Vurgunculuk düzeni

Bismillâhirrahmanirrahim!

FON vurgununun yerleri gökleri inletecek şekilde açığa çıkışının 50. günündeyiz. Fon olayında ilk duyduğumuz Fatma Betül Sayan Kaya Perşembe günü çıkarıldığı mahkemece, "suç örgütüne üye olma" gerekçesiyle tutuklandı. "Ucu nereye uzanırsa uzansın..." sözü, ilk kez iktidarı da kapsadı. Muhalefetteki suç isnadı yapılan başkanlar, milletvekilleri de mahkeme kanalıyla cezalandırılmalıdır. Siyasi tutuklama sonlandırılmalıdır. Hırsızlığın azı da çoğu da hırsızlıktır.

Çok çalan görmezlikten gelinemez. Bazı pazar yeri haksızlıklarını düşünüyorum. Yaşlı bir bacımız, sırf hayata tutunmak için, bahçesinde yetiştirdiği azıcık meyve, sebzeyi bir ümitle pazara getirip "harçlık" yapmak istiyor. Bazı işgüzar zabıtalar "kayıt dışı" gerekçesiyle yaşlı kadına yapmadığını bırakmıyor. Kadının feryadı pazar yerini ayağa kaldırıyor. Yönetmelik böyle olabilir. Böyle durumlarda kişisel ferasetle "idare etmeyi" devreye sokmak gerekmez mi Ortada bir suç da yok, vurguncu da!

Böyleleri zayıf olduğu için mi üzerlerine gidiliyor Ortada küçük bir teknik hata varsa bunun üzerine "vurguncu" gibi gitmek doğru mu Ziya Paşa'nın şu beyti aklıma geliyor: "Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz / Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir." Yani, milyonla çalan el üstünde tutulur; birkaç kuruşu çalan kürek çekme cezasına çarptırılır.

Fon yolsuzluğunu bir de bu açıdan bakalım. Muhalefet partili başkanlar ve etrafındakilere suç isnadı yapılarak şafak operasyonları yapılıyor; hemen gözaltına alınıyor. İktidar belediyeleri bundan muaf tutuluyor. Adalet mi bu

DENETLEME OLMAZSA!

FON soruşturmasına konu olan kişilerin çokluğu ve "yaygınlığı", "Yoksa, hiç denetim yapılmamış mı" sorusunu akla getiriyor. Sayıştay; TBMM adına merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları, mahallî idareler başta olmak üzere, kamusal kaynak kullanan pek çok kurum ve kuruluşu denetleme görevini yapar. Görevini yapmış mıdır Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) bunda ihmali var mıdır

Nasıl ki, 15 Temmuz'a bir günde gelinmemişse, vurgunculuğun da uzun zamana yayılan geçmişi vardır. İktidar, en etkili denetleme mekanizmalarını kaldırdı. Eskiden bakanlar yanlış yaptıkları zaman "gensoru" yolu açılır, millete hesap verirlerdi. İktidar bu mekanizmayı kaldırdı. Milletvekilleri bile bakanlara ulaşamadığını söylüyor. Bakan, millete karşı değil, cumhurbaşkanına karşı sorumlu hale geldi. Düzenlemeye göre, bakanın milletvekilinin sözlü sorularına cevap zorunluluğu yok.

Denetleme olmadan hiçbir kurumu yaşatamazsınız! Küçük bir aileyi bile! Okulların bile denetleyici disiplin kurulları var. Denetleme mekanizması çalışmadan millet yaşar mı Denetleme yapmayan, yaptırmayan yöneticiler suçlu değil midir Ülkelerin bütçesiyle yarışan düzeyde bir vurgun iktidarın desteği olmadan yapılabilir mi

455 bin fon mağdurundan; 7 milyon fon yatırımcısından söz ediliyor. Bu açıklamalar doğru mudur Birileri güvence vermeden kim bu ölçüde yatırım yapar Fon vurgunu için, "Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı" diyen ekonomistler var. Bu korkunç manzara güveni yok edecek düzeydedir. Nerede sorumlu yöneticiler

SİYASİ AYAĞI

FON konusundaki gelişmeleri ve çözüm yollarını gündemine alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, krizin faturasını konuyla ilgisiz kişilere kesilmemesini istedi. Hükümete fon olayının siyasi ayağını bulma görevini hatırlattı.