Bismillâhirrahmanirrahîm!
TOPLUMLAR için aslolan "barış"tır. Savaş arızî bir haldir. Şartları oluşursa "zorunlu" hale gelebilir. Özellikle, saldırıya uğrayan bir ülkenin kendini savunması, misilleme yapması en tabiî hakkıdır. Bir Çin bilgesi olan Sun Tzu'nun 37 yüzyıl önce yazdığı Savaş Sanatı isimli bir eseri var. Savaş stratejisi üzerine yazılmıştır. Silâhlı kuvvetlerin temel ilkelerini ortaya koyan kitap, önce Çin'de olmak üzere pek çok ülkede askerlik ders kitabı olarak okutuldu. Tezi şudur: "Asıl zafer, düşmanını savaşsız yenmektir."
İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Erenel Paşa'nın, Millî Gazete'de, bugün Orta Doğu'da yaşanan savaşın geçmişe dayalı dinamiklerini, günümüze yansımalarını, muhtemel gelişmelerini anlatan ciddi bir analizi yayınlandı. (23 Mart 2026) Basında benzerini pek görmediğim, faydalandığım ciddi ve kapsamlı bir değerlendirmeydi.
Erenel Paşa insanlığın, savaşın getirdiği yıkım, acı ve gözyaşını önlemede Taş Devri insanından daha ileri olmadığını, Malezya eski Başbakanı Mahatkir Muhammed'in şu sözüyle açıkladı: "İki bin yıllık deneyim, dünya kadar bilgi bizim yaşamımızı Taş Devri insanlarından daha iyi yönetmemize yetmedi."
Yazar, "Yaşadıklarımızın aslında 3. Dünya Savaşı'nın bizzat kendisi olduğunu" söyleyerek Maduro ve eşinin gece vakti yataklarından alınıp Amerika'ya kaçırılma olayını, Rus Filozofu Aleksandr Dugin'in o günlerdeki sözleriyle açıkladı: "Gerçek bir dünya savaşına giriyoruz. Hem de hızla!" Erenel Paşa, İran Savaşı'nın, "Küresel ölçekte yapısal bir çatışma süreci olduğunu" vurguladı.
GÜÇ GÖSTERİSİ
DÜNYA müstekbirleri; aç gözlülük, hırs ve çıkar uğruna birbirlerine karşı güç gösterisi yapıyorlar. Gücü yeten gücü yetene saldırıyor, baskılıyor. Ülkeler varlıklarını sürdürmek için doğru yerde durmalı ve dünya gidişatını iyi okumalıdır. Dost ve düşman kodlamasını doğru yapmalıdırlar. Bu konudaki ufak bir yanlışlık tehlike işaretidir.
Uzmanlar sömürgeci elitleri şöyle değerlendirir: Amerika'nın en büyük rakibi Çin'dir. İsrail'in düşmanı ise İran! AB'nin asıl hedefi de Rusya! Sömürgecilerin İslâm dünyasını yok etmeye çalıştığı bir dünyada, Müslümanların yeri kardeşlerinin yanıdır.
NATO'nun tek Müslüman üyesi Türkiye'dir. NATO'yu yönlendirenlerden biri olan, İngiltere eski Başbakanı Margaret Thacher, Sovyetler'in yıkıldığı yıllardaki 1991 yılında yapılan NATO Toplantısı'nda; "Düşmansız bir toplum yaşayamaz. Bundan sonraki düşmanımız İslâm olacaktır" demiştir. Türkiye'nin NATO içindeki sıkıntısı çok kere bundan olmuştur.
Erenel Paşa, ABD'nin bugünkü saldırganlığının sebebini rakibi olan Çin'e karşı öne geçmek istemesine bağlar. Amerika'nın Mart 2026'daki iç borcu 39 trilyon dolardır. Bütçe açıkları, sağlık giderleri, artan faiz oranları sebebiyle ekonomisi sarsılmıştır.
Trump, 2026 Mart'ı sonunda Çin'le görüşmeyi planlamıştı. Maduro olayından sonra, Çin'in de karşısına İran'a karşı zafer kazanmış bir kahraman(!) olarak çıkmak istiyordu. Bu olmayınca, ziyaret 2026 Nisan'ına ertelendi. Emperyal güçler; geleceklerini, sömürülerini devam ettirmek ve rakiplerini yok etmek üzerine kurmaya çalışıyorlar. Ne kadar hastalıklı bir mantıktır bu!

4