Çeyrek asırlık iktidar, ekonomiyi hâlâ deneme-yanılma yöntemiyle mi yönetmeye çalışıyor

İktidara yakınlığıyla bilinen gazetelerden biri olan Yeni Şafak'ın manşeti dikkat çekiciydi:

"Vergisiz döviz kazancı ekonomiyi felç ediyor."

Manşete göre, döviz alım satımından elde edilen kazançların daha fazla vergilendirilmesi gerektiği savunuluyor.

Bu manşeti görünce insanın aklına şu soru geliyor:

Çeyrek asırdır Türkiye'yi yöneten bir iktidarın ekonomi anlayışı hâlâ yeni vergi alanları aramaktan mı ibaret

Daha birkaç yıl önce Kur Korumalı Mevduat sistemi kurulmadı mı

Vatandaşa, "Dövizini bozdur, kur farkını devlet ödesin." denilmedi mi

Bu uygulamanın ortaya çıkardığı devasa maliyet yine milletin sırtına yüklenmedi mi

Şimdi ise aynı iktidara destek veren çevreler, bu kez döviz sahibi vatandaşları hedef göstererek yeni vergi çağrıları yapıyor.

Peki ekonomi gerçekten bu şekilde mi düzelecek

Ekonomi; sürekli yeni vergiler koyarak değil, üretimi artırarak, yatırımı teşvik ederek, israfı önleyerek ve güven ortamını güçlendirerek düzelir.

Milyonlarca liralık yatların kullandığı akaryakıttaki vergi istisnaları neden hâlâ tartışılmıyor

Vergi istisnaları ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelede neden aynı kararlılık gösterilmiyor

Ve madem amaç gerçekten vergi adaletini sağlamak...

Neden her defasında ilk hedef döviz hesabı olan vatandaş oluyor

Vergi adaleti; kolay ulaşılabilen kesimlerden sürekli daha fazla vergi istemek değildir.