Tehlike geçmiş değildir!

Yarın 15 Temmuz, püskürtülen darbe girişiminin 10. yıldönümü.

15 Temmuz, hizmet adı altında yapılanan, milletin dini duygularını istismar ederek gelişip büyüyen, 1980'den itibaren devletin kılcal damarlarına sızan, akademi, medya, finans gibi hemen her alanda yapılanan bir terör ve casusluk örgütünün giriştiği kanlı darbe girişiminin püskürtüldüğü gündür.

Bu örgütün tepesindeki yönetici kadrosunun fiili casusluk yaptığı artık netleşmiş durumdadır.

Başlangıçta bu örgüt, tepesi ihanet ortası ticaret tabanı ibadet şeklinde tasnif edilerek tabandaki samimi Müslümanların masumiyetine işaret ediliyordu.

Ancak aradan geçen süre içinde tabanın önemli bir kısmının örgütü savunduğu tepe kadrosuna bağlılıktan vazgeçmediği ve talimatları doğrultusunda faaliyet icra ettikleri ortaya çıktı!

Geçen 10 yıl içinde 720 bin 580 kişi hakkında soruşturma açılmasının altında yatan gerçek de budur.

15 Temmuz teşebbüsü, Türkiye'nin bir iç meselesi olmaktan ziyade küresel bir senaryonun çok önemli bir parçasıdır.

Küresel ve bölgesel boyutları itibariyle de bugün yaşanan gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır.

Ülkemizde yapılan klasik ya da post modern darbelerin tamamı Türkiye'nin gelişip büyümesini etkili bağımsız bir güç olmasını engelleme ve batıya bağımlı kalmasını temin girişimidir.

Bu amacı gerçekleştirmek için birçok yapı kullanılmıştır.

FETÖ ise 26 Mayıs 2016 tarihindeki MGK tarafından silahlı terör örgütü olarak ilan edilen hem kültürel bağlamda hem de silahlı güç bağlamında batının kullandığı hâlâ da himâye ettiği ezoterik bir yapılanmadır.

Mahmud Çelik beyin tarifiyle, "Turgut Özal'ı zehirleyip Mesut Yılmaz'a yol açan, İhlas Finansı batırıp Bank Asya'ya yol açan, 28 Şubat'ta Erbakan'a darbe yapanların yanında yer alıp Ecevit'e şefaat dileyen, türbanı ve İmam Hatipleri yasaklatıp muhafazakar kesimi kendi okullarına mecbur eden; insanları din ile sömürüp elde ettiği paraları ABD ve İsrail'e peşkeş çeken; Deniz Feneri'ne iftira atıp 'Kimse Yok mu'ya yol açan; Muhsin Yazıcıoğlu'na suikast düzenleyen; Hrant Dink'i öldürüp Diasporaya yol açan; Baykal'a kaset kumpası kurup Kılıçdaroğlu'na yol açan; MİT'e sızarak istihbaratı MOSSAD ve CIA'ya servis eden; Gezi kalkışmasını alevlendirip Batının eline malzeme veren; 17/25 Aralık darbe girişimini düzenleyerek ABD çıkarlarının önünü açan; Uludere'yi vurarak devleti töhmet altında bırakan; Rus uçağını düşürüp Rusya ile arayı açan; Bahçeli'yi Kurultayla gönderip Akşener'e yol açmaya çalışan; 15 Temmuz'da darbe yapmaya kalkıp ekmeğini yediği halka kurşun sıkandır FETÖ."

Dini kullanarak millet nezdinde güven inşa edip elaman devşirmiş, sonunda silahlı bir darbe ile ülkeyi ele geçirmeyi denemiş ve püskürtülmüştür.

Püskürtülmüştür çünkü yaşanan darbelerde siyasiler namlunun önünde boyun eğmişler ama Başkan Erdoğan daha 27 Nisan muhtırasında, 17/25 Yargı darbe girişiminde, Gezi olaylarında koyduğu tavır ile darbelere boyun eğmeyecek bir siyasetçi olduğunu göstermişti.

15 Temmuz'da milletin önüne düştü ve o hain darbe püskürtüldü.

Önceki darbelerde de millet önünde bir lider bulsaydı aynı direnişi gösterirdi.

Çünkü ahâli hâlâ sağlam!

Tek parti döneminden beri devam eden kültürel işgale karşı direnen dindar camiayı IIımlı İslam gibi dinlerarası diyalog gibi öğretilerle iğdiş edip emperyalizme boyun eğdirmenin aparatıydı FETÖ.

En büyük zararı da İslam dinine verdi. Hizmet ve cemaati emperyalizmin emrine vererek hizmet ve cemaat mefhumlarına da büyük zarar verdi. Dindarlara olan güveni aşındırdı, İslam karşıtlarının elini güçlendirdi!

Hem ABD emperyalizmini diri tutmak hem de İsrail'in güvenliğini sağlama almak için Türkiye ve Mısır yönetimlerinin dindarlardan arındırılması hedefleniyordu.

Mısır tarihinin ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mürsi