Bismillâhirrahmanirrahîm!
7 AĞUSTOS 2026 günü, bölgesel güvenliği yeniden şekillendirmek amacıyla Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke Anlaşması imzalandı. Bu amaçla 2 senedir diplomatik ilişkiler sürüyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın günübirlik Suudi Arabistan'a geçekleştirdiği bir ziyareti sonucu Mekke Anlaşması imzalandı. "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" adını taşıyan birliktelik üç ülkenin savunma kapasitelerini birleştirmeyi, küresel barışa katkı sağlamayı amaçlıyor.
Mekke Anlaşması'nın amacı üç maddede özetlenebilir: 1. Üç ülke ortak askerî tatbikatlar yapacak. 2. Savunma sanayiinde iş birliği yapılacak. 3. Ortak projeler geliştirilecek. Bu üç ülkeden birine yapılacak herhangi bir saldırı, bu üç ülkenin tümüne yapılmış bir saldırı sayılacak. Anlaşma temelde savunma merkezli bir iş birliğini amaçlıyor.
Mekke Anlaşması'nın tarihî boyutu şöyle açıklandı: "Anadolu'dan Hicaz'a; İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı; ortak değerlerimizle, zor zamanlarda birlikte olacak milletlerin ortak iradesini temsil etmektedir." Bu üç ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca devletlerarası çıkarlara değil; ortak inanç ve dayanışma bağlarına dayandığı anlatıldı.
Mekke Anlaşması ile "stratejik" ve "terörsüz bölge" hedeflendiği açıklandı. Askerî operasyonel iş birliğinin yanı sıra savunma sanayiinde geniş bir entegrasyon amaçlanıyor. Birlikte çalışma ve bölgesel istikrar sağlanması isteniyor. Anlaşmanın Türkiye için de stratejik önemi olduğu vurgulanıyor. Anlaşmanın NATO'ya bir alternatif değil; "tamamlayıcı bir yapı" olduğu ifade ediliyor. Bir anlaşma yapıldı. Beklenene cevap verip veremeyeceğini önümüzdeki süreçte göreceğiz.
BİRLİK İHTİYACI
DEĞİL üç ülkenin bir araya gelip ortak savunma anlaşması yapması; iki Müslüman'ın bile ortak çalışması takdir edilecek bir olaydır. Anlaşmanın adının "Mekke" olması "daha kuşatıcı" olmasını gerektirirdi. Ayrıca Mekke Anlaşması anlatılırken; "NATO'ya alternatif değil; tamamlayıcı bir yapıdır" ifadesi kullanıldı. Müslümanlar tarafından yapılan anlaşma niçin "NATO'nun tamamlayıcısı" olsun ki! Niçin sömürgecilerden "bağımsız" olmasın
Millî Gazete, anlaşmayı haber yaparken; "İş birlikçilikten uzak, "haysiyetli" bir duruş ortaya konmalı" diyerek şöyle uyardı: "Biz, ayrılıklarımızı konuşmaya devam edersek, bizleri ayrı ayrı yutacaklar. Bu birliktelikler daha da genişletilsin! İŞ BİRLİKÇİLİKTEN UZAKLAŞIP İŞ BİRLİĞİ YAPALIM. Son asırda akan oluk oluk kan hep Müslüman kanı oluyor... Yıkımlar, işgaller, katliamlar hep İslâm coğrafyasında yaşanıyor.
Millî Gazete, yapılması gerekeni de şöyle hatırlattı: "Ayakta kalan son İslâm ülkeleri de, vakit geçirmeden 'birlik' olmalı. Kendi geleceğimizi Siyonizm'in ve emperyalizmin insafına terk edemeyiz. Son olarak, İran'ın işgali için birlik olan Siyonist ve emperyalist vahşilerin karşısına bizler de mutlaka birlikte ve güçlü çıkmalıyız. Müslüman ülkeler arasında yapılacak güç birliğine, ekmek kadar, su kadar ihtiyaç var.
Mekke Anlaşması'ndan iki gün önce, Trump Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı Washington'a çağırdı. Bu, kafalarda soru işareti oluşturdu. Türkiye'nin sürece mesafeli durduğu, ağırdan aldığı, temkinli davranarak anlaşmanın içine girdiği

10