Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın sözleriyle AK Parti-MHP'nin oyları neden çelişiyor

Önümde Hürriyet gazetesinin iki ayrı tarihte yayımladığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon soruşturmasına ilişkin son derece dikkat çekici açıklamalarını içeren iki haber var.

Biri 25 Eylül 2026, diğeri 9 Ekim 2026 tarihli.

Aralarında yalnızca 14 gün bulunan bu iki haberde de Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorumluların hesap vereceğini sert ifadelerle dile getiriyor.

Ancak bu açıklamaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşananlarla yan yana koyduğumuzda ortaya cevap bekleyen ciddi bir çelişki çıkıyor.

Bir tarafta hesap sorulacağını söyleyen Cumhurbaşkanı, diğer tarafta Meclis araştırmasına ret oyu veren AK Parti ve MHP milletvekilleri!

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına bakalım.

9 Ekim 2026 tarihli Hürriyet gazetesinin manşeti:

"KİM SORUMLUYSA HESABINI VERECEK!"

25 Eylül 2026 tarihli haberde ise çok daha sert bir ifade kullanılıyor:

"AÇGÖZLÜ PARAZİTLER!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon olaylarından sorumlu olanların hesap vereceğini söylüyor.

Elbette versinler!

Milletin birikimlerini haksız yollarla elde edenler, buna aracılık edenler ve görevini kötüye kullananlar varsa hukuk önünde hesap vermelidir.

Ancak bu açıklamaların yanına 8 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşananları koyduğumuzda karşımıza düşündürücü bir çelişki çıkıyor.

Muhalefet partileri, fon dolandırıcılığı iddialarının, hisse manipülasyonlarının, yatırımcı mağduriyetlerinin ve denetim eksikliklerinin araştırılması için Meclis araştırması yapılmasını istiyor.

Yeni Yol, İYİ Parti, CHP, DEM Parti ve Yeni Parti tarafından gündeme getirilen araştırma önerilerinin amacı, fon krizinin arkasındaki ilişkilerin ve sorumlulukların ortaya çıkarılması.

Peki, sonuç ne oluyor

AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla araştırma önerileri reddediliyor!

İşte burada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sormak gerekiyor:

Sayın Cumhurbaşkanı!

Siz "Kim sorumluysa hesabını verecek" diyorsunuz.

Peki, sorumluların belirlenmesi için milletin Meclisinde araştırma yapılması istendiğinde partinizin milletvekilleri neden ret oyu veriyor

Daha da dikkat çekici olanı var.

MHP'li TBMM Başkanvekili Celal Adan, 8 Ekim 2026 tarihinde Meclis kürsüsünden şu sözleri söylüyor:

"Hırsız, arsız kim varsa, bu milletin parasını kim çalmışsa, kim çalınmasına vesile olmuşsa şerefsizdir, adidir, namussuzdur."

Sayın Celal Adan!

Milletin parasını çalanlara yönelik bu sözlerinizin altına herkes imzasını atabilir.

Ancak sizin partinizin milletvekilleri de aynı Mecliste araştırma önerilerine ret oyu veriyor.

Bir tarafta bu kadar ağır sözler, diğer tarafta araştırmaya karşı kullanılan oylar!

Bu çelişkiyi millete kim açıklayacak

İşte tam da burada Türkiye'de adalet ve siyasetin işleyişine ilişkin yıllardır dile getirilen bir eleştiriyi hatırlatmak gerekiyor:

"İktidara yakınsan cerrah hassasiyeti, muhalefetsen kasap satırı!"

Ne kadar düşündürücü bir benzetme!

Muhalefet hakkında bir iddia ortaya atıldığında en sert açıklamalar yapılıyor, en ağır suçlamalar gündeme geliyor. Ancak iktidarın sorumluluk alanındaki olayların araştırılması istendiğinde aynı kararlılık neden gösterilmiyor

Oysa adaletin ölçüsü, kişinin siyasi yakınlığına göre değişmemelidir.

İktidara yakın olana başka, muhalefette olana başka ölçü uygulanırsa milletin adalete ve siyasete güveni nasıl korunacak

Üstelik ortada küçümsenecek bir mesele yok.

TBMM'deki görüşmelerde dile getirilen rakamlara göre fon krizinden etkilenen yatırımcı sayısı 455 bin 758.