Gazetelerde bazen öyle manşetler olur ki, insan aynı kişinin yıllar önce söylediklerini hatırlamadan edemez.
Son günlerde faiz karşıtı açıklamaları görünce insanın aklına ister istemez başka sorular da geliyor.
Acaba ufukta erken ya da baskın bir seçim mi göründü
Yoksa yeniden "Nas var" günlerine dönüş hazırlığı mı yapılıyor
Hani seçim meydanlarında faiz düşecek, enflasyon düşecek, ekonomi şahlanacak deniliyordu ya...
Acaba yine benzer bir hikâyenin fragmanını mı izliyoruz
Belki yakında birkaç bürokrat daha görevden alınır.
Dün ekonominin kurtarıcısı olarak sunulan isimler bugün bütün sorunların sorumlusu ilan edilir.
"Yanlış yönlendirilmişiz."
"Hata yapılmış."
"Biz zaten uyarmıştık."
gibi cümleleri yeniden duyarız.
Belki bir gaz keşfi haberi gelir.
Belki yeni müjdeler açıklanır.
Belki yeni ekonomik paketler devreye alınır.
Ama vatandaşın aklındaki soru değişmez:
Faiz gerçekten kötüyse, bunu söyleyenler çeyrek asırdır neredeydi
Bir tarafta yıllarca:
"Faiz gerçeğini iktidarda gördük."
"Dünyanın gerçekleri buna izin vermiyor."
"Faizi yeniden tanımlayalım."
diyen açıklamalar...
Diğer tarafta bugün:
"Faizin olduğu yerde bereket olmaz."
"Küresel faiz sistemi adaletsizdir."
"Katilim finansı daha adil bir modeldir."
sözleri...
İnsan ister istemez soruyor:
Faiz gerçeğini yeni mi gördünüz
Yoksa bu gerçek hep vardı da bugün yeniden mi hatırlandı
Çünkü bu sözleri söyleyen kişi muhalefetteki bir parti lideri değil.
İktidarın ilk gününden beri devletin en tepesinde bulunan isim.
Ekonomi politikalarını belirleyen, Merkez Bankası başkanlarını atayan, bütçeleri hazırlayan, borçlanma politikalarına yön veren yönetimin başındaki isim.
Bu nedenle bugün faiz sistemini eleştirirken vatandaşın aklına şu soru geliyor:
Madem faiz bu kadar kötüydü, çeyrek asırdır iktidarda olanlar bu sistemi neden değiştiremedi
Madem faiz bereketi yok ediyordu, bu ülke neden hâlâ faiz yükünün altında yaşamaya devam ediyor
Dahası var.
Bugün "faizin olduğu yerde bereket olmaz" deniyor.
Peki yıllardır bütçeden ödenen faizler ne olacak
Türkiye'nin iç ve dış borçları için her yıl milyarlarca dolar faiz ödediği bir gerçek.
Bazı ekonomi değerlendirmelerine göre AK Parti iktidarları döneminde faize ödenen toplam tutarın 743 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.
Bu para kimin parası
Milletin parası.
Vergi verenin parası.
Emeklinin parası.
İşçinin parası.
Çiftçinin parası.
Esnafın parası.
743 milyar dolar...
Dile kolay.
Bu parayla kaç okul yapılırdı
Kaç hastane yapılırdı
Kaç fabrika kurulurdu
Kaç genç iş sahibi olurdu
Kaç çiftçi desteklenirdi
Eğer faiz gerçekten bereketi yok ediyorsa, o zaman bu ülkenin bütçesinden yıllardır faiz olarak çıkan 743 milyar doların hesabını da sormak gerekmez mi
Burada asıl mesele faizin haram olup olmadığı tartışması değildir.
Bu toplumun büyük bölümü zaten faizin İslam açısından sakıncalı olduğuna inanıyor.
Mesele başka.
Mesele söz ile icraat arasındaki mesafe.
Çünkü siyaset sadece doğru cümleler kurma sanatı değildir.
O cümlelerin gereğini yapabilme sanatıdır.
Çünkü vatandaş, eleştirilen sistemin başında başkasını değil, çeyrek asırdır aynı siyasi iradeyi görüyor.

16