Yokluktan sanat çıkar mı

Yaratıcılık yokluk içinde mi çıkar, yoksa ihtiyaç güvenliği mi sanatın ön şartıdır; dünyanın en güzel eserler çatı aralarında doğmuşsa, neye inanacağız?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, yaratıcılığın temel ihtiyaçlar karşılanmadan mümkün olmadığını savunan oyuncu Yiğit Özşener'in görüşünü tartışıyor, ancak tarihsel örneklerle bunu sorguluyor. Ayrıca Ebru Gündeş'in estetik müdahalelerini açıkça söylemesinin özgüveni ve kabullenmeyi artırdığına dikkat çekiyor. Peki, sanatçının kişisel barışıklığı yokluk karşısında sanat yapabilirliğini ne kadar etkileyebilir?

Aslı Şafak'a konuşan oyuncu Yiğit Özşener, yaratıcılık ve fakirlik üzerine çarpıcı bir açıklama yaptı:"Yokluk içinde yaratıcılık falan çıkmaz. İnsanın önceliği boğazı oluyor.

Kendini asgari ölçüde garantiye almadan yaratıcılık olamaz.
'Koşullar ne olursa olsun tutkunuzun peşinden gidin' diye bir şey yok.
Hayat öyle değil..."
Bir yanıyla çok haklı. Önce temel ihtiyaçlar karşılanacak ki insan sanat gibi erdemli şeylere yönelebilsin. Buna vakit ve enerji ayırabilsin.
Tamam, bu cepte ama...
Öbür yanda da dünyanın en iyi bestelerinin, en güzel tabloların, en ünlü romanların köhne odalarda, tavan aralarında, yokluk içinde üretildiği örnekler var.
Yoksa sadece tuzu kuru olan zenginler sanatçı olabilirdi...
Bilemedim yani.

Estetiğiyle barışık olmak

Ebru Gündeş yarım yüz gerdirme ameliyatı olduğunu sahnede açıkladı; seyircisine nasıl göründüğünü sordu. Çok da tezahürat aldı: Yarısıyla böyleyse tam yaptırsa...
Estetiğini, müdahalesini saklamak için bin dereden su getiren, bu yüzden komik durma düşenlere sormak lazım:
Peki ne oldu şimdi Cazibesinden mi kaybetti Gündeş Sesi mi azaldı bunu açıklayınca Tam aksine: Kabullenme ve söyleyebilme özgüveni, yaptırdığı estetiği daha da iyi taşımasına yarıyor. Kendiyle barışık hali, görünümüyle de daha iyi bütünleşiyor.
Estetiğiyle barışık olmak derken, Seda Sayan gibi canlı yayınlayın da demiyoruz tabii.
Ebru Gündeş doğru
karardır işte...

Haberin Devamı

"İçimizde bir yer seni biliyor"

Murat Boz, Gülistan Doku'yla ilgili paylaşımında
şöyle yazdı:
"Adın bir süredir bir kaybın değil, bir bekleyişin adı / Bir annenin, bir babanın her gün yeniden başlayan duası / Bir evin hiç sönmeyen ışığı / Bir ülkenin içinde taşıdığı ince bir sızı / Biz seni tanımadık belki / Ama içimizde bir yer seni biliyor / Eksik kalan her şeyden, yarım bırakılan her hayalden / Dileğim hakikatin gecikmeden gelmesi / Bir annenin yüreğine bir gün olsun su serpilmesi / Ve hiçbir genç kadının / Bir daha böyle bir karanlığa bırakılmaması..."