Bismillâhirrahmanirrahîm!
İNSANOĞLUNUN ihtiras, kibir ve çıkarı için yapmayacağı bir şeyin bulunmadığı ve ruhun karanlıkta kaldığı bir dünyada yaşıyoruz. Dünyevileşmenin zirve yaptığı bir gezegen! Hırsları uğruna, insanlığı bile yok etmekten çekinmeyen cânî ve zalim insanlarla bir arada yaşıyoruz. Elbette, vicdan, insaf ve izan sahibi insanlar da az değil. Fakat silah, bilişim, ekonomi, medya gibi imkânlar daha çok kötülerin elinde! Bunları silâh olarak kullanıyorlar.
Küresel zalimler ellerinde bulundurdukları güçleri hep zayıflara karşı kullanıyorlar. Meselâ, nükleer silâhların kendilerinden başka kimsede bulunmaması için özel bir çaba harcıyorlar. Hele, İslâm ülkelerinde bulunacak olması onların akıllarını başlarından alıyor. Şimdi de uzayı silâhlandırmak peşindeler! ABD, resmen dünya yörüngesine "uzay silâhı" yerleştirdiğini duyurdu. (15 Eylül 2026)
Sadece bazı ülkeler değil; insanlık tehdit altında! Sorumsuzluk ve gözü dönmüşlük örneği bir gelişme! Uzaya silâh yerleştirmek 1967'de 115 ülkece imzalanan "Uzay Anlaşması"na da aykırı. Bu anlaşma, dünyada "Kitle İmha Silahları" kullanımını yasaklıyor. Çünkü küresel barışı tehdit ediyor. Allah'a isyan! Filmlere konu olan "uzay savaşları"nın dünyaya yansıması!
Dünyada uluslararası hukuk, yasa, kural, insanî değerler diye bir şey tanımamalarıyla bilinen iki öncü güç var: Amerika ve İsrail. En azından yöneticileri bakımından böyle! Bu iki güç, bütün dünyayı kendilerine verseniz, yine doymayacaklar! Trump'ın dengesizlikleri ortada! İsrail, durmadan işgalini genişletme peşinde: Lübnan, Suriye, Kıbrıs, hatta Türkiye...
PROVOKATÖR GÜÇLER
ZALİMLER hedeflerine ulaşmakta geciktikçe daha da serkeşleşiyor. Dünyanın önde gelen ülkeleri arasında, hiç olmadığı ölçüde büyük "gerginlik" var. Neredeyse, "barışçı" ve "arabulucu" bir politika izleyen bir ülke yok. Trump'ın Türkiye için söylediği şu sözler bizi endişelendiriyor: "Türkiye şahane bir ülke; onlardan istediğimiz her şeyi verdiler. Erdoğan harika bir lider; ne istediysek hepsini yaptı."
ABD'nin bulunduğu yerden hayır gelmediğini bilenlerdeniz. İslâm dünyasının liderleri Trump'ın güdümüne girmesinler; kendi çözüm politikalarını üretsinler. Bu teslimiyetçilikle nereye varılır Bölgesel barış gücü olarak "Mekke Savunma Anlaşması" yüreğimize su serpmişti. Trump'ın bu anlaşmayı desteklemesi hiç de hayra alâmet değil.
Burada hemen provokatörler aklımıza geliyor. İslâm dünyasının en dikkatli olması gereken konu bu! Trump, "İsrail'le normalleşme"; "Abraham Anlaşmaları"; "Gazze Barış Kurulu"; "Garantör Ülkeler Anlaşması" gibi pek çok anlaşma yaptı. Bunların "büyük plan"ın birer parçası olduğunu unutmayalım. Mekke Savunma Anlaşması"nın hemen arkasından yaşadıklarımızı biliyorsunuz!
16 Eylül günü Mekke'ye İHA saldırısı yapıldı. Pek çok çelişkili haberlerle karşı karşıyayız. Suudî Arabistan, Mekke üzerine yapılan İHA saldırısının etkisiz hale getirildiğini açıklayarak Yemen'deki Husiler'i suçladı. Husilerin basın Sözcüsü, daha önce de benzeri iftiralar atıldığını söyleyerek, iddiaları "kesin bir dille" yalanladı. Husiler İsrail gemilerinin Kızıldeniz'den geçişini önledikleri için ABD ve İsrail'in onlara karşı ayrı kinleri var. Provokasyonlara dikkat!

13