptiye Nezaretine bağlı olarak 10 Nisan 1845'te kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşunun ardından, Emniyet Teşkilat Kanunu ve Polis Vazife ve Salahiyetleri Hakkında kanunlar, nizamnameler ve yönetmelikler ile çağın gereklerine uygun olarak gelişti.

ATATÜRK'ÜN EMRİYLE

Atatürk'ün emriyle kurulan Polis Enstitüsü ve Polis Koleji'nde geleceğin yönetici kadroları yetiştirildi. Uzun yıllar, siyasal bilgiler, hukuk fakülteleri mezunları ve emekli subaylar ile yönetilen Polis Teşkilatı, zaman içerisinde, Polis Koleji, Polis Enstitüsü ve Polis Akademisi mezunlarınca yönetilir hale geldi. 10 Nisan 1962'den itibaren Polis Teşkilatının kuruluş yıl dönümü bayram olarak kutlanmaya başlandı.

Atatürk'ün emriyle Polis Koleji açılmıştı. Ortaokul mezunları arasından sınavla öğrenci alınıyor, polislik ruhuyla, belli bir disiplin içinde yetiştiriliyordu. Bir üst öğrenim olarak Polis Akademisi'ne geçiyorlardı. Geleceğin polis amirleri burada eğitiliyordu. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra her şeyi dağıttılar. Kolejler kapatıldı, Polis Akademisi'ne öğrenci alımında son olarak lise mezunları arasından alınma yoluna dönüldü. Binlerce emniyetçi kolejden, akademiden mezun olmuştu. Bu kapatmalar onların içinde hep yaradır.

Polisin "Adaletin ilk kapısıdır" fikrinden hareketle, güvenliği sağlamanın yanı sıra "Olmazsa olmaz" diyerek halkın güvenini sağlamak, polis-halk ilişkilerini geliştirmek için üstün gayret gösterildi. Ancak, hemen her dönemde siyasi iktidar polisi rahat bırakmadı.

ŞAHSİ VE SİYASİ IKARLAR

Yavuz Elbirler, okuyan-yazan, polisin sorunlarını her fırsatta yazılarıyla da gündeme getiren emekli bir emniyet mensubu. Bana gönderdiği yazıda şuna dikkat çekiyor:

"Türkiye Cumhuriyeti Devletini hedef alan dış odaklı-iç destekli veya iç odaklı-dış destekli şer güçler, polisi şahsi, ticari, siyasi menfaatleri doğrultusunda kullanmak isteyenler polisi ideolojik kamplara bölerek güvenlik hizmetlerini zaafa uğratmak istediler. Polis, direndi, suç ve suçlu ile mücadelesine devam etti ve devam edecektir.

Türk Polisi, tehdit unsuru karşısında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadeleri ile 'Cumhuriyetimizin koruyucu kalkanıdır.' Her bir mensubu, birer 'Uç Beyi' örneği, günün her dakikasında halkın hizmetinde, hukuka saygılı, milli kültürüne, manevi değerlerine, örf ve adetlerine bağlı, toplumun her bir ferdi ile sevinip üzülen, ülkemizin herhangi bir yerinde doğup büyümüş, aynı aile terbiyesini almış, aynı okullarda öğretim görmüş, her şartta halkının ırz, can ve malını korumak için bu göreve talip olmuşlardır."