Doğum gününüz ne zaman Ben Oğlak burcuyum: 9 Ocak. Eskilerin deyimiyle kara kışın, zemherinin tam ortası. Şikâyetim yok tabii ama bu mevsimde doğmanın üç büyük dezavantajı var. Birincisi, kaşkol-bere-eldiven.
Her doğum gününde bunlardan hediye edildiğinden üç büyük çekmece dolusu kaşkol takımım var. Atsan atamıyorsun, satsan satamıyorsun; hediye sonuçta.
Gören de kutup dairesinde falan yaşıyorum sanır.
Eğer bu mevsimde doğuyorsanız, ikinci büyük dezavantaj da şu: Doğum günüm tam şubat tatilinin arifesine denk geldiği için ertesi gün hep sınav vardı. Yeni yaşını mı kutlarsın, ders mi çalışırsın, yoksa yeni yaşına bolca suçlulukla mı girersin, orası size kalmış.
Üçüncü mesele daha mühim: Bazen hava öyle kötü oluyor ki çoğu zaman doğum günü kutlamanızı iptal etmek ya da ertelemek zorunda kalıyorsunuz.
Kar-kıyametten dolayı kimse evinden çıkamıyor ki gelip yaş gününüzü kutlasınlar.
Haberin DevamıHiç unutmam, yine ertelenen bir doğum günü eğlencemde, üç arkadaş soluğu köşedeki McDonald's'ta alıp burgerin üzerine mum dikerek kutlamıştık yeni yaşımı...
Dediğim gibi, burcumdan şikâyet ettiğim anlaşılmasın sakın.
Neyse ki biz Oğlaklar gösteriş ve şatafat yerine, samimiyete önem veren insanlarız.
Ve o karlı günde yaptığımız o neşeli kutlama hâlâ özel bir çerçeve içinde yer alıyor anılarım arasında. Kışa daha var, hele ocak ayına çok var...
Peki nereden çıktı bu doğum günü meselesi...
Önüme McDonald's'ta yapılan doğum günleriyle ilgili bir basın bülteni düştü de oradan...
Şöyle demişler bültende:
"McDonald's Türkiye, çocukların arkadaşlarıyla eğlendiği, anne ve babaların da çocuklarının mutluluğunu paylaştığı doğum günü kutlamalarına ev sahipliği yapıyor.
Pastadan parti setine, menülerden eğlenceli aktivitelere kadar pek çok hazırlığı kapsayan doğum günü paketleri, ailelere çocuklarıyla birlikte kutlamanın tadını çıkarma fırsatı sunuyor.
Yetişkinler de dostlarıyla bir araya gelerek yeni yaşlarını çocukluk günlerinin neşesiyle kutlayabiliyor..."
Haberin DevamıKuşaklar arası eğlence
Vay be... Demek kuşaklar değişiyor ama bazı alışkanlıklar hep devam ediyor.
Bunu biraz şuna benzettim: Yıllar önce Hollanda'da ülkenin en ünlü eğlence parkına gitmiştik.
Öyle köklü bir yer ki
eski kuşaklar çocukken burada eğlenmiş; yıllar geçtikçe çocuklarını, daha sonra da torunlarını getirir olmuşmuşlar.
Parkın en önemli ve en sevilen oyuncağı yüksekteki dalgalanan raylarda süper bir hızla akan roller coaster... Tabii her çocuk ona binmek istiyor ama yaşa göre değil, boya göre!
Bilet sırasında şimdi kaç santim olduğunu hatırlamadığım bir boy ölçüsü var.
Çocuk onun önüne geçiyor, eğer boyu çizgiyi geçmişse, roller coaster'a binmeye hak kazanıyor.
Haberin DevamıYok boyu bu hızlı araca binecek uzunluğa henüz ulaşmamışsa parka bir sonraki gelişini beklemek ve tekrar denemek zorunda.
Vaktiyle sıraya girip boyunu ölçtüren dedeler, şimdi kendi torunlarının sabırsızlanarak aynı sıraya girmesini izliyor.

5