ABD Başkanı Donald Trump'ın altı gün arayla yaptığı ve iki ayrı gazetenin manşetine taşınan açıklamalarını okuduğumda, Türkiye'nin dış politikasının gerçekte kim tarafından belirlendiğini bir kez daha sorgulama ihtiyacı duydum.
Çünkü Trump'ın sözleri, sıradan bir diplomatik açıklamanın çok ötesinde, Türkiye'nin bağımsızlığı ve millî iradesi açısından cevap bekleyen ciddi soruları gündeme getiriyor.
Hele ki Trump'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Kendisinden ne istersem yapacaktır" sözlerini okuyunca insan sormadan edemiyor:
Türkiye Cumhuriyeti'ni Ankara'dan Erdoğan mı yönetiyor, yoksa Washington'dan Trump mı yönlendiriyor
Önce haberlere bakalım.
8 Ekim 2026 tarihli Hürriyet gazetesinde, Washington muhabiri Yunus Paksoy imzasıyla yayımlanan haberin başlığı şöyle:
"Trump: Türkiye'nin Arabistan'a yardımı iyi bir şey"
Haberde Trump'a, Türkiye ve Pakistan'ın Mekke İttifakı çerçevesinde Suudi Arabistan'a askerî güç göndermesi ihtimali soruluyor.
Trump'ın cevabı:
"Bence Suudi Arabistan'a yardım etmek istiyorlar. Bana göre bu iyi bir şey."
Şimdi gelelim 14 Ekim 2026 Çarşamba tarihli ikinci gazete haberine.
Başlık çok daha düşündürücü:
"Erdoğan iyi dostum diyen Trump: Ben istersem Türkiye Yemen'e asker gönderir"
Trump'a, Türkiye'nin Yemen'e yönelik askerî bir operasyona katılmasını isteyip istemeyeceği soruluyor.
Verdiği cevap ise son derece dikkat çekici:
"İsteyebilirim. Erdoğan benim çok iyi dostum. Bence Erdoğan, kendisinden ne istersem yapacaktır. Ona büyük saygı duyuyorum."
Şimdi soruyorum:
Trump, Erdoğan'dan ne isterse yapacağını söylerken hangi bilgiye, hangi görüşmeye, hangi güvenceye dayanıyor
Bir devlet başkanı, başka bir ülkenin Cumhurbaşkanı hakkında nasıl bu kadar rahat konuşabiliyor
Üstelik Trump'ın bu sözleri ilk değil!
25 Haziran 2026 tarihli gazete kupürünün başlığı da son derece dikkat çekici:
"Başkan Trump: Erdoğan istediğim her şeyi yaptı"
Trump, İran konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Kendisinden her istediğimi yaptı" ifadelerini kullanarak Erdoğan'ın ABD'nin taleplerine uyduğunu ileri sürmüştü.
Şimdi ise Yemen konusunda benzer sözler söylüyor.
Burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
İran konusunda Erdoğan'ın ABD'nin isteklerini yerine getirdiğini söyleyen Trump, şimdi de Yemen konusunda aynı karşılığı mı bekliyor
Sayın Cumhurbaşkanı!
Yıllardır meydanlarda Türkiye'nin bağımsız dış politika izlediğini, artık kimsenin talimatıyla hareket etmediğini, Türkiye'ye kimsenin yön veremeyeceğini bizzat siz anlatıp dünyaya meydan okumuyor muydunuz
Peki şimdi ne oldu da ABD Başkanı Trump, "Erdoğan kendisinden ne istersem yapar" diyerek sizin adınıza bu kadar rahat konuşabiliyor

9