Çifte standartta bir numarayız emperyallerin sözcülüğünde üstümüze yok

Türkiye sınırına nereden geldiği belli olmadığı söylenen füze parçaları düştüğünde bir anda ekranlarda ve sosyal medyada "Polat Alemdarcılık" oynayanlar vardı.

"Sabrımızı sınamayın" diyenler vardı.

"Gereğini yaparız" diye Türkiye adına konuşanlar vardı.

Her gelişmeyi mezhep filtresinden geçirerek hüküm dağıtanlar vardı.

Bugün aynı kişiler ortada yok.

Çünkü bu kez hedef alınan Türkiye'ye ait bir ticaret gemisiydi.

İstanbul Boğazı'na kilometreler kala bir Türk tankeri saldırıya uğradı.

Ama o yüksek perdeden konuşanların sesi çıkmadı.

Türkiye sınırına düştüğü söylenen ve nereden geldiği bile belli olmayan füze parçaları üzerinden günlerce konuşanlar, bugün Türkiye'ye ait bir ticaret gemisi hedef alındığında susuyorsa burada güvenlik hassasiyeti değil siyasi pozisyon vardır.

Bu milliyetçilik değildir.

Bu doğrudan doğruya zihinsel bağımlılıktır.

Öte yandan bu olay yalnızca Türkiye içindeki çelişkileri değil NATO'nun tutumunu da bir kez daha ortaya koymuştur.

Türkiye'yi korumak bahanesiyle acil şekilde Patriot konuşlandıran NATO, söz konusu Türk ticaret gemisi hedef alındığında ortada görünmemiştir.

Patriotların gözleri kör olmuş, kulakları sağır kesilmiştir.

Yıllardır Türkiye'nin talep ettiği Patriot hava savunma sistemlerini vermeyenlerin "sizi koruyoruz" diyerek acil konuşlandırmalar yapması; fakat Türkiye'ye ait bir ticaret gemisi hedef alındığında sessiz kalması tesadüf değildir.

Bu tablo açıkça göstermektedir ki mesele Türkiye'nin güvenliği değildir.