Çok yakın bir meslektaşım bir süredir zayıflama iğnesi kullanıyor. Daha yakışıklı olmak için falan değil, tıbbi zorunluluk.
Hiç istememesine rağmen, kilosundan dolayı oluşabilecek komplikasyonlara karşı doktor zorunlu kıldı iğneyi.
Tedavisi şimdilik iyi gidiyor ama orta halli insan için bütçe sarsan bir şey.
Sadece iğneye konulan ilaca ayda 20 bin liranın üstünde para gidiyormuş. Çünkü doz-dozmuş bu iğneler, senin ihtiyacına göre artırıp azaltıyorlarmış.
"Tedavi iyi gidiyor ama bütçe olarak daha ne kadar dayanabilirim, bilmiyorum" diyor. Yani yan etkilerinin yanı sıra işin bir de "bütçe" boyutu var. Yan etki derken, "tuvaletini tutamamak" da buna dahil.
Derken Onedio'da bir habere denk geldim: İştahı bıçak gibi kesen sakız...
Aslında sandaloz ağacının reçinesiymiş bu. Uzmana falan da sormuşlar; nohut büyüklüğünde çiğnediğiniz zaman iştah kontrolünü destekliyormuş.
"Tam da fakir fukaranın zayıflama iğnesi" diye geçirdim içimden.
Ama bizim halkımız şimdi bunu da bilinçsizce kullanır, yan etkisini, şuyunu-buyunu bilmeden leblebi gibi sandaloz sakızı yutmaya başlar.
Aman diyelim: Siz siz olun, doktor tavsiyesi olmadan bilip bilmediğiniz hiçbir şeyi ağzınıza götürmeyin.
Fazla kiloyla ilgili bir diğer haber de Fethiye'den geldi.
Şarkıcı Aydın Aydın şişme bir kıyafet giymiş, bununla bir restorana gidip klip tadında bir video hazırlamış.
Komik bir paylaşım: Mesela açık büfenin önüne geliyor; bir dilim tabağına, bir dilim de ağzına atıyor her yemekten.
Meğer israfa dikkat çekmek için yapmış bu farkındalık çalışmasını.
Eğlenceli olmuş ama bir kafa karışıklığı var sanki.
Çünkü her şişman israfta bulunuyor demek nasıl yanlışsa, her israf eden ille de kilolu olacak diye bir şey yok.
Hayko Cepkin'in vedası
Hayko Cepkin 2 yıl sonra 50 yaşına geldiğinde (11 Mart 2028) konserlere son vereceğini açıkladı. O tarihten sonra daha çok tiyatro, müzikal gibi işlerle uğraşacakmış.
İnsanların kariyerlerini doğru yerde, doğru zamanda bırakmaları gerektiğini düşünüyor.
Hayko için 50 yaş "doğru zaman" mıdır, bilmiyorum.
Ama olduğu yere yapışıp kalmamak, kariyerini doğru noktada tamamlamak çok saygın bir davranış bence.
Herkesin böyle bir lüksü yok tabii. Yaptığı yanlışlar yüzünden Serdar Ortaç hasta olmasına rağmen hâlâ çalışmak zorunda mesela. Kimisi de maddi sıkıntısı olmamasına rağmen psikolojik olarak ihtiyaç duyuyor devam etmeye. Çünkü oradan besleniyor, oradan yaşam enerjisi buluyor.
Bu "bırakma" veya
"devam" kararları da parmak izi gibi galiba.

4