Ufuk Beydemir, geçen haftaya eski eşi İpek Filiz Yazıcı'nın yeni ilişkisine durduk yere yaptığı benzetmeyle damga vurdu: "Attan inip eşeğe binmek..."
Bu eski eş/eski sevgili hazımsızlığını eleştirmiştim:
"Boşanırken ortak açıklama yaptınız. Yapacakları paylaşımlarda başkalarını hassasiyete davet ettiniz. Şimdi kendiniz neden hassas davranmıyorsunuz yaptığınız yorumlarda"
Hazımsızlık sevimsiz ama erkekte daha da çirkin duruyor galiba.
Müzisyen Beydemir'in son hamlesiyse bir ultrason fotoğrafı paylaşmak oldu.
Meğer Avrupa'da kim olduğu bilinmeyen bir sevgilisi varmış, bu fotoğraf da iki buçuk aylık bebeklerinin ultrason görüntüsüymüş.
Hayırlı uğurlu olsun, Allah analı-babalı büyütsün tabii.
Ama hemen ardından başka bir hamleyle yine kafaları karıştırdı Beydemir.
Bu kez de çocuğun
sırf eski eşi kıskandırmak için yapıldığına dair bir hayran yorumunu yeniden paylaştı.
Bu çocuk meselesi kıskandırmak amaçlı mı ortaya atıldı
Gerçekte bir bebek var mı yok mu Yoksa o da mı trol
Bilmiyoruz.
Tek bildiğimiz, yakışıklı popçunun bütün düğmelere aynı anda bastığı.
İlgi çekmek için zaman zaman kadınların başvurduğu bir yöntemdir bu "Hamileyim" numarası.
En son Hakan Sabancı'yı unutamayan takıntılı aşkı Aygün Aydın paylaşıyordu "Hamileyim" diye ultrason fotoğrafları.
Kadın paylaşınca biliyoruz.
Ultrasonu paylaşan erkek olunca bilmediğimiz yerden geldi, şaşakaldık.
Peki Ufuk Beydemir'den, ikinci bir Enes Batur vakası çıkar mı, göreceğiz...
Enes Batur da bir dönem eski aşkına takıntılı tavırlarıyla dikkat çekiyordu...
Sibil'in arkasından su dökesim var
Üç aylık tatil maratonu sonrası kendini "yetersiz" hisseden sosyetik fenomen Sibil Çetinkaya, Londra'ya taşınmaya karar verdi:
"Kendime yeterli gelmemeye başladığım için dedim ki, ben bu konuda içgüdülerimi dinlemeliyim ve bununla ilgili bir şey yapmalıyım. Mykonos'tan döndük, ertesi gün sabah uyandım, bilgisayarı açtım ve dedim ki, 'Ben gidiyorum...'
Orada bazı okulların derslerine yazılmış, öğrencilik yapacakmış 6-7 ay. Evini tutmuş falan filan.
Güzel bence, imkânı var, takılsın işte kafasına göre.
Ayrıca insanın kendini yetersiz hissetmesi, konu ne olursa olsun geliştirmek istemesi de artı puan.
Fakat sanırsın kara trenle Almanya'ya işçi gidiyor:
"Bütün bu süreçte yanımda olacak tek bir kişi var orada. Kim biliyor musunuz Sizsiniz. Annemi götüremiyorum. Derev'i (kuzeni) götüremiyorum. Safe zone'umdaki (güvenli bölgemdeki) herkesten yapayalnız ayrılıyorum. Ben Londra'ya gidiyorum!"

13