ANTALYA'nın gözbebeği Kalekapısı... Onlarca kez yazdım, çizdim... Yapmayın, etmeyin dedim, dinleyen olmadı! Olsa da hep geçici çözümler, hep göstermelik hareketlerle meseleyi geçiştirdiler... Şimdi gidin bakın Kalekapısı ne halde...
Çadır gibi şemsiyeler, renk renk tabureler, sandalyeler...
*
Yaya yollarında Maraş dondurmacıları, mısır tezgahları...
*
Saatçi, parfümcü, dövmeci...
*
Sezen Aksu şarkısı gibi mübarek.
*
Şinanay da yavrum şinanay...
*
Hiç şaşırmayın!
*
Meydanın ortasında onu söyleyen de var.
*
Üstelik megafonla.
*
Yetmez!
*
Elindeki kanlı, canlı yılanla hanutçuluk yapan, hıyar tezgahıyla Attalos'a komşu olan...
*
Ne ararsanız var, anlayacağınız...
*
Bir tek şey yok...
*
Zabıta!
*
İş öyle bir noktaya gelmiş ki, işgalci de hanutçu da seyyar satıcı da birbirinden şikayetçi!
*
Vallahi, billahi Aziz Nesin hikayesi gibi...
*
20 milyon turisti ağırlayan Antalya'nın düştüğü hale bakın!
*
"Yazıktır, günahtır" diyeceğim ama inanın ben de yoruldum.
*
Asıl merak ettiğim bu rezalete izin veren daire başkanları, şube müdürleri

30