Arı kovanına çomak sokan kadın: Epstein'i yakalatan gazeteci

Araştırmacı gazeteci Julie K. Brown, ABD'nin Miami Herald gazetesinde 2016'da Florida'daki insan kaçakçılığı üzerine çalışıyordu. Ama yaptığı her aramada her taşın altından aynı isim çıkıyordu: Jeffrey Epstein. Bu kişi 2008'de çocuk istismarından suçlu bulunmuş ama sadece 13 ay hapis yatmıştı. Dosya kapanmıştı. Nasıl olup da bu kadar ağır iddialar varken bu adam bu kadar kolay kurtulmuştu Üstelik sıradan bir mahkum gibi de yatmamıştı. Özel bir bölümde kalmış, her gün 'çalışma izniyle' dışarı çıkmış, ofisine şoförle gitmiş, geceleri de hücre kapısı açık kalmıştı. Yani otelde kalır gibi. Florida gibi sert bir ceza sisteminde bu normal bir tablo değildi. Brown daha önceki gazetecilerin aksine Epstein'le adı geçen Trump, Clinton gibi güçlü isimlerle bağlantılarının peşine düşmedi. Öyle yapsa dosya siyasi bir kavgaya dönüşebilirdi. Mağdur kızları buldu. Polis kayıtlarında isimleri gizli tutulan 60'tan fazla kadına ulaşıp onlarla konuştu. Çoğu yoksul ve dezavantajlı ailelerden geliyordu.

Haberin Devamı

MASAJ YAPMA KARŞILIĞINDA

Epstein'in kurduğu yapı bir sömürü zinciriydi. Kızlar, başka kızları getirince para kazanıyordu. Böylece sistem kendi mağdurunu üretiyordu. Sistemin beyni olan suç ortağı Ghislaine Maxwell, spa'lara gidip kartvizit dağıtıyordu. Zengin bir hayırseverin eğitim ve kariyer fırsatı sunacağını söylüyordu. Tek istenen şey masaj yapmalarıydı, eğitim şart değildi… Brown'ın araştırmasında asıl kırılma noktası hukuki bir ayrıntı oldu. Epstein savcıyla anlaşmıştı. Hatta kendisi ve dört yardımcısı için de dokunulmazlık garantisi almıştı. Ki Amerika'da sanık savcıyla anlaşıp hafif ceza alabiliyor. Ama mağdurların bu süreçten haberdar edilmesi gerekiyor. Brown işte bu anlaşmanın mağdurlardan saklandığını ortaya çıkardı. Bu, yasalara aykırıydı. Yani mesele "zengin ve nüfuzlu bir adam hafif ceza aldı" noktasından çıkıp "hukuki bir ihlal"e döndü. Çünkü Amerika tam bir hukuk sistemi ve bu sistemdeki bir usul hatası, suçun kendisinden daha büyük bir kriz yaratabilir.

PARA GÜÇ VE HUKUK İTTİFAKI

Haberin Devamı

Kasım 2018'de yayınladığı üç bölümlük haber dizisiyle arı kovanına çomak soktu. Ulusal medya bu haberin üzerine gitti. Federal savcılar dosyayı yeniden açtı. Epstein Temmuz 2019'da işte bu nedenle tutuklandı. O gizli anlaşmayı onaylayan dönemin savcısı ve 2017'de de Trump'ın Çalışma Bakanı yaptığı Alexander Acosta, aynı hafta görevinden istifa etti. İnsan kaçakçılığıyla mücadele etmesi gereken makamda oturan bir kişi bu skandal anlaşmaya attığı imzanın hesabını veremedi çünkü. Bu süreci kitabı Perversion of Justice'te anlatan Brown, para, güç ve hukuk arasındaki örtülü ittifakın üzerindeki perdeyi kaldırarak tarihe geçecek bir habercilik sergiledi… Onun üzerine gittiği ayrıntılar sayesinde, uzun yıllar bölgedeki hukukçular ve habercilerin susturulduğu bir davadaki açık ortaya çıktı ve domino taşı etkisi yarattı. İşte yüzlerce pedofili eğilimli üst düzey erkekten bir kadının cesaretiyle böyle haberdar olduk.

HELAL OLSUN HERMES

Fransız lüks moda evi Hermes… Malum. Çantalarını her önüne gelene, her parasını bastırana satmıyor. Epstein'i de markaya yaklaştırmayarak arka planda ne derece büyük bir itibar savaşı verdiğini gösterdi. Epstein'i defalarca kez reddettiği ortaya çıktı. Önce 2012'de Epstein özel jetinin iç tasarımını Hermes'e yaptırmak istiyor. Hermes bunu kabul etmiyor. O dönem altıncı kuşak varis olan CEO Axel Dumas, rakiplerinin bir tuzağı sanıyor bu teklifi. Çünkü Epstein, 2008'de pedofiliden ceza almış bir suçlu. Markasının onunla anılmasını istemiyor. Sonra 2016'da bir hayır müzayedesine bağışlanan Hermes ürünü Epstein'in aldığını öğreniyorlar. Marka, bağışçı olarak Epstein'in görünmesini istemiyor. Ürünü geri çekip parayı iade ediyor. Bu hikayeleri öğrenince artık Epstein'le 2008'den sonra da sosyal olarak görüşen, derin bağlantılarını devam ettirip "Haberimiz yoktu" diyenlerin hepsinin maskesi şaşk diye düşüyor.