Yazar, okul saldırılarının ardından ebeveynlerin sorumluluğunu vurgulayan eski söyleyişlerin günümüzde yetersiz kaldığını ileri sürerek, internet, şehir şiddeti ve sosyal medya tehditleriyle karşı karşıya olan modern aileler için çocuk yetiştirmenin daha zor hale geldiğini savunuyor. Ancak bu argümanın karşısında: ebeveyn ne kadar dikkatli olursa olsun, toplumsal sorunlar ve şiddeti bireysel parenting becerisiyle çözmek mümkün müdür?
Arka arkaya yaşanan okul saldırılarının ardından "Hababam Sınıfı" filminde Mahmut Hoca'nın (Münir Özkul) o efsane tiradı paylaşılmaya başladı:
"Tembel çocuk, hatalı çocuk, suçlu çocuk yoktur. Hatalı, suçlu ana-baba vardır..."
Bir yere kadar çok doğru. Ama günümüzde anne-baba olmak da o kadar kolay değil.
Ahmet Minguzzi olayını hatırlayın: Kaykay parçası almak için gittiği Kadıköy'de, güpegündüz hareketli bir sokak pazarında bıçaklanmıştı.
Hakeza Atlas Çağlayan...
Kafede otururken "yan baktın" kavgasında ölmüştü.
Eskiden en azından okulun içi güvenli bilinirdi. Çocuk okulun kapısından girdi mi, içi rahat ederdi ebeveynlerin.
Öğrenciler kendi aralarında kavga bile etse, "Çıkışta buluşalım" diye sözleşirlerdi. Okulun içinde hırgür olmazdı.
Deniyor ya: "Teknoloji gelişti, imkânlar arttı, çocuk yetiştirmek artık çok kolay..."
Evet, bazı şeyler geçmişe göre daha kolay.
Ama hayır, bence anne-baba olmak asıl günümüzde daha zor.
Bir kere artık internet diye bir gerçeğimiz var. Kendi çocuğunu düzgün yetiştirmekle bitmiyor ki iş.
Pazara giderken kork, kafede otururken kork, okulda ders yaparken kork, trafikte kork...
Bu devirde çocuk sahibi olmak her an yüreğinin ağzında olması demek.
İnsan aklını kaçırır endişeden.
Daha dün bir, bugün "cımbız"
Sosyal medyada, özellikle de eski Sovyet ülkelerinde meşhur olan Karaköy'ün yakışıklı mısırcısı Alper Temel, medyadan çok şikâyetçi. Sözleri cımbızlanıyormuş.
"Turistler neden geliyor" diye sorup, zorla ağzından "Yakışıklı olduğum için geliyorlar" lafını alıyorlarmış.

32