Dünyada, özellikle de bölgemizde "enerji savaşları"nın yaşandığı bir dönemde Türkiye stratejik hamleler yaptı. Dışa bağımlılığını azaltmak için âtıl durumdaki enerji kaynaklarını çeşitlendirerek birer birer devreye soktu.
2026 yılı Ağustos ayı sonu verilerine göre Türkiye enerjisinin yüzde 25,5'ini hidrolik enerji, yüzde 19,5'ini doğal gaz, yüzde 17,4'ünü kömür, yüzde 12,2'sini rüzgâr, yüzde 22'sini güneş, yüzde 1,4'ünü jeotermal ve yüzde 2,1'ini ise diğer kaynakları teşkil eden kurulu güçlerinden sağlıyor. Bu kurulu güçlerden 126 bin 944 Megawatt'a (MW) ulaşıldığı; toplam kapasitenin yüzde 72,1'ini yerli kaynaklardan, yüzde 62,9'una tekabül eden 79 bin 902 megavatlık kısmının ise yenilenebilir enerji yatırımlarından elde edildiği verilere yansıyor. Bu verilerle birlikte Türkiye'de elektrik enerjisi üretim santrali sayısı, 2026 yılı Ağustos ayı sonu itibarıyla 43.844'e (lisanssız santraller dâhil) yükselirken, mevcut santrallerin 777 adedi hidroelektrik, 69 adedi kömür, 418 adedi rüzgâr, 68 adedi jeotermal, 353 adedi doğal gaz, 41 bin 749 adedi güneş, 410 adedi ise diğer kaynaklı santrallerden oluşuyor.
Bunca enerji üretimine rağmen dışa bağımlılığı devam eden Türkiye, "enerji savaşları"nın gölgesinde çıkış yolu arıyor.
"ENERJİ SAVAŞLARI"NIN TANSİYONU DÜŞMÜYORBölgemizde etkili olan sıcak çatışmaların ana eksinini oluşturan "enerji savaşları"nın tansiyonu yıllardır düşmek bilmiyor. Rusya, Ukrayna, İran, Yemen'de süren çatışmalar son günlerde direkt olarak enerji savaşına dönüştü. Dünya petrol sevkiyatında kilit rol oynayan Babülmendep ve Hürmüz Boğazı kilitlenirken, Süveyş Kanalı felç oldu. Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırılar zirveye ulaştı.
Diğer taraftan Yemen'deki İran destekli Husiler füzelerle Suudi Arabistan'ın petrol rafinelerini vurdukça fiyatlar artıyor... Çatışmaların yoğun olarak yaşandığı bir ortamda dünya adım küresel krize evriliyor...
"Enerji Savaşları"nın zirve yaptığı bir dönemde, enerji kaynakları hava ve su kadar kritik bir önem arz etmeye başladı. Bu riski fark eden Türkiye son yıllarda bu alanda önemli hamleler yaptı. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için hidroelektrik, güneş, doğal gaz, rüzgâr, yerli kömür, ithal kömür, biyokütle, jeotermal enerji kaynaklarında büyük yatırımlar yaptı.
Bir kaç örnek verelim...
TÜRKİYE ENERJİDE ÖNEMLİ PROJELERE İMZA ATTIMersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında 2010'dan beri yürütülen çalışmalarla reaktör dayanıklılık testleri başarıyla tamamlanan 1. Güç Ünitesi'nin işletmeye alınması için geri sayım başladı. Santralin devreye alınmasıyla birlikte Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 2.5'i nükleerden karşılanacak.
2021'de Şırnak'ın Gabar bölgesinde, Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfinin yapılmasıyla birlikte Türkiye'nin enerji stratejisi değişti. Günlük 84 bin varile yakın üretimin yapıldığı 1 milyar varil petrol rezervine sahip Şırnak Gabar Dağı'nda; keza Türkiye'nin petrol üretiminde yeni bir sayfa açabilecek potansiyeliyle sahip Diyarbakır'da 600 kilometrekarelik alanda yürütülen "yeni oyun değiştirici hamle" ile Gabar'ı 2-3'e katlayabilecek rezerv için çalışmalar başlatıldı.
Bitmedi!..
Bir taraftan birçok alanda enerji çeşitliliği artırılarak âtıl kaynaklar yeni keşiflerle millî ve yerli imkânlarla hayata geçirilirken, diğer taraftan ise "Mavi Vatan"da büyük enerji hamleleri yapıldı.
Bu hamlelerden birisi de Karadeniz'in kalbindeki Sakarya Gaz Sahası'nda keşfedilen doğal gaz rezervi keşfiydi...
Hatırlayalım!..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ağustos 2020'de Fatih Sondaj Gemisi'nin karadan 170 kilometre açıkta Sakarya Gaz Sahası'ndaki Tuna-1 Lokasyonu'nda 320 milyar metreküple Türkiye tarihindeki en büyük doğal gaz keşfini yaptığını açıklaması yurtta büyük sevinçle karşılanmıştı. Sonrasında Fatih Sondaj Gemisi'nin değişik tarihlerde Sakarya Gaz Sahası'da keşfettiği rezervlerle bu rakam 540 milyar metreküpe ulaşmıştı.
