Zeydan Karalar cezaevindeyken, Adana'da belediye binası önünde kurulan "Adalet adırı" girişinde "Zeydan Karalar Adana'dır,", "Adana'dan başkası yok, Adana'nın başkanı yok", "Adana gibi başkan, Zeydan Karalar" gibi onlarca afiş, pankart, döviz dikkati çekiyordu. Adanalı, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'i de, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ı da unutmamıştı. Gelenler hep yargılamanın tutuksuz yapılmasını diliyorlardı. O dilek, Zeydan Başkan için 213 gün sonra yerine geldi.
Birçok başkan gibi Zeydan Bey de dik durdu. Bu, kendilerine olan güvenden kaynaklanıyordu. Aziz İhsan Aktaş davasında karar büyük bir olasılıkla 20 Şubat'ta verilecek. Hakim, tutuksuz yargılananların da duruşma günlerinde hazır mahkemede bulunmalarını istedi. Zeydan Bey de duruşmalara katılacak. Avukatları "Ortada bir suç yok" deyip beraat bekliyor.
213 GÜN SONRA: BEN NEREDEYİM
Zeydan Karalar'ın tahliye haberi Adana'yı ayağa kaldırmıştı. Yağmura rağmen binlerce kişi Adana sokaklarındaydı. "Adalet adırı" önünde de büyük bir coşku yaşanıyordu. Havalimanına geldiğinde artık sevgi tam anlamıyla çığırından çıkmıştı. Belediye fotoğrafçısı Ercan İçen, "Ben böyle bir sevgi görmedim. İzdihamdan fotoğraf makinasını havaya bile kaldıramıyordum. Sloganlar, davul-zurna, insanların birbirine sarılmaları hepsi vardı. İnanın anlatamıyorum onu yaşamak, görmek lazımdı" diyor.
Başkanla birlikte CHP milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Orhan Barut makam arabasıyla doğruca depremde hayatını kaybedenlerin bulunduğu anma bölgesine gittiler. Evine bırakıldığında saat 06.00'ydı. Saat 08.00'de ayaktaydı. Eşi Nuray hanıma, "Ben neredeyim" diye espri yaptı. O saatte evine ziyaretler başladı. İşte o ortamda sorularımı şöyle cevaplandırdı:
ZEYDAN BEY: BAŞLATMALARI LAZIM
"Görevden alındığımda her iki ayda bir açıkta kaldığım süre, İçişleri Bakanlığı tarafından uzatılıyordu. Tam bilmiyorum ama muhtemelen yakında görevime başlatmaları lazım. ünkü benim eş değerlerim hepsi görevde.
Ters bir şey yapmalarını beklemiyorum. Ama tabi belli de olmaz ne yapılacağı. Yani göreve başlatılmamı biraz geciktirirler mi, geciktirmezler mi, hemen başlatırlar mı bilmiyorum. Aynı davada yargılandığımız Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere tahliye edildikten sonra göreve başlatılmıştı. Benim de öyle olmam lazım.
'SİLİVRİ'DE NE İŞİM VAR' DİYORDUM
Başından beri, suç yeri iddiası Adana. Ama bizi alıp Silivri'ye götürdüler. Hep söylüyordum, 'Biz Adanalıyız. Silivri'de ne işimiz var' diye. Aziz İhsan Aktaş, 'Zeydan Karalar'dan, yaptığımız işin parasını alamadık' diyerek şikayet etmişti. Savunmamı yaptım. Sonuçta tutuksuz yargılanmam yönünde karar çıktı.
Adana'ya geldim. Benden yaptığı işin parasını alamadığını söyleyen kişiye, parasının çok düzgün şekilde ödendiğini belgelerle ispatladık. Bir tane ihale almıştı. Bir daha da ona 'ihale yok' dedik. Benzer durumda olan benim gibi başkanlar görevde, ben içerideyim. Bu bir haksızlıktı. Onu dile getirmiştik. O tutumu eleştirmek için söylemiyorum ama bir haksızlığı dile getirmek için söylüyorum. Yoksa kimseyi içeri alın, dışarı alın falan öyle bir derdim yok. Hukuka inancımızı kaybetmememiz gerekiyor. Sonuçta tahliyem gecikmeli de olsa iyi oldu.
Bütün arkadaşlar sevindiler. İçeride kalan arkadaşlarımız için de, benim serbest bırakılmam bir umut oldu. Hiç birimiz yargılanmaktan çekinmeyiz. Ancak, tutuksuz yargılanmak esas olmalı. Ben kendimi iki kez savcılığa ihbar etmiş bir insanım.
ADANALI BANA SAHİP IKTI
Bir kere Adana muhteşemdi. Hani hiçbir ilde olmadığı kadar abilerine, kardeşlerine, başkanlarına gözaltına alındığım ilk günden itibaren sahip çıktılar. Adana'ya geldiğimde insanlar birbirlerini yiyecekti. Gece saat 3.30'da inmeme, soğuk olmasına rağmen havalimanında binlerce kişi vardı.
Sonra depremde hayatını kaybedenlerin anmasına gittik. Gençlerimizin yürümesi dahil, hayatını Adana'ya adamış, gönül vermiş bir adama nasıl sahip çıkıldığını bütün Türkiye'ye gösterdiler. Onun için hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.
Sabah 06.00'da evdeydim. Ben yine 08.00'de ayaktaydım. Bugün cenaze törenlerine katılacağım. Ben cezaevindeyken eniştem ölmüştü. Bacıma gideceğim. Akşam deprem yürüyüşü var. Ona katılacağım. Sonra biraz erken eve geleceğim. ocuklar hep burada.
GÖREVE BAŞLAMAM LAZIM
İçişleri Bakanlığı, tutukluluktan dolayı her iki ayda bir açıkta kalma süresini uzatabiliyor. Tutukluluk kalktığı için otomatikman benim göreve başlamam lazım. Ama orada başka bir şey yaparlar mı, onu bilmiyorum.
Göreve büyük bir heyecanla başlamak, Adana'ya hizmet etmek istiyorum. Tabii benim yarım bıraktığım işler var. Vekil atadığımız arkadaşımız

5