Kurban Bayramı vesilesiyle sıla-i rahim yapmak için Almanya'dan 10 günlük izin alıp Türkiye'ye geldim.
Havalimanından kiraladığım araçla İstanbul'dan yola çıktım.
Karabük'e, oradan memleketim Sinop'un Türkeli ilçesine geçtim; ardından tekrar Karabük, Ankara ve son olarak İstanbul'a döndüm.
Binlerce kilometrelik bu yolculuk boyunca yollarımızı, şehirlerimizi ve trafik kültürümüzü yakından gözlemleme fırsatı buldum.
Bu yolculukta dikkatimi çeken bir konu ise beni gerçekten düşündürdü:
Üç ve dört şeritli yollarda sürekli sol şerit kullanımı, trafiğin akışını yavaşlatıyor.
İstanbul'dan çıkarken Kuzey Marmara Otoyolu'nu kullandım.
Dört şeritli, modern ve yüksek maliyetlerle inşa edilmiş bir otoyol...
Ancak yolun büyük bölümünde ilginç bir manzarayla karşılaştım.
Sol iki şerit oldukça yoğundu.
Buna karşılık sağdaki şeritler büyük ölçüde boştu.
Ben de sağ şeritten ilerlemeye devam ettim.
Hatta zaman zaman sağ şeritte giderken soldaki araçları geçtiğimi fark ettim.
Ankara istikametinde kullandığım üç şeritli yolda da benzer bir tabloyla karşılaştım.
Sol ve orta şerit yoğun şekilde kullanılırken sağ şerit çoğu zaman neredeyse boştu.
Sanki üç ve dört şeritli yolları kullanmıyor, sürücülerin kendi tercihleriyle iki şeride düşürülmüş bir yolda ilerliyorduk.
O an kendi kendime şu soruyu sordum:
Madem herkes solda gidecekse, bu kadar şeridi neden yapıyoruz
Burada yanlış anlaşılmak istemem.
Elbette sol şeritlerin bir görevi vardır.
Sol şerit; daha hızlı seyretmek ve sollama yapmak için kullanılır.
Ancak trafik kurallarının mantığı, sürücünün sollama işlemi bittikten sonra tekrar uygun olan sağ şeride dönmesidir.
Yani sol şerit sürekli seyir şeridi değil, geçici kullanım şerididir.
Ne yazık ki ülkemizde birçok sürücü sol şeridi adeta kendi özel şeridi gibi kullanıyor.
Kilometrelerce hiçbir aracı sollamadan sol şeritte ilerlemeye devam ediyor.
Bir de bazı sürücülere bakıyorum...
Ağzında sigarası...
Koltuğuna yaslanmış...
Son derece sakin.
Arkasında oluşan araç kuyruğundan habersiz gibi.
Sağındaki şeritler boş mu Boş.
Arkada bekleyen araçlar var mı Var.
Ama beyefendi hiç oralı değil.
Adeta sol şeridi günlük değil, yıllık kiralamış gibi ilerliyor.
İnsan ister istemez düşünüyor:
"Acaba Karayolları bu şeridin tapusunu kendisine mi verdi"
Çünkü davranışına bakınca sollama yapıyor gibi değil, kendi özel yolunda geziyor gibi görünüyor.
Oysa sol şerit bir mülk değil, geçiş şerididir.
Ama bazı sürücülerimiz için sanki otoyolun VIP salonu gibidir.
Giren bir daha çıkmak istemiyor.
Bu alışkanlık sadece trafik kurallarının ruhuna aykırı değil, aynı zamanda yol kapasitesinin verimli kullanılmasını da engelliyor.

9