Trump neden bu kadar memnun Mekke İttifakı NATO'nun yeni koçbaşı mı olacak

Mekke Savunma İttifakı konusunda daha önce birkaç kez köşe yazısı kaleme almış, bu ittifakın hangi amaçla kurulduğunu, kime karşı kullanılabileceğini ve özellikle İran'ın neden dışarıda bırakıldığını sorgulamıştım.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da TBMM'deki grup toplantısında Mekke İttifakı'nı gündeme taşıyarak üzerinde durulması gereken önemli sorular yöneltmişti.

Dün, 8 Ekim 2026 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan haberi okuyunca bu konuyu yeniden ele alma gereği duydum.

Çünkü haberde ABD Başkanı Donald Trump'ın Mekke İttifakı'na ilişkin açıklaması, daha önce dile getirdiğim şüpheleri yeniden gündeme getiriyordu.

Haberde, Trump'ın Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'a askerî destek sağlamasına ilişkin görüşlerine yer veriliyordu.

Trump şu cevabı veriyordu:

"Türkiye ve Pakistan açıkçası Suudi Arabistan'a yardım etmek istiyorlar ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyorum."

Aynı gün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Mekke Savunma Anlaşması hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz."

Bu iki açıklamayı yan yana koyduğumda, zihnimde ciddi şüpheler ve cevap bekleyen çok önemli sorular oluşuyor.

ABD Başkanı Trump'ın memnuniyetle karşıladığı bu askerî ittifak, gerçekten İslam dünyasının güvenliği için mi kuruluyor, yoksa NATO'nun Ortadoğu'daki yeni koçbaşı mı hazırlanıyor

Madem İslam dünyasının güvenliği, İran neden yok

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan askerî savunma ittifakını konuşuyoruz.

Peki, İran nerede

Irak nerede

Suriye nerede

Mısır nerede

Ortadoğu'nun güvenliğinden söz ederken bölgenin en önemli ülkelerinden bazıları olmadan nasıl kalıcı bir güvenlik düzeni oluşturulacak

Üstelik Suudi Arabistan ile İran arasında yıllardır devam eden bölgesel rekabeti de biliyoruz.

Yemen'deki Husilerin İran'la ilişkilerini de biliyoruz.

Böylesine hassas bir coğrafyada İran'ın bulunmadığı askerî ittifakın gelecekte kime karşı kullanılacağını sormak yanlış mı

Yoksa asıl hedef, İran'a karşı yeni bir askerî cephe oluşturmak mı

Benim şüphem tam da burada başlıyor.

Bir tarafta ABD'nin memnuniyeti, diğer tarafta İran'ın bulunmadığı askerî ittifak...

Bu tabloyu görüp hiçbir şey sorgulamamamız mı bekleniyor

ABD saldırırsa Türkiye ne yapacak

Şimdi çok ciddi bir senaryo ortaya koyuyorum.

Diyelim ki yarın ABD, İran'a yeniden askerî saldırı düzenledi.

İran da buna karşılık Suudi Arabistan topraklarındaki Amerikan askerî üslerini bombaladı.

Peki, ne olacak

Suudi Arabistan hükümeti Türkiye'ye dönüp, "Topraklarımız bombalandı, savunma anlaşmamız var, yanımızda olmalısınız" derse ne yapacağız

"İran, ittifak ortağımızı bombaladı. Haydi bakalım savaşa!" mı diyeceğiz

ABD, İran'a saldıracak.

İran, Suudi Arabistan'daki Amerikan üslerini hedef alacak.

Ardından Türkiye'nin önüne Mekke Savunma Anlaşması mı konulacak

Sayın Cumhurbaşkanı!

Sayın Dışişleri Bakanı!

Bu ihtimal karşısında nasıl hareket edileceğini açıklamak zorundasınız.

Suudi Arabistan'daki Amerikan askerî üslerine yönelik saldırı, ittifak kapsamında Türkiye'nin müdahalesini gerektirecek mi

Türkiye'nin askerî desteğinin sınırlarını kim belirleyecek

Türk askerinin İran'la karşı karşıya gelmesini önleyecek hangi hükümler var

Yoksa bugün savunma anlaşması diyerek imza attığınız metin, yarın Türkiye'nin önüne savaş gerekçesi olarak mı getirilecek

Gazze için olmayan askerî dayanışma, Suudi Arabistan için neden var

Türkiye, Gazze'deki ateşkes ve barış sürecine ilişkin Şarm el-Şeyh'te imza atan dört ülkeden biri.

Türkiye, Gazze'deki barış sürecinin garantörleri arasında da anıldı.

Peki, bütün bunlara rağmen İsrail'in Gazze'deki saldırıları ve ateşkes ihlalleri karşısında ne oldu

İmzalar atıldı da Gazze'deki sivillerin güvenliği neden sağlanamadı

Şimdi Suudi Arabistan için askerî savunma ittifakı oluşturuldu ve anlaşma imzalandı.

O hâlde soruyorum:

Gazze'nin güvenliği için oluşturulamayan ortak askerî caydırıcılık, Suudi Arabistan için neden oluşturuldu

Gazze'de İsrail'in saldırıları karşısında aynı kararlılığı neden göremiyoruz

İsrail söz konusu olduğunda diplomasi, İran söz konusu olduğunda askerî ittifak mı devreye girecek

Gazze'de barış için imza atan Türkiye, İsrail'in ihlalleri karşısında hangi somut güvenlik mekanizmasını işletebiliyor