Adaleti paspas etmeyin! Bunu artık AK Parti'nin kendi milletvekili söylüyor

Türkiye günlerdir kamuoyunda "fon krizi" olarak anılan çok ciddi bir meseleyi konuşuyor.

Milyarlar, fonlar, şirketler, siyasetçiler, bürokratlar, mal varlığı tedbirleri, ifadeler...

Her geçen gün yeni bir isim, yeni bir iddia ortaya çıkıyor.

Fakat bu defa iktidara yönelik en ağır sözlerden bazılarını muhalefet değil, AK Parti'nin kendi milletvekili Serkan Bayram söylüyor.

Bayram açıkça:

"Ucu kime dokunacaksa dokunsun."

diyor.

Bir hukuk devletinde zaten başka türlüsü düşünülebilir mi

Suç varsa AK Partilisi de CHP'lisi de aynı hukuk karşısında hesap vermelidir.

Çünkü adaletin partisi olmaz.

"Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok"

Serkan Bayram'ın sözleri bununla da bitmiyor.

Partisinin içinden başka isimlerin de konuşulduğunu belirterek:

"Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok. Ucu kime dokunacaksa dokunsun."

diyor.

Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek kendi ifadesiyle "neşteri" alıp yanlış yapanları temizlemesi gerektiğini söylüyor.

Daha önemlisi, fon krizinin ekonomik boyutuna dikkat çekerek zararın 100 milyar dolara ulaştığını iddia ediyor ve sosyal patlama uyarısında bulunuyor.

Ancak söylediği şu cümle meselenin özünü anlatmaya yetiyor:

"Adaletin olmadığı bir yerde yatırım olmaz. Yabancı sermaye gelmez. Gelmiyor da kaçıyor, yazık."

Ekonomi yalnız faizden, dolardan, borsadan ibaret değildir.

Ekonominin temeli güvendir; güvenin temeli de adalettir.

Hayati Yazıcı'nın oğluna tedbir konuldu, saatler sonra kaldırıldı

Gelelim kamuoyunun cevap beklediği en dikkat çekici olaylardan birine.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı da fon soruşturması kapsamında gündeme geldi.

Mustafa Yazıcı'nın da adı mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan isimler arasında yer aldı.

Fakat ne oldu

Aynı gün, saatler içerisinde Mustafa Yazıcı'nın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkındaki mali tedbir kaldırıldı.

Mustafa Yazıcı hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol ise devam etti.

Şimdi sormak suç mu

Saatler içerisinde ne değişti

Hangi yeni bilgi ortaya çıktı

Hangi delil değerlendirildi

Tedbirin kaldırılmasını gerektiren hukuki gerekçe neydi

Elbette hiç kimseyi peşinen suçlu ilan edemeyiz. Suçluluğa veya suçsuzluğa karar verecek olan yargıdır.

Fakat vatandaşın şu soruyu sorması da en doğal hakkıdır:

Aynı dosyada adı geçen sıradan bir vatandaş olsaydı, onun mal varlığı üzerindeki tedbir de birkaç saat içerisinde kaldırılır mıydı

Adaletin sınavı işte burada başlıyor.

Üstelik bunu yalnız muhalefet sormuyor.

AK Parti Milletvekili Serkan Bayram da Hayati Yazıcı'nın oğluyla ilgili tedbirin konulup ardından kaldırılmasını eleştirerek şu çok ağır cümleyi kuruyor:

"Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok."

Daha ne desin

İktidarın kendi milletvekili bunu söylüyorsa meseleyi "muhalefetin saldırısı" diyerek geçiştirmek mümkün değildir.

Fatma Betül Sayan Kaya meselesi ne olacak

Fon tartışmalarında adı gündeme gelen önemli isimlerden biri de eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya oldu.

Kaya ve eşinin borsa işlemleri üzerinden yüksek kazanç sağladığı yönünde ciddi iddialar kamuoyuna yansıdı.

Ardından Kaya, AK Parti'deki görevinden affını istedi ve görevinden ayrıldı.

Fakat görevden ayrılmak başka şeydir, ortaya atılan iddiaların hukuk önünde araştırılması başka şey.

Burada soruyorum:

Bu iddiaların tamamı araştırılacak mı

Para hareketleri incelenecek mi

Kimden ne zaman hangi hisse alındı

Ne zaman satıldı

Kazanç ne kadardı

İçeriden bilgi kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil var mı

Varsa gereği yapılsın.

Yoksa o da açıkça ortaya konulsun.

Çünkü adalet yalnız suçluyu cezalandırmak değildir.

Hakkında haksız iddia bulunan insanı aklamak da adaletin görevidir.

"Genel başkan yardımcılarından var deniyor"

Serkan Bayram'ın bir başka açıklaması ise çok daha dikkat çekici:

"Genel başkan yardımcılarından var deniyor, bürokrasiden var deniyor, bakan yardımcılarından var deniyor."

Bunları söyleyen herhangi bir muhalif değil.

AK Parti'nin kendi milletvekili.

O halde yapılması gereken bellidir:

Kim olursa olsun araştırın!

Eski bakan mı

Araştırın.

Genel başkan yardımcısı mı

Araştırın.

Bakan yardımcısı mı

Araştırın.

Bürokrat mı

Araştırın.

Milletvekili mi

Araştırın.

İş insanı mı

Araştırın.

Muhalefetten biri mi

Onu da araştırın.

Çünkü ölçü isim değil, delil olmalıdır.

Gece baskınları adalet değildir

Bir başka meseleye de değinmeden geçemeyeceğim.

Bir belediye başkanının evine gece gidiliyor.

Kapıyı eşi açıyor.

Operasyon kameraya alınıyor ve görüntüler sosyal medyaya servis ediliyor.

Bunu son derece çirkin buluyorum.

Suç işlemişse gereğini yapın.

Savcılık çağıracaksa çağırın.