Tinder'da tanıştığı kadınla restorana giden bir kişi, 1 saatlik yemek sonunda 90 bin lira hesap ödedi. 90 bin lira kredi kartından sekiz kerede çekilebildi. Yüksek meblağ karşısında şaşıran adam, kadınla mekânın ortak çalıştığını söyleyerek şikâyetçi oldu.
Eskiden tarla satıp parasını pavyonda yiyen dayıların haberlerini okurduk.
Sosyal medyayla birlikte devir değişti, şimdi sistem Tinder gibi arkadaşlık sitelerine döndü.
TV100'ün haberine göre bir adam internette tanıştığı bir kadınla yemeğe çıkmak istedi. Şişli'de kadının güya "rastgele" seçtiği bir restorana gittiler.
Yaklaşık 1 saatlik yemeğin sonunda tarla parası kadar bir hesap geldi.
Öyle ki fatura kesmedikleri için bu meblağı adamın kredi kartından sekiz kerede tahsil ettiler.
Tuzağa düşürüldüğünü anlayan adam, kadınla mekânın ortak çalıştığı iddiasıyla şikâyetçi oldu.
Bu olayın hem komik hem de ibretlik bir sürü açısı var.
Birincisi, yenilip içilenler: Sac kavurma, patates ve çeşitli mezeler gelmiş masaya.
Hepsini toplasan 2-3 bin lira anca eder. Bunların yanında bir şişe de şampanya var.
Şampanya-sac kavurma eşleşmesine hiç girmeyeceğim.
Belli ki eski pavyonlardaki "konsomatris sistemi" burada da aynen devam: Pahalı içki ısmarla, hesap şişirmeye bahane olsun...
Bu arada açılan şampanyanın da gerçek şampanya değil, en ucuzundan bir köpüklü şarap olduğuna adım gibi eminim.
Kadın içkiyi sipariş edince, "En fazla ne kadar olabilir ki" diye şöyle bir düşünmüştür içinden adam. Ama yeni tanıştığı kadına pinti görünmemek için de menü isteyip fiyat sormayı aklından bile geçirmemiştir.
Belli ki Hanya'yı Konya'yı hesap gelince anlamış.
Post cihazından cırt diye çekip önünde biriktirdikleri fişlerin her biri 10 bin, 10 bin, 10 bin...
Sadece Şişli değil, bir işletmeci tanıdığım Beyoğlu'ndaki bir sürü yerin de artık böyle çalıştığını anlatmıştı.
Hatta hatırlarsanız, Ferdi Tayfur ile Necla Nazır'ın damadı ve Tuğçe Tayfur'un eşi olan işletmeci Muhammet Aydın haziran ayında gözaltına alınmıştı.
Etiler'deki o restoranda da yine aynı senaryo vardı: Arkadaşlık sitesinden tanıştıkları kadınların kendilerini dolandırdığını söyleyen altı kişi, kadınlardan ve mekândan şikâyetçi olmuştu.
Bunlar herhalde bekar adamlar.
Ki cesurca şikâyetçi olabiliyorlar.
Evli falan olanlar, sırf rezalet büyümesin diye yediği darbeyi sineye çekiyordur.
"Erkolar kapatılsın" kampanyası var ya... En azından "keko"lar mı kapatılsa
Su unutur, Demet unutmaz
Haberin DevamıDemet Akalın yine bir gün erkeklerden bahsederken tribünlere oynuyor... Hayatında kimse olmayan bir kadın arkadaşıyla kendini şöyle kıyaslıyor:
"Bir gün arkadaşımla arabada giderken lastik patladı, takır takır jantın üstünde gidiyoruz. Durduk ve ben hemen kocamı aradım. Mesela o arayamadı. İnsan bir erkeğin gücünü istiyor..."

13