İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP'li belediyecilerin Ankara'da yapılan toplantısını hükümete karşı örgütlenme olarak nitelendiriyor ve gözaltıların iktidarı engellemek amacıyla yapıldığını iddia ediyor. Yazarın temel savı, bürokratlar ve belediye başkanlarının haksız yere baskı altına alındığı ve bu sürecin siyasi mücadele ile yönetilmesi gerektiğidir. Ancak tedirginlik kaynağı olarak sunulan gözaltılar ve soruşturmalar, gerçekten sistematik baskı mı yoksa meşru hukuk uygulaması mı?
CHP'li büyükşehir, il, ilçe, belde belediye başkanlarının Ankara'da ayrı ayrı ve birlikte yaptıkları toplantının benzerinin gelecek ay da tekrarlanması kararlaştırıldı. Hemen her belediye başkanına, "Hakkınızda ihbarlar var. Yakında sizin belediyede de operasyon yapılacak" haberleri yayılıyor ve belediyeler iş göremez, müdürler imza atamaz hale getiriliyor.
Ankara'daki toplantıya katılan İzmir Büyükşehir Belediye (İzBB) Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda konuşulanlar hakkında SÖZCÜ'nün sorularını yanıtladı:
CHP İKTİDARINI ENGELLEMEK İİN
"Toplum desteğini kaybetmiş bir iktidar var. Türkiye'de de bütün göstergeler iyiye gidilmediğine işaret. Bu ortamda CHP ciddi bir iktidar alternatifi. Hükümet de bunu gördüğü için CHP'nin kamuoyundaki algısını olumsuz yönde değiştirmek üzere hareket ediyor. Belediyelerin, belediye başkanlarının üzerine gidiyorlar. Gözaltılar, tutuklamalar, uzun süre cezaevinde tutmalar gibi çok büyük çoğunluğun haksız bulduğu bir durum yaşanıyor. Ekrem İmamoğlu, ondan önce İstanbul'da bazı ilçe belediyeleriyle başlayan ve devam eden süreç var. Bunlar, CHP'nin iktidar olmasını engellemek, itibarını düşürmek için yapılan işlem olduğunu hepimiz görüyoruz, anlıyoruz.
Buna karşı 'Partinin tutumunu güçlendirmek için neler yapabiliriz' üzerine fikir alışverişi toplantısı yapıldı. Büyükşehir belediye başkanları ayrı, il belediye başkanları ayrı toplandı. Metropol ilçeler, büyükşehirlerin ilçeleri ve büyükşehir olmayan belediyelerin ilçeleri ayrı toplandı. Sonra bu toplantılarda dile getirilen görüşleri birlikte değerlendirildi. Genel Başkanımız da toplantılara katıldı. Bu toplantı aslında bir sürecin başlangıcıydı. Ortaya çıkan bazı yeni görüşlerin dışında zamanla yeni bazı eylem planları da gelişebilecek.
ANA MÜCADELEMİZ SİYASİ OLACAK
Fikir birliğine varılan en önemli konu, hukuki açıdan haksız uygulamaların parti tarafından daha detaylı değerlendirilmesi oldu. Biraz daha güçlü savunmalar yapılması ve haksız, hukuksuz tutum içerisinde olan kamu görevleriyle ilgili de suç duyuruları yapmak üzerinde duruldu. Belki bugün sonuç alınacak bir işlem olarak görmediğimiz belli ama ileride bunların hesabının sorulabilmesi için de yazılı bazı başvurularda bulunulmasına karar verildi.
Genel Başkanımız, final konuşmasında da 'Bir gün haksız ve hukuksuz olan her şeyin hesabı sorulacaktır. Bir sandık koyacağız ortaya, bu sandığı da açacağız' dedi. Bu arada mücadelenin hukuki ve idari boyutta yapılması, burada boşluk bırakılmaması ama ana mücadelemizin de siyasi mücadele olduğunu tekrar konuştuk.
BAŞKANLAR TEDİRGİN EDİLİYOR
Belediyeler üzerinde baskılar devam ediyor ve edecek gibi görünüyor. Toplantıda şöyle üzücü bir şey oldu, hemen hemen her belediye başkanı 'Duyduk ki sizin belediyenizde operasyon olacakmış' sözlerle sürekli karşılaştıklarını anlattı. Dolayısıyla devamlı tedirgin edilme hali var.
Bizler siyasetçiyiz, belli şeyleri göze almış insanlarız ama belediyelerin bir de bürokrat kadrosu var. Bürokratlar da ne yazık ki yıpratılıyorlar, haksız yere uzun süre cezaevinde tutuluyorlar. Bir kısmı, bir süre sonra iddianame bile hazırlanmadan tahliye ediliyor. Yani iddianame hazırlamaya bile gerek duyulmuyor. 'Peki bu insanlar bu kadar uzun süre niye tutuklu kaldı' diye sormak gerekiyor.
ŞUNU UNUTMADAN ALIŞIYORUZ
Ankara'da değerli bir toplantı oldu. Motivasyon oluşuyor, birlik beraberlik güçleniyor. Her birimiz kendi bölgemizde çalışıyoruz ama biz CHP ailesinin bir üyesiyiz. Bu büyük köklü ailenin bir mensubu olarak yalnız değiliz. Bizim büyük bir parti örgütümüz var. Bizler aynı hedefe bakan insanlarız. Partinin kendi karakterinden, kendi kökeninden gelen ortak bir amaç var. Türkiye'nin Cumhuriyet değerleriyle, demokrasiyle, insan haklarıyla, hukuk devleti olmasıyla, çağdaş bir ülke olmasıyla ilgili bir amaç bu. Bunların mirasçılarıyız biz.
Bunu unutmadan çalışıyoruz. Bu toplantının dediğim gibi bir başlangıç olduğunu düşünebiliriz. Bunun devamı mutlaka gelecek. Yakın tarihlerde farklı illerde yine belediye başkan grupları ayrı ayrı toplanacak."

2