Türkiye'de bahşiş kültürü oturmadı gitti. Dünyada genel olarak kabul gören "yüzde 10" yerine, ya cebimizdeki bozuk paraları masaya bırakmayı anlıyoruz... Ya da sırf hava olsun diye "hesaptan çok bahşiş" dağıtmayı seviyoruz.
New York Post'ta bu konuda ilginç bir yazı yayınlandı. Ryan Stannard adındaki bir garsonun TikTok paylaşımı üzerinden bir makale garsonları da müşterileri de ikiye böldü.
Ryan Stannard diyor ki: "Masalara sırayla hizmet vermek yerine, her masaya kısa kısa uğrayarak onlara unutulmadıklarını hissettirmek bahşişleri katlıyor..."
Düşünüyorum da evet, eğer yemeğinizin geciktiğini düşünüyorsanız, aklınıza gelen ilk olasılık, bir karışıklık olduğu ya da "unutulduğunuz" oluyor. Sipariş paniğine kapılıp duruma müdahale etme isteği duyuyoruz.
Hele de o sırada bir servis görevlisiyle göz göze gelemediysek ipler hepten kopuyor.
Açıklanmayan bir bekleyiş kendini normalden daha uzun hissettiriyor.
Masada sohbeti, işi gücü bırakıp bununla ilgilenmeye ve sinirlenmeye başlıyoruz.
Ama biri gelip size her şeyin yolunda olduğunu, siparişlerinizin hazırlanmakta olduğunu söyleyince iş değişiyor. "N'oluyor acaba, unutuldum mu" stresi azalıyor. Beklenilen vaktin, normal servis süresi olduğuna ikna olup rahatlıyoruz.
Tabii bu da memnuniyetsizliğimizi azaltıp memnuniyetimizi artırıyor.
Sonuç da bahşişlere yansıyor.
Restorancılara ve garson arkadaşlara duyurulur.
Robotlara kalasın!
Zamane ilişkilerine değinen Seda Sayan bu kez çuvaldızı genç kızlara batırdı: "Erkeklerin değil, kadınların 'Sevgili olmak istiyorum' demesi lazım. Bu çocukları, delikanlıları bozuk para gibi harcıyorsunuz. Robotlara kalacaksınız. Sizin yatacak yeriniz yok..."
Kendisi erkek annesi olduğu için, bu söylediklerinde taraflı olarak mı konuşuyor yoksa gerçekten objektif mi bilemedim tabii...
Yalnız bu robot tespiti çok komik Kadırgalı'nın. Kimseyi bulamayıp en sonunda yapay zekâdan sevgili yapmak zorunda kalanları kastediyor.
Çin'de falan öyle yaygınlaşmış ki hükümet yasaklamış bu tür sanal sevgili hizmeti veren uygulamaları.
Eskiden "evde kalacaksın" denirdi. Şimdi "robota kalacaksın"...
Belli ki atasözleri, deyimler falan da değişimin eşiğinde. Mesela: Anasına bak, robotunu al... Bak bu daha komik: Gözden ırak, gönülden robot...
Dayısından böcek, amcasından iguana!
Zonguldak'ta kuzu... Trabzon'da keçi... Tekirdağ'da buzağı... Ama böylesi görülmemişti:
Ankara'daki bir düğünde egzotik türlere merakıyla bilinen damada altın yerine sopa böceği, kertenkele, iguana gibi egzotik hayvanlar takıldı.

4