Üç yıllık onurlu direniş

Bismillâhirrahmanirrahîm!

7 EKİM 2023'te başlayan Aksa Tufanı harekâtı üç yılını doldurdu. Bu süreç HAMAS ve Filistin için çok zorlu oldu. 75 binden fazla şehit verildi. Cihada koştular. Terörist İsrail'in acımasız soykırımcı politikalarına rağmen yılmadılar. Bebekleri şehit olduğunda, "Şehit Allah'ın sevgili kuludur" diyerek Rablerine teslim oldular. Tevekkül ve azmin en güzel örneğini verdiler.

Gazze, 360 kilometrelik bir alan üzerinde; 41 kilometre uzunluğunda; 6 ile 12 kilometre genişliğinde bir toprak parçası. Gazze Şeridi'nde 2 milyondan fazla insan yaşıyor. Bizim orta büyüklükteki bir ilçemiz kadar. Bu kadar küçük bir toprak parçasına dünyanın bütün Siyonist ve haçlıları saldırdı. Yani Haçlı-Siyonist İttifakı... ABD desteğindeki İsrail'e pek çok Batı ülkesinin yöneticileri de destek verdi.

ABD, İsrail'in ihtiyacı olan her silâhı üreterek, her konuda sınırsız bir imkân sundu. Kara, deniz ve havadan atılan sınırsız bombaya rağmen Gazze'nin yenilmez mücahitleri "kesinlikle" yılmadılar. Direndiler, can feda ettiler; ama asla teslim olmadılar. Şair Yusuf Tuna'nın nazmettiği, "Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah'ı var" şuuruyla cihada koştular. Liderleri İsmail Heniye, Yahya Sinvar'la birlikte pek çok komutanları da şehit oldu. Ama direniş sürdü.

Dünya, bu muazzam direnişe hayran kaldı. Amerika ve İsrail'in de yenilebileceği görüldü. İnsanlık "direniş"in ne anlama geldiğini öğrendi. Dünyada nice insaflı ve vicdanlı insan Filistin davasının haklılığını anladı. İhtida olayları hızlandı.

TERÖRİST İSRAİL

BUNCA orantısız güç kullanılmasına rağmen, İsrail ve ABD, Gazze'de arzu ettiği sonuca ulaşamadı. Çünkü tarihin "haksızlar" tarafında duruyorlardı. Filistinliler ise "haklı"ydı. Çünkü onlar sömürgecilerin işgal ettiği öz topraklarını savunuyorlardı. Bundan daha tabiî ne olabilirdi İnsanların vatanlarını savunması "onurlu bir tavır"dır. Kahramanlık örneğidir. İsrail, Filistin'i işgal etme ayıbını taşıyor. ABD ise, "haksız", "zalim", "teröristçe" davranana destek veriyor.

9 Eylül 2026 günü, Millî Gazete, sorumlu gazetecilik ve hakikatin pekişmesi adına, ABD'li bir yarbayın "itiraf" özelliğindeki bir röportajına yer verdi. Millî Gazete Siyaset Editörü Gökçen Göksal, ABD ordusundan emekli olan Yarbay Daniel L. Davis'le konuştu. Davis'in sözleri bir hakikatin "tescili" gibiydi. ABD'nin İsrail'in yanında Filistin'e karşı savaşa girmesini şöyle açıkladı:

"Biz savaşa ABD'nin çıkarları için girmedik. Bunu herkes biliyor. Nereden mi biliyor ABD Dışişleri Bakanı Robio açıkladı: "İsrail'in İran'a saldıracağını biliyorduk. Kenarda duramazdık", dedi. Davis, ABD halkının, İsrail'in her söylediğini gözü kapalı yapmanın getirdiği maliyetlerden artık yorulduğunu, bunun da Siyonistler için dezavantaj olduğunu sözlerine ekledi.

ABD'nin İran'da bataklığa sürüklendiğini, Trump'ın karakterini ortaya koymak adına, Davis'in İran konusundaki sözlerine de yer vermek istiyorum. Davis; "İran'ı hedef aldık; gözümüze kestirdiğimiz hedefleri vurduk; fakat bir türlü ulaşamadığımız dağları,