Emeklilerin feryadı

Türkiye'nin ekonomik fırtınasında en çok ezilen kesim kim Cevap acımasızca net: Yaklaşık 17 milyon emekli ve hak sahibi (gerçek emekliler ise 12-13 milyon civarında). Bu devasa kitle, ömür boyu prim ödeyerek, ter dökerek, sırtında ülkeyi taşıyarak emekliliğe adım attı. Ama şimdi Enflasyonun pençesinde eriyen maaşlar, kabaran faturalar, eczane kuyrukları, market raflarında yükselen fiyat etiketleri… Bu tablo bir istatistik değil; milyonlarca insanın kırık hayali, uykusuz gecesi ve bastırılmış öfkesidir. Ve bu öfke, sönmeyecek bir volkan gibi kaynıyor.

SİSTEMDEKİ KAOSUN SORUMLULARI KİM

Eğri oturup doğru konuşalım: Emeklilik sistemindeki bu derin yaraların bir kısmı bizim eserimiz. EYT düzenlemesi gibi adımlar, milyonları erken emekliliğe kavuşturdu ama sistemin dengesini altüst etti. Popülizm adına atılan bazı adımlar, bugün hepimizi vuruyor. Kimse kusura bakmasın; en büyük sorumluluk 24 yıldır iktidarda olan AK Parti'ye ait. Siyaset bahane üretme yeri değil, çözüm bulma adresidir. AK Parti, bu yükü taşıyan tek güç; mazeretlerin arkasına sığınmak yerine, sorunu kökünden çözmek onların görevi.

AK PARTİ'NİN ESKİ ZAFERLERİ HATIRLANSIN

Hafızamızı tazeleyelim: 2002'de iktidara geldiklerinde neyle karşılaştılar Askeri vesayetin demir yumruğu, 2001 krizinin enkazı, terörün gölgesi… Enkaz edebiyatı yapmadılar. Cesur reformlarla vesayeti kırdılar, ekonomiyi ayağa kaldırdılar, IMF'ye borcu kapattılar, büyüme rekorları kırdılar. Bu çözümler halkın güvenini kazandı, güven oyları artırdı, başarı hikayesi böyle doğdu. Bugün şartlar ağır: Küresel enflasyon, jeopolitik fırtınalar, pandemi yaraları… Ama emeklilerin gelir sorunu hiçbir mazeretin gölgesinde kalamaz. AK Parti'nin o problem çözme iradesi hâlâ duruyor – kullanın onu!

EMEKLİLERİ CHP'YE GİTMEYE MECBUR BIRAKMAYIN!

Bu 17 milyonluk öfkeli kitleyi daha fazla küstürmeyin. Onlar yıllarca AK Parti'ye oy verdi, inandı, destekledi. Şimdi düşük maaşlarla, geçim derdiyle boğuşurken "bekleyin, düzelir" demek yetmiyor. Emeklileri CHP'ye gitmeye mecbur bırakmayın; bu, sadece bir siyasi kayıp değil, yılların emeğinin ve güveninin hiçe sayılması olur. Onlar sadaka değil, hak ettikleri onuru ve refahı istiyor. Bu öfkeyi yatıştırmazsanız, sandıkta büyük bir hayal kırıklığı yaşanır.

PATLAMA KAÇINILMAZ MI

Eğer bu sorun çözülmezse, emeklilerin birikmiş öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yaratır. Atom bombası gibi patlar, siyasi haritayı siler süpürür. Yerel seçimlerdeki işaretler ortada: Emekli oyları kayıyor, muhalefet bu yarayı kaşıyor. 2028 genel seçimleri bir hesaplaşma arenasına dönerse şaşırmayın. Emekliler sadece seçmen değil; anneler, babalar, dedeler, nineler. Sessiz çığlıkları yarın gürültülü bir depreme dönüşür.