Son İran savaşının sonuçlarından biri de "çölde vaha" olarak görülen Dubai'nin "çok para harcadığı" imajına vurulan darbe oldu.
Güvenli, müreffeh, zengin, huzurlu olarak tanınan Dubai'den kaçmaya çalışıyor insanlar.
Aralarında Türk vatandaşları da var.
Birinci grup: Ivana Sert, Şevket Çoruh, İlker Ayrık gibi, iş ya da seyahat için geçici olarak Dubai'deyken savaşa yakalananlar. Demet Akalın kılı kılına yırtmış.
İkinci grupsa Pınar Kerimoğlu, Beste Açar, Engin Altan Düzyatan-Neslişah Alkoçlar gibi Dubai'ye yerleşmeyi seçmiş olanlar.
Alınan haberlere göre hepsi iyi, umarım bir an önce sağ salim ülkelerine ve sevdiklerine kavuşurlar.
İkinci gruptakiler bu olaydan sonra hâlâ Dubai'de yaşamaya devam ederler mi, yoksa bu kararlarını gözden mi geçirirler, göreceğiz.
Mesela Pınar Kerimoğlu, Dubai'ye "daha güvenli" olduğu için gitmişti.
Hâlâ aynı fikirde mi acaba
Savaşın süresi de önemli tabii. Geldi geçti bittiyse başka ama İran bu şekilde devam edecekse başka bir şey.
Engin-Nesli çifti ise çocukların eğitimini öne sürmüştü giderken:
"Daha iyi dil eğitimi alsınlar, uluslararası arkadaşları olsun. Onların ileride çok katkısı olacağını düşünüyoruz..."
Şimdi terazinin bir kefesinde yabancı dil...
Diğer kefesinde hipersonik Fettah1 füzesi...
Kaldı ki Türkiye'de yabancı dil mi yok, uluslararası öğrencilerin olduğu kolej mi...
Bakalım neye evrilecek bu Dubai sevdaları.
Fatma Nur öğretmenin ardından...
Eğitim camiasının ve aslında hepimizin başı sağ olsun. İstanbul-Çekmeköy'de bir öğrencinin kesici aletle yaraladığı iki öğretmenimizden Fatma Nur Çelik'i tedavi gördüğü hastanede kaybettik.
Diğer öğretmenle birlikte bir başka öğrenci de yaralı, tedavileri sürüyor.
Öğretmenler daha önce saldırgandan zaten şikâyetçi olmuş, "Can güvenliğimiz yok" demişler.
Daha önce Ahmet Minguzzi gibi elim vakalarda tartıştığımız "suça sürüklenen çocuk" ya da "kanunla itilaflı çocuk" meselesi haliyle yine hararetlendi.

4