Ana muhalefet lideri 'bugün size bir sürprizim var!' diye kamuoyunun dikkatlerini üzerine çekiyor.
Sonra çıkıyor ve eline aldığı kırmızı bir kağıt parçasını sallayarak, 'iktidara kırmızı kart gösteriyoruz!' diyor.
Sürpriz kırmızı kartmış.
Hakikaten fıkra gibi.
Partisinin belediye başkanının kendisine 'pışık' çektiği, siyaset üretemeyen ve partisini yönetememe sorunu yaşayan genel başkan öncesinde de, 'Esad gitti öyleyse Suriyeliler de hemen gitmelidir!' diyerek partisini idare edemediği gibi bu partinin devleti yönetme kabiliyetine de sahip olmadığını cümle âleme ilan etmiştir.
Suriyeli misafirlerimizin suyuna hukuksuz zam yaptığını, hukuksuz olarak levhalarını indirdiğini, hukuksuz olarak ruhsatlarını iptal ettiğini söyleyen partisinin faşist belediye başkanına destek verircesine, 'gitsinler' çağrısı yaptıyapıyor.
Dünya gerçeklerinden o kadar kopuklar ki, bavulunu toplayıp kaçmak için yola çıkmış olan kanlı diktatör Esed'le görüşme çağrısında bulunduğu gibi Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri hususunda da cehaletleri zirve yapmış durumda.
4 Ocak'ta Parlamenterler Birliği İstanbul Şubesinde konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya o tarihe kadar 45 bin Suriyelinin ülkesine geri döndüğünü söylemişti. Evvelki gün Suriye sınır kapısında yaptığı basın toplantısında dönenlerin sayısının 52 bin olduğunu söyledi. Yani bir haftada 7 bin kişi daha dönmüş.
Ülkesinde evi barkı harabeye dönmüş ve sığındığı ülkede bir sistem kurmuş insanların birden bire topyekûn dönmelerinin beklenmeyeceğini bilemez mi insan ki hemen dönsünler diye çağrıda bulunur
Kaldı ki Suriyelilerin ülkelerine dönüş oranı kış şartlarına ve ülkelerindeki belirsizliğe rağmen beklenin de üstünde seyrediyor.
Kanlı rejimin düşüşünden sonra bir ay içinde 52 bin Suriyeli geri dönmüş.
Bu şekilde ortalama her ay 50 bin kişi dönse -ki yaz aylarında oran artacaktır- tamamının dönüşü uzun süre alacak demektir.
Daha ilginci bizzat Suriyelilerden duyduğuma göre yüzde 80'nin döneceği sözleriydi.
İstanbul'da Suriyelilerin lider kadrosu diyebileceğimiz insanların oluşturduğu Suriye Alimler Birliği diye bir STK var. Başkan yardımcısı Reslan Mahmud Mısri'yi tanıyorum. Arada görüşüyoruz. Onun vasıtasıyla Suriyelerin birçok sorununu birinci ağızdan dinliyorum.
Çarşamba günü kendisini ziyaret ettim.
Türkiye'de tartışılan Suriyelilerin geri dönüş meselesini konuştuk ve ben, 'Dönüş oranı ne olur' diye sordum.
Cevabı ilginçti, 'Suriyelilerin 80'i dönecek!' dedi.
Şaşırdım oran bana da yüksek geldi. Ama o dönüş gerekçelerini şöyle izah etti:
Birincisi, geçici koruma statüsü ve ikamet meselesi. Hükümetin tüm iyi niyetine rağmen Suriyelilerin muhatap olduğu memurların hepsi aynı anlayışta olmadığı, zorluk çıkaranların tüm Suriyelileri üzdüğü, dışardaki kontrollerde sıkıntılar yaşadıklarını o yüzden memleketlerinde durum düzelir düzelmez burada iş kurmuş ve hayatını buraya bağlamış olanlar dışında herkes döner.

84