Bismillâhirrahmanirrahîm!
"MİLLÎ irade" sözü çok konuşulmasına rağmen, bir o kadar da istismar ediliyor. Özellikle seçmenin "emanet" olarak verdiği oylara çok kere sahip çıkılmıyor. Çok insan "demokrasi" sözünü dilinden düşürmüyor; ama demokrasinin gereği olarak "millî irade"nin "sandığa" ve "TBMM"ye "doğru yansıması" konusu "yeteri kadar" ciddiye alınmıyor. Bu görüntüsüyle "demokrasi"ye hiç içim ısınmadı.
"Millî irade"nin önüne öylesine kalın duvarlar örülmüş ki! Seçimlerin âdil olmaması, baraj sistemi, orantısız tanıtma imkânı, hükûmet partisinin devletin imkânlarını sonuna kadar kullanması, algı operasyonları ile seçmen iradesinin manipüle edilmesi, 86 milyonluk Türkiye'nin "ortak sesi" olması gereken TRT'nin hükûmetin çıkarlarına alet olması, kara propagandanın durdurulamaması bunlar arasında!
Milletvekili ve belediye başkanı transferleri millî iradenin önündeki en büyük engellerden biridir. Seçildiği partiden başka partiye geçen milletvekili, belediye başkanı görüntüleri halkı iyice bıktırdı. Son seçimlerden bu yana 8 milletvekili, seçildiği partiden başka partiye gitti. Parti değiştiren belediye başkanı sayısı 68.
Transferlerin seri olarak sürmesi, "Yoksa milletvekili ve belediye başkanı borsası mı kuruldu" sorusunu akla getiriyor. Bir partiden "emanet" olarak oy alıp başka partiye geçen biri aldığı "emanet"e dürüstçe sahip çıkmış mıdır, dersiniz Böyle bir kişinin gerek oy aldığı partinin gerekse gittiği diğer partinin seçmenlerinin yüzüne nasıl bakabildiğine şaşıyorum. Bunların kendisine veya kendi aile fertlerine de mi saygısı yok Bu "döneklik" de neyin nesi
ÇIKAR HESABI
SON çeyrek asırda politikada "kişisel hesaplar" öne geçti. Millî menfaatler unutuldu. Politikacı, her şeyi istismar eder oldu. Millî iradeyi de! Parti değiştirenler için az veya çok, kirli iddialar konuşuldu. Parti değiştirince siyasi kirlilikler silinecek sanıldı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 13 Mayıs 2026 günkü TBMM Grup Toplantısı'nda "millî irade" ve "siyasi ahlâk" vurgusu yaptı.
Sayın Arıkan, "Türkiye'nin büyük bir bölümünün, seçtiği partinin belediye başkanı tarafından yönetilmediğini" hatırlatarak, bu siyasi lekelerin parti rozeti değiştirerek temizlenemeyeceğini anlattı:
"Rozet değiştirmekle herkesin aklandığı bir düzen oluştu. Karşınızda AK-MATİK! Siyasi lekelerde kesin çözüm(!). 24 yıllık iktidarın yüzde yüz yerli ve millî ürünü(!). İhaleye fesat mı karıştırdın Sorun yok! Hakkında yolsuzluk iddiası mı var Önemi yok! Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun Hiç dert etme! AK-MATİK var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliğiyle her şey bir anda tertemiz(!) oluveriyor. Şaka gibi ama maalesef gerçek! Böyle aklanılmaz. Sandıkta verilmeyen irade transferlerle gelmez."
Ne kadar hayret verici değil mi Ciddi devlet yönetiminde böyle görüntüler olabilir mi Ne oluyoruz Devlet mi yönetiliyor, siyasi entrikalar mı dönüyor Bir partiden diğer partiye geçecek olan, bunu seçmenine soruyor mu Benim halkım... benim milletim... diye ayran kabartacaksınız; sonra da "millî irade" üzerinde oynanan oyunlara ilgisiz kalacaksınız! Bu nasıl anlayış

19