Türkali-1, Türkali-2 ve Amasra-1 kuyularında çalışmalarına ara vermeden devam eden Fatih ve Kanuni Sondaj Gemileri'nden müjdeler arka arkaya gelmeye başlamıştı.
Gazı taşıyacak boruların seriminden sonra Zonguldak'taki Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi'nin temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Haziran 2021'de atılmıştı.
Zonguldak Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisleri'nde günlük 9,5 milyon metreküp gaz işlenerek hanelere ulaştırılmaya başlandı.
BAKAN BAYRAKTAR HİZMET ÇITASINI YÜKSELTTİ21 Ağustos 2020 tarihinde dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından başlatılan enerji projelerinden biri olan Karadeniz Sakarya Gaz Sahası çalışmalarının üzerinden 6 yıl geçti.
13 yılı aşkın bir süredir birlikte çalıştığı Fatih Dönmez'den 5 Haziran 2023'te görevi devralan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın riyasetinde hizmet çıtasını yükseltmek,
Türkiye'nin enerjisine enerji katmak için ekibiyle birlikte yeni projelere imza attı.
İşte bu projelerden biri olan ve ilk olarak Temmuz 2024'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuyla paylaşılan Osman Gazi Platformu, 29 Mayıs 2025'te İstanbul'dan Filyos'a uğurlanmıştı.
OSMAN GAZİ DUALAR YOLA ÇIKTIUzun ve hassas çalışmaların ardından Osman Gazi Platformu'nda bugün yeni bir aşamaya geçildi.
Türkiye'nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi'yi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesi Filyos TP Limanı'ndan görev yapacağı Sakarya Gaz Sahası'na dualarla uğurladık... Bir kez daha "hayaldi, gerçek oldu" sözünün ete kemiğe büründüğüne şahitlik ettik.
Karadeniz'in kalbinde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi'nin göreve başlamasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası'ndaki yerli doğal gaz üretimi iki katına çıkaracak ve günlük 20 milyon metreküpe ulaşacak. Bununla birlikte platform Türkiye ekonomisine yıllık 3,5 milyar dolarlık katkı sağlayacak.
20 YIL FAALİYETTE BULUNACAKKaradan 170 kilometre açıkta olan 540 milyar metreküpe rezerve sahip Sakarya Gaz Sahası'nda gece gündüz demeden, 7/24 çalışan mühendisinden işçisine, teknikerinden saha elamanına yaklaşık 10 bin personel, enerji alanında dışa bağımlılığımızı azaltmak ve "Yeni Türkiye"nin geleceğine katkı sağlamak için "Mavi Vatan"da gece gündüz, soğuk sıcak demeden mücadele veriyor.
Bu mücadele görünürde enerji olsa da, arka planda bekâ mücadelesi...
FİLYOS'TA TARİHÎ BİR GÜN...Ve bugün tarihler 17 Ekim Cumartesi gününü gösteriyor... Filyos'ta büyük bir uğurlama töreni var... "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye" şiarı ile yazılan hikâyenin yeni kahramanı Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nu yolcu etme töreni...
Başta sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve ekibi olmak üzere AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Ererji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Fatih Dönmez, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, milletvekilleri, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, çok sayıda bürokrat, davetli ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) çalışanıyla birlikte yine tarihî bir gün ve olaya şahitlik ettik...
Bizimle birlikte uğurlama programına video mesajla katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Osman Gazi Platformu'nun ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bugün sanayi tarihimizde yeni bir sayfa açıyoruz. Osman Gazi "Mavi Vatan"ımızın yüzen fabrikasıdır. Bu vizyoner çalışmaya emek verenlere teşekkür ediyorum" ifadeleriyle hizmet kervanına omuz verenlere desteğini bir kez daha yineledi.
HEDEF ENERJİDE TAM BAĞIMSIZLIKEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, uğurlama programında Osman Gazi yüzer platformu başta olmak üzere güncel konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bayraktar yaptığı açıklamada, "Enerjide tam bağımsızlık hedefimize giden yolda, Türkiye'nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi'yi, Filyos'tan Mavi Vatan'daki görev yeri Sakarya Gaz Sahası'na uğurladık. Karadeniz'in kalbinde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi ile yerli doğal gaz üretimimizi iki katına çıkaracak ve günlük 20 milyon metreküpe ulaştıracağız. Böylece doğal gaz ihtiyacını yerli imkânlarla karşıladığımız hane sayısını 4 milyondan 8 milyona çıkarmış olacağız. Ülke ekonomimize yıllık 3,5 milyar dolarlık katma değer sağlayacak bu dev eserle

8