Sorumlu muhalefetin feraseti

Bismillâhirrahmanirrahîm!

AMERİKA ve İsrail'in İran'a saldırıları sonrası, dünyanın sıkıntılı bir sürece girdiğinin farkındasınız! Trump'ın, 28 Şubat'taki ilk saldırısında, 2 saatte İran lideri Ali Hamaney ve 25 civarındaki üst düzey yetkilisi veya yakınları şehit olmuştu. Fakat Hürmüz Boğazı'yla ilgili olarak, İran'ın ABD ve İsrail aleyhindeki tavrı karşısında çok sert kayaya çarptığını anladı. Sarı Kovboy bugün hayatının en zor günlerini yaşıyor.

Ticarî ve ekonomik fonksiyonu bakımından Hürmüz Boğazı dünyanın en stratejik yerlerinden biridir. Petrol üretiminde önde gelen İran, Umman, Irak, Kuveyt, BAE, Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkeler yalnız "Hürmüz Boğazı üzerinden" dünyaya petrol sevkiyatı yapıyorlar. Küresel enerji ihtiyacının yüzde 20'si bu güzergâhtan sağlanıyor. Hürmüz Boğazı'ndan her gün ortalama 20 milyon varil ham petrol dünyaya sevk ediliyor.

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'yle Umman Körfezi arasındadır. 193 kilometre uzunluğundaki Körfez'in en dar yeri 33 kilometre olsa da, gemiler 200 metre derinliğindeki iki kanaldan geçmek zorundadır. İran, savaş sonrası Hürmüz Boğazı'nı Amerika ve İsrail'e kapatarak kontrolüne aldı. Trump bu konuda NATO ve Avrupa ülkelerinden yeterli destek bulamadı. Çin'den yardım istemesi ABD'nin düştüğü durumu açıklamaya yetmektedir.

ABD ve İsrail'in haksız yere İran'a saldırması dünya dengelerini ve ekonomiyi altüst etti; bölge barışını bozdu; dünyayı endişelendirdi. Saadet Partisi'nin İncirlik ve Kürecik üslerinin kapatılması teklifi samimi ve titiz bir duyarlılığın ürünüydü.

TUZAKLARA DİKKAT

PROF. Dr. Fahri Erenel Paşa, gerekçelerini de açıklayarak, "3. Dünya Savaşı çoktan başladı" (milligazete.com.tr, 22 Mart 2026) ifadesini kullandı. Her savaş ortamında yalan, asparagas, manipüle edilmiş, hedef şaşırtma amaçlı, kara propagandaya yönelik haberlerin yayılma ihtimali kuvvetlidir. Bu sebeple ancak devlet eliyle yapılan açıklamalara itibar edilmelidir. Yöneticiler hata ederse uyarılmalıdır.

Saadet Partisi, Ramazan ayında sık sık Haçlı-Siyonist ittifakının Türkiye'yi İran'la karşı karşıya getirmek istediğini; bu konuda tuzağa düşmememiz gerektiğini hatırlattı. Bölge ülkeleriyle "birlikte" hareket edilmesini önerdi. Bu, ciddiye alınması gereken bir teklifti. Özellikle Genel Başkan Mahmut Arıkan, çözüm için İncirlik ve Kürecik askerî üslerinin bu süreçte kapatılmasını istedi. Öneri üzerine Cumhurbaşkanı siyasî parti liderleriyle görüşmeli ve TBMM'de kapalı oturum başlatılmalıydı.

Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirebilecek en kuvvetli etken, Türkiye sınırları içindeki Kürecik Radar Üssü'nün Amerika ve İsrail'e, İran aleyhinde istihbarat sağlamasıdır. Nitekim 28 Şubat'ta İran'a, ABD ve İsrail'in birlikte saldırdığı olayda, Ali Hamaney ve çevresinin aylarca takibe alındığı haberleri basına yansımıştı.

Dikkat ettiniz mi ABD, Saddam Hüseyin ve Muammer Kaddafi'yi ele geçirmek için aylarca uğraşmıştı. Nasıl oldu da Ali Hamaney ve üst düzey kurmayları iki saatlik bir operasyonla ortadan kaldırılmıştı. Bunu, ABD ve İsrail'e, İran'ı yok etmek için, Kürecik'ten istihbarat sağlanmasından başka nasıl açıklarsınız