Bismillâhirrahmanirrahîm!
ÖZGÜRLÜK sevdalıları… Zulme boyun eğmeyen yiğitler… İşgale, soykırıma hayır diyenler… Çocuk ve siviller olarak insan vücutlarının lime lime doğranmasını vicdanına sığdıramayanlar… Lüks, israf ve şatafatın kol gezdiği dünyada "insanların açlıktan ölmesine" razı olmayanlar… Camiler, okullar, sağlık kuruluşları gibi en masum yerlerin bile bombalanmasını vahşice bulanlar… Gazze'de zulmün her çeşidi işlenirken sessiz kalmayan onurlu insanlar… Selâm sizlere!..
İşgal altındaki topraklarına sahip çıkmak adına, Siyonist İsrail'e karşı 77 yıldır direnen Filistin'in şanlı mücahitleri, en bunaldıkları süreci yaşıyor. Hem kara, deniz, hava olmak üzere her yönden yağdırılan bombalar; hem de açlık! Soykırımcı İsrail, mazlum insanları aç bırakarak öldürmek istiyor. Kibirlerinden geçilmeyen, kendilerini dev aynasında gören İslâm dünyasının nice yöneticilerinin, Gazze'ye gönderilen insanî yardım tırlarını bile içeri sokmaya güçleri yetmedi.
İşte böyle bir atmosferde "iş başa düştü" diyerek insaf ve insanlığın ölmediğini gösteren yüzlerce gönüllü, "Küresel Sumud Filosu" olarak yola çıkmak için son hazırlığında! Gazze'deki açlık ablukasını kırmak için yarın İspanya'dan, 4 Eylül'de Tunus'tan yola çıkarak gönderilen yardımlarla Gazze'ye doğru ilerleyecekler! Allah yolunuzu açık etsin! Bunalmış insanlar, Gazzeli kızlar, çocuklar tekbirlerle sizin yolunuzu gözlüyor.
Umuyorum ki, Şeyh Ahmed Yasin'in, Rantisi'nin, Erbakan Hoca'nın ruhu sizlerle… İsmail Heniye, Yahya Sinvar, Hasan Nasrullah, Muhammed Deif; tüm Filistin liderleri, bütün şehitlerin ruhu sizlerle… Milyonlar sizler için duada!
BATI'DA OLSAYDI
DÜNYADA "çifte standart" yaşandığını hepimiz görüyoruz. Bir ülkeye başka, diğerine başka! Âdil olmayan bir dünyada yaşıyoruz. BM ve uluslararası kuruluşların Batı'ya karşı tutumu farklı; İslâm dünyasına karşı farklı! Bu yüzden "dünyanın ayarı" bozuldu. "Âdil düzen" lâzım dünyaya! Gazze'de olup bitenler bir Batı ülkesinde yaşansaydı, dünyaya nizamât verdiği iddiasındaki kurumlar böyle mi davranırdı
Fransa'da Ocak 2015'te, terörist gruplarca 17 kişinin öldürüldüğü günleri hatırlayın! Olaya tepki için dünya ayağa kalkmıştı. 40'tan fazla lider Paris'teki Republique Meydanı'nda "Teröre Karşı Birlik Yürüyüşü"nde kol kola girmişti. Dönemin Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu da oradaydı. Onların arkasından 1,6 milyon Fransız halkı da yürümüştü. (11 Ocak 2015) Vicdanlı insanlar bu olayı unutamadığı gibi; Gazze'de 62 binden fazla insan ölürken sessiz kalanları da unutmayacaktır.
Türkiye'ye gelince… Milletimiz, 1997 başında Filistin'in el-Halil kentinde İsrail tarafından 19 Filistinli öldürülünce, vakit kaybetmeden Filistin'e asker gönderen Erbakan'ı unutmamıştır. İnsanlar doğranır, cesetler parça parça olur, Siyonist açlığı silâh olarak kullanır ve 62 binden fazla insan ölürken; Gazze'ye destek olmamak için bahane üstüne bahane üreten; nutuk atmayı, hamaset yapmayı çözüm sanan sözde "yöneticileri(!)" de unutmayacaktır.
Vicdansız, insafsız olanların adaleti olmaz. Başka ülkelerin çıkarını önceleyenlerin bu ülkeye vereceği bir şey yoktur. Boş ve köpürtülmüş sözlerin derde derman olmadığı açıkça görülmüştür.