Avrupa semalarında uçan dronlar… Gerçek bir tehdit mi, yoksa silah tüccarlarının sahnelediği bir oyun mu

Şaban Turhal
06.10.2025
7

Avrupa semalarında son haftalarda artan "drone" vakaları dikkat çekiyor. Münih Havalimanı'ndan Danimarka'ya kadar birçok bölgede tespit edilen insansız hava araçları, sadece teknik bir arıza ya da sivil bir merakın sonucu olabilir mi Yoksa bu sessiz uçuşlar, yeni bir savaşın ayak sesleri mi Alman basını, "Dronlar provokasyon mu, yoksa savaşın habercileri mi" sorusunu manşetine taşıdı. Yetkililer halkı sakinleştirmeye çalışıyor: "Tehlike yok." Ancak asıl soru şu: Gerçekten tehlike mi yok, yoksa sadece "panik olmamız" mı istenmiyor

Modern çağın savaşları artık top ve tüfekle değil, algı ve teknolojiyle yürütülüyor. Dronlar, yeni nesil savaşın keşif kolları. Hedef gözetmeden, görünmeden, hatta iz bırakmadan hareket edebiliyorlar. Bir enerji hattını, bir radar sistemini veya bir havaalanını felç etmeleri saniyeler sürüyor. Ve işin en tehlikeli yanı şu: Bu saldırıların arkasında kim olduğunu kimse kesin olarak bilemiyor. Çünkü düşman artık bir üniforma giymiyor.

Bazı Avrupa uzmanları, bu uçuşların Rusya'nın elektronik harp sistemlerini test ettiği yönünde analizler yapıyor. Kimileri ise NATO'nun "suni gerilim politikası" ile Avrupa'yı yeniden silahlanmaya ikna etmeye çalıştığını söylüyor. Her iki durumda da tablo aynı: Korku üret, güvenlik sat. Bu, modern çağın en kârlı ticareti. Almanya Donanması'nın geçtiğimiz günlerde "drone düşürmek için lazer silahı" sistemini devreye aldığını duyurması da bu tabloyu pekiştiriyor. Yani artık gökyüzü sadece kuşlara değil, dronları lazerle vuran savaş makinelerine de emanet. Ama bu gelişme bir güvenlik müjdesi mi, yoksa yeni bir silahlanma dalgasının işareti mi Çünkü her "savunma sistemi", yeni bir saldırı gerekçesi doğurur. Her yeni tehdit, bir sonraki bütçede yeni bir silah kalemi anlamına gelir. Ve ne yazık ki bu döngünün sonunda kazanan hep silah lobileri olur.

Bugün Avrupa'da gökyüzü hareketli, zihinler gergin, halk tedirgin. Ama belki de asıl savaş zaten çoktan başlamış durumda. Bu savaş, bilgiyle dezenformasyon, güvenlikle korku, özgürlükle kontrol arasında yaşanıyor. Ve o savaşın görünmez askerleri artık dronlar. Bize düşen, gökyüzüne değil, gerçeğin üzerine bakmak. Çünkü bazen en sessiz uçuşlar, en büyük fırtınaların habercisidir.