Hoşça kal sevgilim sabah görüşürüz!

Demet Akalın eşi Okan Kurt ile ayrı yataklarda yattıklarını açıkladı.

Pandemiden beri durum böyleymiş. Türkiye'de kuvvetli destekçileri var bu akımın. Coşkun Sabah, Okan Bayülgen, Yeşim Salkım gibi isimler "uyku boşanması" denilen bu durumun evliliği uzattığını bile savunuyor.
Hatta Fazıl Say ile Ece Dağıstanlı, bırakın yatak odasını birleştirmeyi, evleri bile birleştirmemişti.
Ben geri kafalıyım herhalde. Arada bir, evde hırgür çıktığında falan taraflardan biri salonda yatabilir tabii. Yahut bir diğeri TV karşısında uyuyakalabilir örneğin. Bunda bir şey yok.
Ama beraber uyumak birlikteliğin olmazsa olmazı bence.
Akalın'a çok güldüm:
Okan Bey çok mu horluyor acaba

Ön camdaki 200 lira

Araç camına konan 200 lira uyarılarına siz de denk geldiniz mi
Yeni bir hırsızlık yöntemiymiş.
Ön camda sileceğin altına 200 liralık banknot sıkıştırıyorlarmış.
Sürücü arabasına dönüp parayı görünce "Kimin acaba" diye araştırmaya başlıyormuş.
Bu sırada da arabanın kapısını açık, anahtarı da kontakta bırakıyormuş.
Sonra yandı gülüm keten helva!
Benim pek aklım almadı ama karşıma sık çıkınca duyurayım dedim:
Siz siz olun, şu aralar arabanın camında para falan bulursanız, aldığınız gibi yola koyulun...

Haberin Devamı

Yılmaz Hoca yatıştırmıyor

Yeni dizisindeki "kam davulu" sahnesi Yılmaz Erdoğan'a pahalıya patladı.
Eski Türk geleneklerinin aşağılandığı gerekçesiyle linç ediliyor, sosyal medya hesabı askıya alındı, dizinin IMDb puanı daha önce olmadığı kadar düştü.
Tepki öyle kuvvetli ki Yılmaz Erdoğan'la yetinilmiyor, yanında kim görülürse alaşağı ediliyor.
Beyazıt Öztürk'ün YouTube programı bile görülmemiş bir "dislike" yedi, sırf konuk tercihi nedeniyle.
Yılmaz Hoca ise suskunluğunu sürdürüyor. Ne bir açıklama, ne bir özür...
Yatıştırmaya yönelik bir adım atmıyor, olup biteni göğüslemeyi tercih ediyor.
Ama bilemedim...
Tek başına değil ki yani: O işte kendinden başka bir sürü oyuncunun, hatta konuk olduğu program sahibinin bile hakkı var.
Bakalım bu iş nereye varacak...

Hay ağzını öpeyim!

TBMM Dilekçe Komisyonu'na gelen vatandaş talepleri her zaman ilgi çekiyor. Bunlar aylık, yıllık olarak yayınlanıyor; birbirinden tuhaf taleplerin kimisini kızarak, kimini de hak vererek okuyoruz.
Eylül talepleri arasında bir tanesi çok hoşuma gitti: "İş ilanlarında verilecek ücretin/maaşın yazılması zorunlu olsun!"
"Nasıl ki kiralık ev ilanında evin fiyatı yazıyor, satılık arabanın yanında fiyatı da var; iş ilanında da ücret yazsın" diyor bu vatandaş.