Komşu ülkelerle savunma paktı artık ertelenemez

Saadet Partisi'nin bölgesel savunma paktı çağrısı mantıklı görünse de, Türkiye'nin Batı merkezli bağımlılıkları bunu gerçekleştirebilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Türkiye'nin komşu ülkelerle bölgesel bir savunma paktı kurması gerektiğini savunuyor çünkü Ortadoğu'da istikrarsızlık artıyor. Ancak temel soru şu: mevcut dış politika anlayışı bu bağımsız adımı atabilecek iradeyi taşıyor mu?

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, son dönemde yaptığı açıklamalarla Türkiye'nin komşu ve bölge ülkeleriyle bir savunma paktı oluşturması gerektiğini güçlü şekilde gündeme taşıyor. İçinden geçtiğimiz hassas bölgesel süreç dikkate alındığında bu çağrı üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir stratejik yön işaretidir.

Çünkü Türkiye'nin çevresinde yaşanan gelişmeler artık sadece dış politika başlığı değildir. Doğrudan bir güvenlik meselesidir.

Suriye'de istikrarsızlık sürüyor. Irak hâlâ kırılgan bir yapıya sahip. İran üzerindeki baskılar artıyor. Filistin'de işgal derinleşiyor. Doğu Akdeniz'de enerji rekabeti sertleşiyor. Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş coğrafyada yeni dengeler kurulmaya çalışılıyor. Böyle bir tabloda Türkiye'nin sadece gelişmeleri izleyen bir ülke olarak kalması mümkün değildir.

Tam da bu noktada Mahmut Arıkan'ın yaptığı çağrı dikkat çekicidir. Türkiye'nin öncülüğünde komşu ve bölge ülkeleriyle kurulacak bir savunma iş birliği hattı, sadece askerî bir öneri değil; aynı zamanda bölgesel istikrarı güçlendirecek bir güvenlik vizyonudur.

Irak, İran, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Suriye'nin meşru yapılarıyla oluşturulabilecek bir savunma iş birliği zemini; saldırı amacı taşıyan bir blok değil, bölgesel caydırıcılığı güçlendiren bir güvenlik hattı olabilir.

Bugün Avrupa güvenliğini NATO üzerinden kuruyor. Körfez ülkeleri güvenliklerini büyük ölçüde ABD üsleriyle sağlamaya çalışıyor. İsrail güvenliğini doğrudan Washington'un desteğiyle garanti altına alıyor. Türkiye ise hem NATO üyesi olup hem de kendi bölgesinde bağımsız bir güvenlik iş birliği zemini oluşturabilecek kapasiteye sahip nadir ülkelerden biridir.

Komşu ülkelerle kurulacak bir savunma paktı; ortak sınır güvenliğini güçlendirir, terörle mücadelede koordinasyonu artırır, istihbarat paylaşımını hızlandırır, enerji hatlarının korunmasına katkı sağlar ve bölgesel krizlerin dış müdahaleye ihtiyaç duyulmadan çözülebilmesinin önünü açar.

Mahmut Arıkan'ın dikkat çektiği asıl mesele de budur: Türkiye artık sadece gelişmeleri takip eden değil, bölgesinde güvenlik üreten bir ülke olmak zorundadır.