AK-MATİK: Tüm yolsuzlukları tek rozet değişikliğiyle temizliyor, tamam da kanka ne alaka

Bugün aslında gündemden biraz uzak durmak istiyordum.

Sabah kahvaltımı yaparken kendi kendime, "Bir günlüğüne siyaset konuşmayayım" dedim.

Gazeteleri açmayayım...

Televizyon tartışmalarını dinlemeyeyim...

Sosyal medyadaki kavgalardan uzak durayım...

Tam o sırada telefonuma bir bildirim düştü.

Sanki bana, "Tamam da kanka... Hem günlük yazı yazacaksın, hem de gündemi takip etmeyecek misin" der gibi bir ikaz geldi:

"Saadet Partisi grup toplantısı başladı."

Ama ne zaman ki TBMM'de Mahmut Arıkan'ın grup konuşmasını dinledim, işte o anda yine memleket meselelerinin tam ortasında buldum kendimi.

Uzun zamandır bir siyasetçinin; bağırmadan, hakaret etmeden, ötekileştirmeden, ama buna rağmen bu kadar sert ve net konuşabildiğine pek şahit olmuyorduk.

Konuşmayı dinlerken bazen tebessüm ettim...

Bazen düşündüm...

Bazen de içimden,

"Demek ki hâlâ memleket meselelerini akılla konuşan insanlar varmış" dedim.

Özellikle o cümle...

"TAMAM DA KANKA... NE ALAKA"

Aslında bugün milyonların içinde biriken itirazın kısa özetiydi.

Çünkü bu ülkede artık ne zaman ekonomi konuşulsa, birileri hemen slogan açıyor.

Sen çıkıp, "Millet patlıcanı domatesi taneyle alıyor" diyorsun...

Cevap hazır: "Ezan susmayacak!"

Tamam da kanka... Ne alaka

Sen diyorsun ki: "Bir bakan kendi bakanlığına ürün satmış deniliyor, bu iddialar araştırılsın."

Hemen cevap geliyor: "Bayrak inmeyecek!"

Tamam da kanka... Ne alaka

Bir tarafta insanlar geçim derdinden perişan olmuş...

Gençler ev kuramıyor...

Kiralar uçmuş...

Emekli ay sonunu getiremiyor...

Ama ekranlarda hâlâ hamaset...

Çünkü gerçek meseleler konuşulursa, yıllardır kurulan düzen sorgulanacak.

Mahmut Arıkan'ın en güçlü tarafı da buydu işte...

Bağırıp çağırmadan, milletin aklıyla alay edilmesine itiraz etti.

Ve en önemlisi de şuydu: Kimsenin kutsallarını siyasetin kirli çamaşırlarını örtmek için kullanmadı.

Bugün iktidara bakıyorsunuz...

Her eleştiriyi başka bir yere çekme alışkanlığı oluşmuş.

Yolsuzluk mu konuşuluyor

Hemen "vatan-millet" başlıyor.

Ekonomi mi konuşuluyor

Hemen "dış güçler" çıkıyor.

Liyakat mı sorgulanıyor

Hemen "yerli ve milli" deniliyor.

Ama millet artık şunu soruyor: "Tamam da kanka... Ne alaka"

Mahmut Arıkan'ın konuşmasında en dikkat çekici yerlerden biri de liyakat meselesiydi.

Gerçekten artık insanlar şunu sorguluyor: Bu ülkede makamlar bilgiye göre mi dağıtılıyor, yoksa sadakate göre mi

Bakıyorsunuz...

Hayatında o alanla hiçbir ilgisi olmayan insanlar, ülkenin en kritik kurumlarının başına getiriliyor.

Devlet yönetimi adeta staj merkezine çevrilmiş durumda.

Hal müdüründen uzay vizyonu çıkarılıyor...

Alakasız isimlerden strateji uzmanı üretiliyor...

Son olarak da askeri geçmişi olmayan bir kaymakamın, çok kritik bir güvenlik kurumuna atanması tartışılıyor.

Bakın...

Kimsenin şahsıyla meselemiz yok.

Belki çok iyi bir insandır.