Gırgıriye'de şenlik var!

Gırgıriye müzikalinde yaşanan kriz, sanat ve seyirci ilişkisini sorgulatıyor: başarısızlık mı, yoksa Türk tiyatrosunun kaotik güzelliği mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Müjdat Gezen'in Gırgıriye müzikalinde yaşanan seyirci krizi ve oyunun iptalini, klasik Gırgıriye filmlerinin doraçlama sahnelerine benzetirken, Gezen'in yorgunluğu ve kriz yönetimindeki başarısızlığını eleştirir. Ancak yazının sonunda, seyircinin yaşadığı kaotik deneyimi ters yüz ederek Batı'da "deneyim" olarak satılacak olanı, Türk sanatının "doğaçlama performansı" olarak sunarken, kültürel farklılıkları meşrulaştırmanın sınırları nereye kadar uzanır?

"Gırgıriye" müzikali tam da Gırgıriye şeklinde ilerliyor. Seyircilerle tiyatrocular birbirine girdi, iş bu sefer karakolda değil, hastanede bitti ama neyse ki Müjdat Hoca'nın sağlık durumu iyi...

"Gırgıriye'de Büyük Seçim" filmini hatırlarsınız: Hani çeribaşı seçecekler de sandalyeler havada uçuşuyor ve bütün salon birbirine giriyor...

Hah, şimdi o sahnedeki film müziğini alın, "Gırgıriye" müzikalinin sergilendiği İstanbul Kongre Merkezi'ne döşeyin...

VIP parası ödemiş seyirci yerini beğenmiyor, oyuncularla tartışmaya başlıyor. Oyun duruyor.

Projenin sahibi Müjdat Gezen geliyor. Yer pazarlığı yapılıyor. Anlaşamıyorlar. Oyun iptal. Hoca hastanelik. Tam Gırgıriye! Dünyanın başka hiçbir yerinde olmaz.

Filmlerden birinde, Perran Kutman'ın sahneden seyirciyle kavga ettiği "Hacı Baba, Hacı Baba" sahnesi vardı. Onun gibi.

Haberin Devamı

Seyirciyi de anlamak gerekiyor.

"Göremiyorum" diyor.

Yani bundan öte bir şey olamaz. Bir gösteriye gidiyorsunuz ve o şovu göremiyorsunuz.

Bartın'dan gelen seyirci gördüm paylaşımlar arasında.

Oyun iptal edilmiş. Kadın, "Bartın'dan bir daha mı geleyim" diye soruyor. Tam Gırgıriye.

Ama siz bunları okurken o müzik çalmaya devam etsin alttan.

Diyelim ki salonda böyle bir kalkışma, provokasyon ya da haklı bir isyan oldu...

Normalde Müjdat Gezen tecrübesinde birinin krizi yönetmek için ne demesi gerekir:

"Organizasyon hatası için özür dilerim, ben kefilim. İsteyen izleyici çıksın, onlara tekrar bilet verelim ama kalmak isteyen izleyici için de oyunumuzu oynayacağız..."

Ama öyle demedi Müjdat Hoca. Tam adaylığını koymuş Darbukatör Baryam gibi: Oyunu hepten iptal etti!

Ver müziği...

Bence o da çok yoruldu bu süreçte, bakmayın. Hiç çaktırmıyor ama Perran Kutman'ı Amerikalardan getirmeye çalış, son anda ayrılan Bülent Ersoy'la uğraş, Gülben falan, zaten bütün kadro star...

82 yaşında bu adam da, yoruldu bence.

Yoksa aklı selimle hareket etseler biraz ertelerlerdi bu işi. Kahramanmaraş olayı bu kadar tazeyken başlamazlardı temsile.

Sadece Müjdat Gezen'in değil, Gülben Ergen'in de bugüne kadar sergilediği "çocuk hassasiyeti"yle pek yan yana gelmedi bu başlangıç.

Haberin Devamı

Seyirci de hiç şikâyet etmesin.

Hayatlarının en doğaçlama "Gırgıriye" performansına şahit olmuşlar, farkında değiller.

Dönemin Sulukulesi'ne ışınlansalar, böylesini yaşayamazlardı.

Batı'da falan olsa, bunu "deneyim" diye satarlar:

"Abi öyle manyak bir kumpanya ki ne olacağı asla belli değil, oyun bile iptal olabiliyor..."

Giden, 4 bin lira bilet parası olsun. "Gırgıriye" bu.

Dua etsinler de gece karakolda bitmemiş. Düşünsenize Perran Kutman'ı: "Iıırsız bunlar komserim, biletlerimizi çaldılar..."