Prof. Dr. Mustafa Tören Yücel, daha önce Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü görevinde bulundu. Birçok düzenleme onun döneminde yapıldı. Bilimsel çalışmalarını sürdüren Yücel, ceza siyasetinin tarihsel temellerini irdeleyip mevcut ceza adaletinin yapısal sorunlarını somut veriler ve karşılaştırmalı örneklerle ortaya koydu, tutuklama, denetimli serbestlik, uzlaştırma ve tazmin temelli çözümler ışığında değerlendirmeler yaptı.
Ülkemizde süregelen yüksek suçluluk oranının azaltılmasına yönelik yaklaşımlardan birincisi, caydırıcılığa dayanıyor. Yaptırımların hem hüküm giymiş suçlular (özel caydırıcılık) hem de genel nüfus (genel caydırıcılık) için suç oranları üzerinde baskılayıcı bir etkiye sahip olacağı beklentisine dayanıyor. İkinci yaklaşım ise suç eylemlerinin meydana gelmesiyle ilişkili risk faktörlerini (suç oluşturucu ihtiyaçları) doğrudan değiştirmek üzere tasarlanmış, belirli tedavi veya eğitim biçimlerine (rehabilitasyona) odaklanan programların etkisine ilişkin kanıtlara dayanıyor.
KARŞILAŞTIRMA YAPALIM
Almanya'nın nüfusu 83 milyon 445 bin, 100 bin nüfustaki mahpus oranı yüzde 71.2'i buluyor. Almanya'da cezaevlerinin toplam kapasitesi 72 bin 258, toplam mahpus sayısı 59 bin 413, ortalama mahpus süresi 4.2 ay, cezaevi nüfus yoğunluğu ise yüzde 82.2'e ulaşmış,
Türkiye'nin nüfusu, 87 milyon 772 bin. 100 bin nüfustaki mahpus oranı 487 kişi. 2007 yılında nüfusumuz 70 milyon 586 bindi. O dönem cezaevlerinde 57 bin 930 mahkum bulunuyor, 100 bin nüfusta 82 kişi cezaevinde oluyordu. 2026'da nüfusumuz 87 milyon 772'i geçti. Cezaevlerimizde Nisan ayı başı itibariyle 414 bin tutuklu ve hükümlü bulunuyor. 100 bin nüfusa göre günümüzde cezaevindeki kişi sayısı 487'e çıkmış durumda. Bunlarla bitmiyor. Denetimli Serbestlik Önlemleri de uygulanıyor. Bunların dağılımı şöyle:
490 BİN KİŞİYE DENETİMLİ SERBESTLİK
- Denetimli serbestlik önlemi uygulanarak cezasının infazı yapılan: 230 bin 600 kişi.
- Adli kontrol uygulananların sayısı: 124 bin 977 kişi.
- Uyuşturucu bağımlıların tedavisi ve denetimli serbestlik: 100 bin 708 kişi.
- Denetim altındaki yetişkinlerin sayısı: 480 bin 447 kişi.
- Denetim Altındaki çocuk sayısı: 9 bin 876 kişi.
- Buna göre Denetimli Serbestlik kapsamında toplam 490 bin 323 kişi bulunuyor.
Cezaevindeki nüfus yoğunluğunun temel nedeninin yeni ceza siyaseti olduğunu belirten Prof.Dr. Mustafa Tören Yücel, "11'nci yargı paketi ile beşinci kez özel af niteliğindeki düzenlemeye karşın ülkemiz Avrupa Konseyine üye ülkeler arasında cezaevi nüfusu açısından birinci sırada yer alması, konunun öncelikli bir sorun olarak ele alınmasını gerektiriyor" dedi.
TUTUKLULUK İÇİN YETERLİ GEREKÇE
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ilk tutuklama kararından itibaren suçun işlendiğine dair makul şüphenin varlığı yanında tutuklamaya ilişkin nedenlerin bulunduğunun ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konmasını istiyor.
Tutuklu kalınan süre, özgürlüğün kaybı ötesinde oluşan zararlı sonuçları ile "gerçek bir ceza" oluyor. Ülkemizde tutuklu kalınan süre de küçümsenmeyecek ölçüde. Ülkemizdeki tutukluluk siyaseti sorgulanır bir nitelik sergiliyor. Tutuklulardan ne kadarının "hüküm özlü" olduğu; tutuklamaların süreler itibariyle dağılımı, tutuklulardan ne kadarının beraat ettiği, adliyeler itibariyle uygulamadaki değişimlerin ne olduğu konusunda sağlıklı bilgiye ulaşmak ise hayli zor.
Avrupa Konseyine üye ülkeler arasında cezaevi nüfusu açısından birinci sıradayız. Bunun sorgulanması gerekiyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, Yücel'in "Ceza Yaptırımında Yeni Model Arayışı

8