Yazar, CHP'nin kuruluş dönemindeki sekülarist politikalarını İslami ve Osmanlı değerlerine savaş açmak olarak nitelendirir ve bunu milletin nezdinde meşruiyet kaybının sebebi olarak gösterir. Yazarın temel iddiası, Cumhuriyet'in aslında İslami ilkeler üzerine kurulduğu, ancak CHP tarafından bu temelden koparıldığıdır. Fakat kişilerin değişen ulusal projelerle ilgili taşıdığı farklı vizyonlar, soykırım mı yoksa ideolojik tercih midir?
Yeri geldikçe tekrar ediyorum ki, bu toprakları bize vatan kılan Selçuklu Sultanları, Osmanlı padişahları ve Cumhuriyet dönemi cumhurbaşkanlarının hepsi tarihimizin ve kültürümüzün bir parçasıdır, onları reddetmeyiz, artılarını baş tacı yapar eksilerinden ibret alırız.
Osmanlı, Selçuklu'nun uzantısı ve mirasçısıydı; Cumhuriyet de Osmanlının uzantısı ve mirasçısıdır.
Osmanlı devletinin temel hedef ve ilkesi Allah'ın adını yüceltmek ve dinini yayıp savunmak anlamına gelen i'layı kelimetullah idi.
Yerine ilan edilen cumhuriyet de aynı temel ilke üzerine bina edilmiştir.
Cumhuriyetin ilk anayasası olan 1924 anayasasının 2. maddesi 'Devletin dini, din-i İslamdır' şeklinde olup, 26. maddesinin ilk fıkrası da dini hükümleri uygulamak anlamındaki 'ahkam-ı şer'iyyeyi tenfiz' şeklindedir.
Sahih İslam'ı esas aldığı için de yirminci asrın en ilmi tefsiri olan Hak Dini Kuran Dili ve Buhari hadislerinin özeti olan Tecrid-i Sarih Muhtasarı tercümesi o dönemin eseridir.
Fakat 1924'ten sonra yönetimi ele geçiren ve çeyrek asır tek parti rejimi uygulayan CHP, cumhuriyetin fabrika ayarlarını bozmuş, ülkede İslami olan ne varsa, yerli milli olan ne varsa hepsine savaş açmış, devlet zoruyla yasaklamış ve tam bir kültür soykırımı yaparak milletin nefretini kazanmıştır.
O yüzden de ilk serbest seçimlerde halk onları sandığa gömmüştür.
Çünkü sadece kültürel soykırım yapmamışlar bu millete ait hangi değer varsa onlara saldırmışlar, karalamışlar ve hâlâ da aynı zihniyeti devam ettirmektedirler.
Cumhuriyeti övmek için Osmanlıya saldırmak ve o döneme ait ne varsa ona karşı çıkmak bu zihniyet mensuplarının alamet-i fârikası olmuştur.
23 Nisan törenlerinde bu tavır çok çirkin bir şekilde tekrar Gaziantep'te tezahür etmiştir.
Törende kazık kadar adamlar, anaokulu çocuk mehter takımına sırtlarını dönerek protesto etmişler!
Özürleri kabahatlerinden büyük bu kazıkların başı CHP İl başkanı bir de kalkıp, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda, çocuklarımızın saray kültürüne özendirilmesini protesto ediyoruz. Bu özentiye karşı olduğumuzdan dolayı izlemedik ve onlara arkamızı döndük." demez mi!
Sarayın rahat yaşantısını ve şatafatını kastetmiyor tabii ki.
Zira Osmanlı'nın son sarayı Dolmabahçe'yi cumhuriyet döneminde kullanan ilk siyasetçi CHP'nin ilk genel başkanıdır ve orada ölmüştür. İkinci genel başkanlarının da oğlu uzun süre sarayı kullanmıştır.
Saray kültürü dedikleri şey Osmanlı devlet merkezinin esas aldığı İslam kültürüdür.
CHP Muğla Milletvekili S. Ö. Derici de, TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmada, 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir İslam devleti değildir. Bu ülke asla bir İslam devleti olmayacaktır' diyerek bağırmadı mı!
Yaşar Nuri Öztürk CHP'den istifa ederken, 'Üzerinde Kur'an dışılık, din dışılık örtüsü olan bir yönetim' diye tarif etmişti.
Bakmayın Ö. Özel'in, 'Mehter de bizim Fatih de bizim Ulubatlı Hasan da' diyerek hamamın namusunu kurtarmaya çalışmasına.
O da çocuklara verilen Kur'an derslerini çağdışı

3