Nazar değmesi haktır ve ondan korunmak lâzımdır

İnsanlarla birlikte yaşadığımız toplum hayatında, herkesin başına birçok hadiseler gelir. Bunların bir kısmından kaçınmak pek de kolay değildir. Bu hadislerin başında nazar değme olayı da vardır.

Bu mesele için Peygamber Efendimiz (asm) "Nazar değmesi haktır." buyurmuştur. Bazı insanların bakışları gerçekten elektrik çarpması gibi insanı etkiler ve zarar verir. Özellikle haset gözüyle bakan bazı kişiler bilerek, bazıları da farkında olmadan nazarları tesir eder. Halk arasında buna "Nazar insanı mezara, deveyi de kazana sokar." demişlerdir.

Sevgili Peygamberimiz (asm) hakkında da nazar değmesi olmuştur. Hatta, Kalem Suresi'nin 51. ve 52. ayetleri bu konuda gelmiştir. Mealen: "O kâfirler, Kur'ân'ı işittiklerinde hasetlerinden neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. Hâlâ da 'O bir mecnundur.' diyorlar. Halbuki o bütün âlemler için bir öğüttür." İşte bu ayet-i kerîme, kendisine nazar değmiş olan kişiye dua makamında okunur. Buna ilâve olarak, Felâk ile Nas Sureleri ve Ayete'l-Kürsî de okunarak, o kişinin nazarın tesirinden kurtulması Allah'tan istenir.

Bediüzzaman Hazretlerine de çok nazar değmesi olmuştur. ünkü, insanlar ya hayranlıklarından ya da haset ve kıskançlıklarından dolayı baktıkları için, Bediüzzaman hastalanır ve yakın talebelerine nazar duası okuturmuş. Ziyaretine gelenlere hizmetkârı olan talebeleri "Üstad'ın yüzüne bakmadan onunla konuşun ve nasihatlerini dinleyin." diye tembih ederlermiş.

Rahmetli Şaban dedem iyi bir hocaydı. İlk ve ortaokul yıllarımda birlikte kaldık. Sütünden ve yoğurdundan istifade ettiğimiz keçilerimiz vardı. Hayvanların memelerini torba ile kapatırdı. ünkü, bazı insanların maşaallah demeden "Ooo memeleri ne kadar çok sütlü!" dedikleri zaman, keçi mutlaka hastalanır ve rahmetli dedem hemen bir ekmeğe nazar duası okur, yedirir ve hayvan o durumdan kurtulurdu.

Bir çiçek, hayvan veya güzel bir insanı görünce "Maşaallah! Allah dilemiş ne güzel yaratmış!" demek, adeta koruyucu bir kalkan gibi nazar değmesini engelliyor. Tıpkı bilgisayarların ekran koruyucusu gibi bir vazife görüyor. Fakat, nice insanlar maalesef maşaallah demeyi ihmal ediyor ve belki de farkında olmadan başkalarına zarar veriyor. Onun için, inanan mü'minler mutlaka kendine hayranlık veren şeyleri gördüklerinde, maşaallah demeyi kendilerine bir vazife olarak görmelidir.