Bismillâhirrahmanirrahîm!
TÜRKİYE ve dünyanın adalete en çok susadığı bir dönemde ülkemizden "cesur" ve "onurlu" bir ses yükseldi. O ses, "Adalete dayanmayan bir gücün karıncaya bile yenileceğini" örneklerle anlattı. Bu konuşma, "gücü yetenin gücü yetene" anlayışının yaygınlaştığı bir atmosferde, hukukun zirvesindeki kişi tarafından yapılıyordu. Onun için "adalet"e sevdalı kitlelerin yüreğine su serpti.
28 Nisan 2026 günü Anayasa Mahkemesi'nin 64. yılı münasebetiyle Ankara'da bir tören yapıldı. Devletin en üst seviyesindeki temsilciler de törendeydi. AYM Başkanı Kadir Özkaya, burada yaptığı konuşmada, ısrarla "adalet" vurgusu yaptı. Devlet yöneticilerine, adalet mekanizmasında görev alanlara, halka; hatta dünyadaki bütün "savaş çığırtkanları"na ciddi mesajlar verdi.
Sayın Özkaya'nın hukukî ve insanî temeller üzerine oturan sözleri büyük ilgi çekti. Meselâ sözlerinin bir yerinde şunları söyledi: "Âdil olmazsan, hak ile olmazsan, dünyada ne kadar güçlü olursan ol, gücün ne kadar büyük olursa olsun, nihayetinde Cenab-ı Allah'ın yanında bir sinek kadar bile olamazsın! Ancak hak ile olursan, adalet üzere olursan, bir gün dünyadaki en süper güç bile senin yanında sinek kadar olur."
Bu konuşma, kitlelerin hak ve adalet arayışının tavan yaptığı bir dönemde yapılıyordu. Uluslararası hukukun "yok" sayıldığı bir dönemde! Gülistan Doku cinayetine devlet elinin de karıştığı iddia edildiği için, olayın "İkinci Susurluk Vakası" olarak değerlendirildiği bir atmosferde!
ÖZKAYA'NIN SÖZLERİ
İSTERSENİZ sözün burasında, önemine binaen AYM Başkanı Kadir Özkaya'nın törendeki bazı sözlerini yeniden hatırlayalım:
* Adaletten uzak bir devlet uzun ömürlü olamaz. Salt güç politikasıyla, bencil çıkarlarla kalıcı güvenlik ve barış sağlanamaz. Adalet üzere hareket etmeyen hiçbir devlet, ne kadar güçlü olursa olsun, uzun ömürlü ve kalıcı olamaz. Ancak adaletli olursa, hak ile olursa, hangi inançtan olursa olsun, her şeyi başarır ve uzun ömürlü olur.
* Acımasızca, adaletten uzak bir şekilde kullanılan güç ise ne kadar büyük olursa olsun, nihayetinde hasmı karınca da olsa yenilir.
* Adalete dayanmayan güç; Firavun ve Nemrut'ta olduğu gibi sonunda helâk olur. Karun gibi ne kadar zengin, ne kadar güçlü olursa olsun, haksız oldu mu, âdil olmadı mı hepsi elinden çıkar.
* En büyük adaletsizlik savaştır. Çünkü savaş en çok çocukları, kadınları vurmakta; kalkınmayı ve refahı durdurmaktadır. Nefreti büyütmektedir. Nesiller boyunca sürecek travmalar bırakmaktadır.
* Hazreti Süleyman'ın vârisi olduklarını düşündükleri halde, onun misyon ve adaletine uygun davranmayanlar başta olmak üzere; Gazze ve dünyanın birçok yerinde bebeklere, çocuklara, kadınlara ve herkese en ağır zulümleri yapanlar, savaş suçu işleyenler, yapılan zulümlere gözlerini ve vicdanlarını kapatanlar, zalimlere destek olanlar, zulümlerin bir gün kendilerine döneceğini unutmamalıdır.
* Hâkimlik, savcılık; derin ahlâkî sorumluluk

4